Bağdat Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adel Bedavi, Kalkınma Yolu Projesi'nin Orta Doğu’daki bölgesel ilişkilerin geleceği için önemini AA Analiz için kaleme aldı.
***Batı Asya genelinde, özellikle de Güneybatı Asya’da sürdürülebilir işbirliği ve istikrar eksikliği var. Bu boşluk, bölgenin başlıca yerel, bölgesel ve uluslararası aktörleri arasında yaşanan tekrar eden krizler ve çatışmalarla dolduruluyor. Bu durum bir yandan ülkelerin kalkınma ve gelişim süreçlerini olumsuz etkilerken diğer yandan taraflar arasında derin bir güvensizlik ortamı üretiyor. Bu yapısal sorunun önemli bir kısmı, ilişkileri ve çıkar kesişimlerini düzenleyecek etkili bir bölgesel kurumsallaşmanın yokluğundan kaynaklanıyor. Orta Doğu, çoğu zaman kurallara ve köklü kurumlara dayalı ortaklıklar yerine, kişisel ya da konjonktürel (durumsal) ittifaklarla yönetilmiştir.
Kurumsal olmayan yapıların kırılganlığına vurgu yapan Bedavi, kişilere dayalı ittifakların kısa vadeli ve taktiksel nitelikte olduğunu, bu tür ittifakların, onları kuran kişilerin ortadan kalkması ya da fikir ve tutumlarının değişmesiyle hızla zayıfladığını belirtiyor. Her iki durumda da ilişkilerin çerçevesinin kırılgan olduğunu ve sürdürülebilirlikten uzak olduğunu ifade ediyor.
Avrupa deneyimi: Tarihsel çatışmalardan kurumsal entegrasyona
Tarihsel deneyimlerin, Orta Doğu’da derin düşmanlıklara ve karmaşık dosyalara rağmen ilişkilerin kurumsallaşmasına yardımcı olabileceğini öne süren Bedavi, Avrupa’nın bütünleşme tecrübesini örnek gösteriyor. Avrupa, kanlı savaşlar ve derin krizler döneminden geçtikten sonra, işlevsel-teknik işbirliği ve güven inşa sürecine başlamıştır. Bu süreç, 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile taçlanmıştır.
Orta Doğu’da bölgesel entegrasyona ilk adım: Kalkınma Yolu Projesi
Bedavi, Irak’ın Türkiye ile işbirliği içinde başlattığı Kalkınma Yolu Projesi'nin, Avrupa’daki Kömür ve Çelik Topluluğu deneyimine benzer bazı yapısal unsurlar taşıdığını ifade ediyor. Bu proje, ulaştırma, lojistik, enerji ve iletişim alanlarını kapsayan işlevsel-teknik bir projedir. Proje, bölge ülkeleri arasında çıkar ortaklığını derinleştirebilecek stratejik bir kavşak noktası oluşturmayı hedefliyor.
“Yol Diplomasisi” ve kurumsallaşmanın gerekliliği
Kalkınma Yolu Projesi'nin sadece altyapı yatırımı olarak kalmaması gerektiğini belirten Bedavi, projenin kurumsal çerçeveye evrilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu süreçte karşılıklı güvenin inşa edilmesi, daha uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından kritik öneme sahip.
Sonuç olarak, Kalkınma Yolu Projesi, Orta Doğu’daki bölgesel ilişkileri geçici ittifaklar değil, ortak çıkarlar ve kurumsal kurallar temelinde yeniden şekillendirme potansiyeline sahip bir proje olarak değerlendiriliyor.






