Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gerilim, küresel piyasalarda ciddi bir satış baskısına yol açarken, toplam piyasa değeri son bir ayda yaklaşık 14 trilyon dolar azaldı. ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılar ve ardından Tahran yönetiminin misillemeleri sonrası bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalar 1 ayı geride bıraktı. AA muhabirinin derlediği verilere göre, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan Orta Doğu'daki gerilimlerde ilk ay geride kalırken çatışmaların piyasalarda oluşturduğu tahribat dikkat çekici boyutlara ulaştı.
Savaşın başladığı 28 Şubat'tan itibaren geçen bir ayda, küresel borsaların 157,5 trilyon dolar olan toplam piyasa değeri 30 Mart itibarıyla 143,5 trilyon dolara indi. Bu dönemde piyasalardaki değer kaybı yaklaşık 14 trilyon dolar olarak hesaplandı. Söz konusu kayıp, Almanya, Japonya, İngiltere ve Fransa gibi birçok gelişmiş ülkenin yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hasılasını (GSYH) geride bıraktı.
Bu dönemde Amerika, Avrupa ve Asya'daki en çok takip edilen ülke endekslerinin tamamı negatif seyrederken, en fazla gerileyen borsa yüzde 16,8 ile Güney Kore'de Kospi endeksi oldu. Analistler, Temmuz 2025'ten bu yana yükseliş trendinde olan Kospi endeksindeki geri çekilmelerde, dünya genelinde artan risk algısına ek olarak yatırımcıların kar realizasyonu isteğinin de etkili olduğunu belirtti.
Bu endeksi, yüzde 12 kayıpla Japonya'da Nikkei 225, yüzde 10,7 düşüşle Almanya'da DAX 40 endeksi, yüzde 9,4 azalışla Fransa'da CAC 40 endeksi, yüzde 7,6 değer kaybıyla İspanya'da IBEX 35 endeksi, yüzde 7,2 geri çekilmeyle İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi ve FTSE 100 endeksi izledi. Bu dönemde Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 6, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 7,4 geriledi.
ABD'de New York borsasında da büyük kayıplar görüldü. Savaşın başından beri S&P 500 endeksi yüzde 7,7, Nasdaq endeksi yüzde 8,2 ve Dow Jones endeksi yüzde 7,6 değer kaybetti. Söz konusu gelişmelerle piyasalarda "korku endeksi" olarak bilinen ve S&P 500'deki dalgalanmayı gösteren VIX Endeksi, bu periyotta yaklaşık yüzde 46'lık artışla 31,3 seviyesine çıktı.
Savaş süresinde ABD ve İran tarafından savaşın seyrine ilişkin gelen çelişkili mesajlar, piyasalarda risk algısının yüksek kalmasına neden oldu. Gelişmelere ilişkin olumlu ve olumsuz haberler piyasalarda dalgalanmaları beraberinde getirirken, petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi, küresel çapta enflasyon endişelerinin sürmesine yol açtı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceğine ilişkin görüşler öne çıkıyor.
Piyasa fiyatlamalarında Fed başta olmak üzere önemli merkez bankalarına yönelik daha önceki "güvercin" beklentiler, yerini "şahin" adımlara bıraktı. Özellikle son dönemde açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonda katılığa işaret etmesi ve jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerinden ek baskı yaratması, piyasalarda faiz indirim beklentilerinin zayıflamasına neden oldu. Bu gelişmeler ışığında dünya genelinde devam eden enflasyon endişeleri küresel tahvil piyasalarını da sarstı.
ABD, Avrupa ve Asya tarafında ülke tahvil piyasaları satış baskısı altında kalırken, ABD 10 yıllık tahvil faizi 27 Mart'ta yüzde 4,4870 seviyesine çıkarak Temmuz 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. Avrupa'da artan enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları güçlendireceğine yönelik endişelerle, para piyasalarında Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yıl sonuna kadar 3 faiz artırımına gidebileceği fiyatlanmaya başlandı.
Bu süreçte Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,39'la 1999'dan bu yana en yüksek seviyeyi görürken, Çin'in 10 yıllık tahvil faizleri ise çatışmaların başından itibaren yüzde 1,80 ile yatay seviyesini korudu. Fed Başkanı Powell, Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin benzin fiyatlarını etkileyeceğini belirterek, "Ancak politikalarımızın, gelişmelerin seyrini bekleyip görmek için uygun bir konumda olduğunu düşünüyoruz." dedi.


