Bartın'da kariyer günleri çerçevesinde İmam Hatip Lisesi öğrencileri ile buluşan Cumhuriyet Savcısı Fatih Ulaşan, savcılık mesleğini anlatarak, okul döneminden hatıralarını da paylaştı. İki eliyle de aynı anda yazarak not alabilme yeteneğine sahip olan Savcı Ulaşan, öğrencilerin "mafya ile karşı karşıya kaldınız mı, arkası kuvvetli şüpheliyle karşılaştınız mı, ölülerle duygusal bağ kuruyor musunuz?" sorularını da samimiyetle yanıtladı.

Bartın'ın Ulus ilçesinde görev yapan Cumhuriyet Savcısı Fatih Ulaşan, kariyer günleri etkinlikleri kapsamında Şehit Mustafa Kemal Açıkgöz Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde öğrencilerle bir araya geldi. Seminerde, öğrencilik dönemlerinden bahseden Savcı Ulaşan, öğrencilere başarılı olmak için istikrarlı ve yoğun bir çalışma temposuna girmeleri gerektiğini vurguladı.

Savcı Ulaşan, "Ben çok özel ders almadım. Bana göre liseler yeterliydi. En az günde 6-7 saat okuldan sonra ders çalışıyordum. Geleceğe hazırlık için bu önemli. Hukuk fakültesine girdikten sonra da çalışmak zorundasınız. Üniversitede çalışma temponuzu devam ettirebilmeniz daha kolay olur. O ritmi yakalamanızda yardımcı olur" dedi.

Savcı ve hakim olmak isteyenlere hukuk fakültesi ve branşlaşma konularında da bilgiler veren Ulaşan, "Hukuk Fakültesi sadece ceza ile alakalı değildir. Hayatı tanımanızı da sağlar. Başka branşlardan da destek almalısınız. Kamu yönetimi, siyaset, ekonomi hatta psikoloji dersleri vardır. Onlardan bir bütün olarak destek alıp hukuku daha çok özümseyebilirsiniz. Hukuk Fakültesi'nde bütün dersleri almalısınız. Bütün derslerde yetkin duruma geldiğinizde branşlaşma olur" ifadelerini kullandı.

Savcı Ulaşan, Adalet Bakanlığı'nda branşlaşmanın ileride düşünülen bir konu olduğunu ve pilot uygulamaların başladığını belirtti.

"Bu mesleğin manevi sorumluluğu gücünden daha fazladır" diyen Ulaşan, geçici bir hevesle bu mesleğe girmemeleri konusunda öğrencilere tavsiyelerde bulundu. "Bu mesleğe geçici bir hevesle girmeyin. Hayli zamanınızı alır. Hukuk Fakültesi, hakim savcı hazırlık. Bu süreç 7-10 yıl bir zamanınızı alır. Ondan sonra 'bu mesleği sevmedim, bana göre değil' derseniz, hayatınızı en güzel dönemleri heba olabilir" şeklinde konuştu.

Savcı Ulaşan, soru üzerine kendisini savcı olmaya iten faktörleri de anlattı: "Çocukluk dönemimde de okumayı severdim. O yüzden Hukuk Fakültesi'ni seçtim. Ben daha fazla dışarıdayım. Olay olur, bir durum olur, kolluğu denetleme olur, suç olur. Genel olarak biz savcılar dışarıdayızdır. Hem dosyalara bakarız, hem de dışarıdayızdır. Hakimliğin tarafı daha çok dosya olduğu için bana da daha monoton geldiği için ben savcılığı tercih etmiştim."

Ulaşan, öğrencilere yanıt verirken, "İki elinizle de aynı anda not alabiliyormuşsunuz, bunu nasıl başardınız?" sorusuna "Yetenek diyelim. Öğrencilik döneminde gelişen bir yetenek. Daha hızlı yazabiliyorum" yanıtını verdi.

"Ölülerle psikolojik bağ kurmayız" diyen Ulaşan, "Biz daha çok soruşturmayı, bundan sonrasının ne olacağını düşündüğümüz için ölülerle çok psikolojik bağ kurmayız. Olayın sonrasını düşünürüz. Bu nedenle, ölüm mahallinden ya da otopsi durumlarından etkilenmeyiz" ifadelerini kullandı.

Savcı Ulaşan, "Devletten büyük bir güç mü var?" sorusunu yanıtlayarak, "Türkiye'de devlet var. Bartın'da devlet var. Devletten başka büyük bir güç mü var? Bizler de bu devletin savcılarıyız" dedi. Ayrıca, "Mafya ile karşılaşmadım ama bize fark etmez. Bu mesleği seçerken her şeyi göze almıştık" diye ekledi.

Yanlış kararların sorumluluğuna ilişkin bir soruya ise, "Genelde sorumluluk hakimin üzerindedir. Ama sorumluluk kısmen, bizim savcıların da üzerindedir. Her meslekte olduğu gibi, hatanın derecesine bakılır" şeklinde yanıt verdi.

Savcı Ulaşan, seminerin sonunda, "Savcılık dışında hangi mesleği seçerdin?" sorusuna, "Savcı olmasam ya Hukuk Fakültesi'nde akademisyen olmak isterdim ya da Dışişleri'nde görev yapmak isterdim" dedi. Seminerin ardından okul müdürü ve öğrenciler, Savcı Fatih Ulaşan'a teşekkür etti.