Irak'ın Musul kentini işgalinin ardından dünyanın dikkatini Ortadoğu'da toplayan radikal dinci terör örgütü DEAŞ, ardından da Suriye'de geniş bir alanı ele geçirdi. ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon hem Irak'ta hem Suriye'de örgüte operasyonlar düzenlerken Türkiye de Fırat Kalkanı Harekatı ile DEAŞ'a ağır darbeler indirdi. Ancak DEAŞ'ın Suriye ve Irak'ta ele geçirdiği toprakları kaybetmesinin üzerinden altı yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, örgütün uyuyan hücreleri yeniden aktifleşmeye başladı. Son olarak Suriye, DEAŞ'a karşı uluslararası koalisyona katılırken bu durumun örgüte karşı mücadeleye nasıl bir katkı sağlayacağı da merak ediliyor.
Özellikle de kız çocukları DEAŞ'ın devamlılığı için hayati önem taşıyan ideolojik rol modelleri olarak görülüyor.
GÜVENLİK BOŞLUĞU OLUŞTU
Ortadoğu'da radikal ve aşırı hareketler üzerine çalışan uzmanlar örgütün bunu nasıl başarabildiğini değerlendiriyor. Özellikle Suriye'deki devam eden gerginlikleri ve güvenlik sorunlarını gerekçe gösteren uzmanlar Esad rejiminin çöküşünün ve Suriye'yi yaklaşık on beş yıldır etkileyen uzun süreli çatışmanın yarattığı boşluğun söz konusu terör örgütü tarafından kullanıldığını belirtiyor. Örgüt, hakim olduğu toprakları kaybetmiş olmasına rağmen, bölgesel istikrarı tehdit etmeye devam ediyor.
GRUP HALEN AYAKTA
Lund Üniversitesi'nden araştırmacı Henriette Freeb Esholdt kadınların rolüne dikkat çektiği araştırmasında El Hol Kampı'nda tutulan DEAŞ'lı kadınlarla ilgili şu bilgileri veriyor: "DEAŞ'ın askeri yenilgisinin ardından özellikle DEAŞ'lı erkekler tarafından unutulmuş hissetmelerine rağmen, kadınlar DEAŞ'a olan bağlılıklarında kararlı görünüyor. Esaretleri de dahil olmak üzere zorlukları Tanrı'ya iman ve bağlılık için ilahi bir sınavı olarak görüyorlar. Sabır, ilahi bir tahammül aracı olarak tasvir edilirken, bu mücadele içsel mücadelenin ötesine geçerek, daha yüce bir amacı da kapsıyor."
KIZ ÇOCUKLARI KULLANILIYOR
Söz konusu kampta bulunan kadınlarla görüşerek raporunu hazırlayan Esholdt şunları vurguluyor: "Başarısız annelik duygularına rağmen, kadınlar gerçek annelik başarısının ideolojik değerleri gelecek nesillere aktarmakta yattığını öne sürüyorlar; özellikle de kız çocuklarını DEAŞ'ın devamlılığı için hayati önem taşıyan ideolojik rol modelleri olarak görüyorlar."
YENİ AYAK PAKİSTAN
Terör ve savunma analizleri yayımlayan 'newsonair'e göre örgütün Pakistan'da örgütlenen bir kolu yeni ve büyük bir tehdit olmaya hazırlanıyor. Askeri analistler, terör örgütünün eğitim merkezlerinin Pakistan içinde faaliyet gösterdiğini iddia ediyor. Güvenlik kaynakları, Nusrat veya Ebu Zer olarak bilinen üst düzey bir DEAŞ-H üyesinin yakın zamanda Peşaver'de öldürüldüğünü ve bu durumun grubun Pakistan'daki varlığına dair endişeleri doğruladığını bildirdi. Nusrat'ın 2022 ve 2023 yıllarında Kabil'deki saldırıların planlanmasında rol oynadığı ve grubun Pakistan'daki merkezini yönettiği düşünülüyor.
Örgütün Pakistan'da örgütlenen bir kolu yeni ve büyük bir tehdit olmaya hazırlanıyor.
MİLİTAN İTİRAF ETTİ
Öte yandan Afgan yetkililer, militanların Afganistan'a girmeden önce Pakistan'ın Ketta bölgesinde ideolojik ve muharebe eğitimi aldığını itiraf eden DEAŞ üyesi bir teröristi tutukladığını bildiriyor. Taliban yetkilileri tarafından yayınlanan bir videoya göre de, gözaltına alınan terörist, Pakistan'ın Ketta bölgesinde ideolojik ve muharebe eğitimi aldığını açıkladı.
GAZZE SAVAŞI ETKİLİ OLDU
Güvenlik analisti Ali Rizk ise başlıktaki soruya şöyle cevap veriyor: "DEAŞ faaliyetlerindeki keskin artışın, kısmen, Gazze savaşına verilen bölgesel tepkiden kaynaklandığı anlaşılıyor. Pentagon'un bir değerlendirmesine göre, İran destekli grupların Gazze savaşının başlamasının ardından Suriye ve Irak'ta konuşlu ABD güçlerine yönelik saldırıları, DEAŞ'a karşı yürütülen operasyonları sekteye uğratmıştı.
Kaynak: Web Özel





