Niğde'de doğan, daha sonra İstanbul ve Bursa'da büyüyen 31 yaşındaki E.K, çocuk yaşlarda arkadaş çevresinde merak sonucu kumar oynamaya başladı. Daha sonra da sanal kumar bağımlılığı batağına düşen E.K, zamanla çektiği kredilerle borç batağına saplandı.

Artık eşiyle boşanma aşamasına gelen E.K, çare arayışına girdiği dönemde sosyal medya sitelerinde kumar bağımlılığıyla mücadele adına oluşturulan bir sohbet kanalına girdi. Bu kanaldaki kişilerin tavsiyesiyle Yeşilay ile tanışan E.K, Bursa YEDAM'da gördüğü tedavi sonrası 7 aydır bağımlılıktan uzak bir hayat sürmenin mutluluğunu yaşıyor.

"Bu bağımlılığın hiç parayla, finansal durumla alakası yok" diyen E.K, kumara ilk başladığı dönemde bunu yalnızca bir eğlence olarak gördüğünü, ancak zaman geçtikçe bağımlı olduğunu fark ettiğini ifade etti. Zamanla iradesinin devre dışı kaldığını belirten E.K, "Evlenmeden hemen önce tekrar ciddi anlamda borçlara girdim. Eşim bunu biliyordu. Ben ilk başta söyledim ama o da bunun tamamen bir irade eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyordu." dedi.

E.K, çare arayışına girdiği dönemde birçok hastaneye gittiğini, "Gitmediğim özel hastane kalmadı, psikiyatristlere gittim. Bunu eve çok yansıttım. Yani eşimle boşanma durumlarına geldim. Evle, çocuğumla ilgilenmiyordum. Tamamen aileden kopmuştum ben, aklım fikrim hep oyun oynamaktaydı.” diye konuştu.

Oynamamak için kendisine söz vermesine rağmen defalarca aynı hataya düştüğünü vurgulayan E.K, "Kazandığım parayı bitirdim. Bitirdiğim gün tekrar hesaplarımdan para çekip yükledim. Evimi sattım. Bu bağımlılığın hiç parayla, finansal durumla alakası yok." ifadesini kullandı.

YEDAM'a başvurduğu için mutlu olduğunu dile getiren E.K, "Burada bu kadar güzel ilgileneceklerini açıkçası hiç beklemiyordum. İlk başlarda her hafta geliyordum. Şimdi iki haftada bir, ayda bir geliyorum. YEDAM'a kumar illetine bulaşan herkesin başvurmasını tavsiye ederim çünkü destek şart bağımlılıkta." dedi.

Bağımlılıkta psikolojik terapi ve aile desteğinin önemli olduğuna değinen E.K, sözlerini şöyle tamamladı: "İlk bir ay bırakınca insanda heyecan oluyor, mutluluk oluyor ama sonrasında da bu terapiler çok önemli. Bu terapilere gidilmediği sürece bundan uzaklaşılması çok zor. 7 ay benim için kısa bir süre değil çünkü benim en uzun kumardan uzak kaldığım süreç. Kumarı bırakmak isteyen birinin önce dürüst olması gerekiyor çünkü durumları idare edebilmek için sürekli yalan söylenebiliyor. Bunda ayıp bir şey yok, bu bir hastalık. Bu, iradeyle alakası olan bir şey değil. Yani her insan bağımlı olabilir. Her insan hasta olabilir. Bu kronik bir beyin hastalığı. O yüzden ailelerine söylemeleri lazım. Yalanı hayatlarından çıkartacaklar. Borçlar bir şekilde kapanıyor. Dürüst olunursa eğer aileye söyleyip işte psikolojik destek alırlarsa kumardan uzaklaşabilirler, bırakabilirler.