Rapçi LVBEL C5’in tutuklandığı dönemde rüşvet ile tahliye edilmek istendiği iddia edildi. Timur Soykan'ın haberine göre; Avukat E.A. LVBEL C5 ismi ile tanınan Süleyman Burak Bodur, yakınları ile iletişime geçti. 500 bin dolar rüşvetin istendiği iddia edilen olayda Avukat E.A'ya 50 bin dolar rüşvet verilirken polis ekipleri gözaltı uyguladı. E.A. ardından tutuklandı. Hakim O.Y'nin de açığa alındığı iddia edildi. O hakim iddiayı reddetti. Avukatın ismini kullandığını söyledi ve açığa alınmadığı öğrenildi. Sontv'nin haberine göre; hakim, Gazeteciler Timur Soykan, Nevşin Mengü ve Cüneyt Özdemir'e tazminat davası açtı. Hâkimler Savcılar Kurulu (HSK), adı geçen yargı mensupları hakkında inceleme başlattı. Timur Soykan 15 Temmuz'daki ilk haberinin ardından 17 Temmuz'da da konuya ilişkin bir köşe yazısı daha yayımladı. Hâkim O.Y., HSK’ye gönderdiği savunmasında hakkındaki rüşvet iddialarını reddetti. Olayda adının öne çıkarılarak bir kumpasa kurban edildiğini savundu ve şu ifadeleri kullandı:
“Mesai saatinin bitmesine yakın Başsavcı Vekili ... dahili hattan makam telefonumu aradı. Yanında önemli bir tanıdığının olduğunu, ceza mahkemeleriyle ilgili bir probleminin olduğunu, danışması için bana göndermek istediğini söyledi. Kısa süre sonra bu şahıs geldi. Kamuoyunda rapçi olarak tanınan Süleyman Burak Bodur’un tutuklandığını ve itiraz edeceklerini söyledi. Hukuki desteği ve avukat desteğine ihtiyaçları olduğunu anlattı. Bu görüşme sürerken Başsavcı Vekili ... cep telefonumdan aradı. Bana arkadaşa yardımcı olabileceğimizi söyleyerek ‘Avukat E.A. da hukuki destek verebilir arkadaşa. İsterseniz onu söyleyebilirsiniz, konu ile ilgili bakanlıktan da aradılar, bilginiz olsun’ dedi. Bunun üzerine ‘Başsavcı Vekili de tanıyor’ diyerek Avukat E.A.’nın telefon numarasını bu şahsa verdim.”
Savunmasına göre Hâkim O.Y., Başsavcı Vekili'nin yönlendirmesiyle hareket ettiğini, avukatın ismini verme sürecinin oldubittiye getirildiğini belirtti:
“İtirazın nöbetçi mahkeme olarak önüme gelmediği bir aşamada Başsavcı Vekili beni aradı ve Avukat E.A.’nın ismini zikrederek, beni bir oldubittiye getirdi...”
Soykan'ın köşe yazısının devamında da şunları kaleme aldı: Hâkim O.Y. savunmasının devamında; tanıkların Başsavcı Vekili M.A.S. ve bazı yargı mensuplarını korumaya yönelik ifadeler verdiğini, kendisi hakkında yalan beyanlarda bulunduklarını savundu. HSK incelemesinde de kendisinin hedef alındığını anlatan Hâkim O.Y. günah keçisi ilan edildiğini ifade etti.
‘GÖRÜNTÜLÜ GÖRÜŞME YOK’
Avukat E.A.’nın 50 bin doları almak için gittiği lokantadan Hâkim O.Y. ile görüntülü konuştuğu iddia edilmişti. Hâkim O.Y. bu iddiaları yalanlayarak “Kesinlikle böyle bir görüşme yok...” dedi.
‘FAHRETTİN ALTUN’UN ÜVEY KARDEŞİYİM’
Hâkim O.Y., bu kişinin kendisini O dönem Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olan ve geçen hafta görevden alınan Fahrettin Altun’un üvey kardeşi olarak tanıttığını anlattı. Savunmasında şunları söyledi: “Süleyman Burak Bodur için odama gelen R.Ö. isimli şahıs Fahrettin Altun’un üvey kardeşi olduğunu, babaları ayrı annelerinin bir olduğunu, Cumhurbaşkanlığı’nda, Adalet Bakanlığı’nda, HSK’de önemli tanıdıklarının olduğunu söyledi.”
HÂKİMİ GİZLİCE KAYDETTİ
İddiaya göre; rüşvet istenen kişi, Fahrettin Altun’un kardeşiydi ve Adalet Bakanlığı’ndaki yetkililere bu sayede ulaşmıştı. R.Ö., tanık olarak verdiği ifadede Hâkim O.Y. ile makam odasında yaptığı görüşmenin son bölümünü gizlice kaydettiğini anlattı. Bu kaydı HSK müfettişlerine verdi. Hâkim O.Y. ise bu kayıtta Başsavcı Vekilinin sorumluluğunu ortaya koyan bölümlerin silindiğini öne sürdü.
50 bin doları aldığı sırada suçüstü yakalanan ve tutuklanan Avukat E.A. ise R.Ö.’nün, Hâkim O.Y.’nin yönlendirmesinden sonra yanına geldiğini anlattı. Şunları söyledi: “R.Ö. isimli şahıs görüşmelerimiz esnasında çok özgüvenli ve nüfuzlu biri olarak görünüyordu...”
Avukat E.A., HSK müfettişlerine verdiği ifadede 50 bin doları aldığı gün polislerce kaydedilen ses kayıtlarını doğruladı. Bu kayıtlarda Hâkim O.Y.’yi tanıdığını, bu sayede Süleyman Burak Bodur’u kısa sürede tahliye ettireceğini söylüyordu. Çok sayıda yargı mensubunun adını sıralıyor ve hepsini tanıdığını anlatıyordu. HSK ifadesinde “Bunları söylediğimden Hâkim O.Y. ve diğer yargı mensuplarının haberi yoktur...” dedi. Avukat E.A. Gebze Adliyesi’nin kararıyla halen tutuklu. Hâkim O.Y. ve ismi geçen diğer isimler açığa alınmadı. Şimdi Avukat E.A.’nın gözaltına alındığı gün kayıt altına alınan konuşmalarının ne kadar derinlemesine araştırılacağı merak konusu. Çünkü orada tüm adliyeleri saran bir rüşvet çarkından bahsetmişti.
ANADOLU BAŞSAVCI VEKİLİ TANIŞTIRDI
Suçüstü yakalanan ve tutuklanan Avukat E.A., ilk ifadelerinde Hâkim O.Y. ile hiç görüşmediğini savunmuştu. Hâkim O.Y. ise HSK müfettişlerine verdiği savunmada; İstanbul Anadolu Başsavcı Vekili S.İ.’nin kendisini Avukat E.A. ile tanıştırdığını anlattı. Şunları söyledi: “6-7 ay kadar önce halen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcı Vekili olan S.İ. beni Pendik’te bir lokantada yemeğe çağırdı. Gittiğimde masada Avukat E.A. da vardı...”




