İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran halkına yönelik yaptığı açıklamada, "İran ulusu ve İsrail ulusu, Büyük Kiros'un günlerinden beri gerçek dostlardır. Ve sizin bayrağınız ve tarihi mirasınız etrafında birleşmeniz, kötü ve baskıcı bir rejimden özgürlüğünüz için ayağa kalkmanız için zaman geldi. Hiç bu kadar zayıf olmamıştı. Bu, ayağa kalkıp sesinizi duyurmanız için bir fırsat. Kadın, hayat, özgürlük... Hedeflerimize ulaşırken, sizin de hedefinize yani özgürlüğe ulaşmanız için yolu açıyoruz." ifadelerini kullanarak İran halkını rejime karşı ayaklanmaya teşvik etti. Ancak bu çağrı, İran'da beklenen etkiyi yaratmadı ve halk, "Ülkemizi terk etmeyeceğiz" diyerek karşılık verdi.

İranlılar, yaşanan savaş stresine rağmen ülkelerini terk etme düşüncesinde olmadıklarını, yaşadıkları şehirlerde güvende hissettiklerini belirttiler. Bir İranlı, "Savaşın kendine has stresleri olması doğaldır ancak ben şehrimi, yaşadığım yeri terk edip yiyecek depolamam. Bu olaylar daha önce de İran-Irak savaşında yaşandı. Ülkeme güveniyorum ve kötü şeyler olacağını düşünmüyorum." dedi.

Başka bir İranlı ise, "Kendi ülkemde ve şehrimde yaşadığım için kendimi güvende hissediyorum ve şimdiye kadar olduğu gibi gelecekte de kesinlikle güvende olacağız. Tahran'dan ayrılmak için özel bir planım yok." sözleriyle durumu değerlendirdi.

İsrail'de ise İran'ın saldırıları nedeniyle sığınaklar dolarken, birçok İranlı yiyecek depolamayı düşünmediğini, daha çok nasıl başarılı olacaklarına ve İsrail'e nasıl karşılık vereceklerine odaklandıklarını ifade etti.