İsrail’in Somaliland’i tanıyan ilk ülke olmasının arkasında birçok ince hesabı olduğu anlaşılıyor. Gazze, Lübnan, Suriye’den sonra Binyamin Netanyahu yönetimi ‘istikrarsızlaştırma’ politikasını Afrika Boynuzu diye anılan Kızıldeniz’e de taşıyor.
Filistin’de işgal ve soykırım, Lübnan’da işgal, Suriye’de toprak gaspı ve sonu gelmeyen saldırılar, Yemen’e düzenlenen bombalamalar... Ortadoğu’nun istikrarsızlığından güç devşiren İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden Sudan’da 2 yılı aşkın süredir devam eden iç savaşın ‘gölge aktörlüğünün’ ardından Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland’i tanıyarak ‘istikrarsızlaştırma’ politikasını Afrika Boynuzuna taşıdı.
Tel Aviv yönetiminin Somaliland’i tanıma girişiminin arkasındaki stratejik hesaplar oldukça girift. Bu adımla, Kızıldeniz’in kapısındaki Berbera gibi bölgesel limanlara erişim, İran’ın çevreleme stratejisine karşı stratejik bir konum, silah ve istihbarat transfer yollarına ulaşım ve Asya-Afrika ticaret hattına erişim gibi kazançlar elde etmek isteyen İsrail’in Somali’nin stratejik ortağı olan Türkiye’nin bölgedeki etkisini de sınırlandırmayı amaçladığı görülüyor.
İsrailli Ynet haber sitesi, tanıma kararının arkasında ülkenin istihbarat örgütü Mossad’ın olduğunu aktardı. Haberde “Somaliland ile ilişkilerin kurulması, İsrail için Yemen’deki Husilere karşı bir güç çarpanı” ifadesi kullanılırken, İsrail’in tıpkı ABD gibi Afrika Boynuzu’nda stratejik bir konumu olan ve uzun bir kıyıya sahip olan Somaliland’da çıkarları olduğu belirtildi. Mossad’ın senelerdir Somaliland’da faaliyet halinde olduğu; imzalanan anlaşmanın temelini de bu faaliyetlerin oluşturduğu vurgulanırken İsrail medyası Başbakan Netanyahu’nun Somaliland’ın sözde Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullahi’yi ziyaret için İsrail’e davet ettiğini aktardı.
Filistin Yönetimi, İsrail’in tanıma kararını reddettiğini açıkladı. Filistin yönetimi’nden yapılan açıklamada Somaliland’in; İsrail’in zorla yerinden edilmesi düşünülen Gazzelilerin yollanabileceği ülkeler arasında gösterildiğine işaret edildi.
Ankara’nın Afrika’daki en önemli stratejik ortağı olarak gösterilen Somali ile Türkiye arasındaki ilişkiler, 2011’de ülkedeki kıtlık felaketi sırasında dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Mogadişu’ya yaptığı tarihi ziyaretle yükselişe geçmiş, 2017’de Türk Silahlı Kuvvetleri, Somalili askerleri eğitmek için Türkiye’nin yurt dışında en büyük askeri üssü olan TÜRKSOM Askeri Eğitim Üssü’nü açmıştı. Geçen yıl şubat ayında imzalanan 10 yıllık Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması kapsamında Türkiye’nin Somali karasularını koruması ve deniz kaynaklarının gelişimine katkıda bulunması kararlaştırılmıştı.
İsrail’in Somaliland’i tanımasının ardından Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, Katar ve Cibuti başta olmak üzere birçok bölge ülkesi karara tepki gösterirken, İsrail’in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile birlikte hareket ettiği değerlendiriliyor. Zira vekil güçleriyle Yemen’in bölünmesini hedefleyen BAE, burada Suudi Arabistan ile ters düşerken Sudan iç savaşında Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) arkasındaki güç olarak Sudan yönetimine destek veren Mısır ve Türkiye ile ters düşüyor.
Somali’nin bir diğer ayrılıkçı bölgesi Puntland ile de yakın ilişkileri bulunan BAE’nin, burada bulunan Bosaso Limanı’nı, Sudan’daki HDK’yı beslemek için lojistik merkezi olarak kullandığı biliniyor.
Somali Dışişleri Bakanlığı, Somali’nin egemenliği, ulusal birliği ve toprak bütünlüğünün, Birleşmiş Milletler Şartı ve Afrika Birliği Kurucu Senedi’nde güvence altına alındığını vurguladı.
Somaliland 1991 yılında Somali’deki karışıklıktan faydalanarak tek taraflı bağımsızlığını ilan etti. Nüfusu 5 milyon civarında olan bölgede Berbera Limanı, Doğu Afrika’nın en önemli ticaret merkezlerinden biri olarak gösteriliyor. Deniz ticareti, tarım ve balıkçılık ile geçimini sağlıyor.
Somali ve Somaliland aslında aynı dili konuşsa ve halklardan meydana gelse de aralarındaki fark sömürge geçmişinden kaynaklanıyor. 1960’da birleşen Somali, bu tarihten önce İngiliz Somalisi olan Somaliland ve İtalyan Somalisi olan Güney Somali olarak iki parçadan oluşuyordu.





