Altın fiyatlarının hızlı yükselişiyle, mücevher tasarımlarında taşın ağırlığı yerini altına bırakmaya başladı. Markalar, yeni koleksiyonlarında tüketicilere özellikle hem yatırım hem de takı olabilecek ürünler sunmayı hedefliyor. Pırlantalı mücevheratla tanınan Türk mücevher sektörünün köklü markalarından Ariş Pırlanta, tamamen altın formunda olan Habbe (top altın) ürünlerini vitrine çıkardı.

Marka, 1900’lü yılların başında, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sembol mücevheri olan ve bugünün tektaşına eşdeğer anlam taşıyan Habbe koleksiyonunu mücevher tutkunlarının beğenisine sunuyor. Tamamen el işçiliği ile yapılan bu koleksiyonda geleneksel dokularla günümüz çizgilerini buluşturan marka, eskiden 25 altın boncuktan oluşan Habbe’de birçok yeni form ile her bütçeye uygun tasarımlar da geliştirmiş.

“Bu topraklarda tek taştan önce Habbe vardı”
Atalarının ilk işe başlayışının Habbe ile olduğunu, kendisinin de Habbe’de çalıştığını söyleyen Ariş Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, “Bugün tek taş neyse eskiden Habbe oydu. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da kız istemeye Habbe ile gidilirdi. 25 tane altın boncuk ipe dizilirdi. Zaman içerisinde gündemden kalktı. Biz bugün Habbe’yi yeni versiyonu ile yeniden tasarladık” dedi. Tüketiciler tarafından da Habbe koleksiyonunun beklediklerinden daha çok ilgi gördüğünü ifade eden Güzeliş, bunda altına dönüşün de etkili olduğunu belirtti. Bunun dışında 10 yıldır anne-çocuk koleksiyonu çıkardıklarını hatırlatan Güzeliş, yaklaşan Anneler Günü’ne özel eklemeler yaptıklarını aktardı.

Her bütçeye uygun tasarımlar yapılıyor
Öte yandan alım gücünün düşmesiyle her bütçeye uygun takı alternatifleri geliştirdiklerini dile getiren Kerim Güzeliş, “Setlerde daha mütevazi ürünler çıkarıyoruz. Tüketici bizde 10 bin TL’ye iki tane tek taş alyans alabilir. Taşı daha küçük, daha hafif maden altın kullanıyoruz. Gösterişli olması için taşın etrafını pırlanta kesim gibi bir işlemle ışıltılı yapıyoruz. Alım gücüne göre mücevher tasarlayabiliyoruz. Bunun yanında alım gücü yüksek olan müşterilerimiz için de birçok alternatif sunuyoruz. Yani bizde 5 bin TL’ye de 100 bin dolara da tüketici tek taş bulabilir” dedi.

“Anneanne-torun gelen müşterilerimiz var”
Mücevherat sektöründe köklü bir marka olarak yeniliklere de öncülük ettiklerini söyleyen Güzeliş, şunları söyledi: “Mücevher sektöründe online alışverişi başlatan ilk markayız. Biz oradan çok yol aldık. Gazetelerle katalog dağıtıp 15 milyon eve girdik. Bu da bizi çok hızlı taşıdı. Trendi daima çok yakından takip edip herkesin yaptığını değil, farklı olanı sunmak için çalışıyoruz. Daha mütevazi ama sağlam adımlarla yürüyoruz. Karlılık oranımızı da satış noktalarımız ve bayilerimizi de daha mütevazi, herkesin ulaşabileceği noktada tutuyoruz. Daha çok kalite ve güvene dayalı ilerlediğimiz için sadık bir müşteri kitlemiz var. Anneannesiyle gelen torun müşterilerimiz var. Kuyumculukta çok rastlanan bir durum değil bu.”

“Altın mücevheratta, sektörü öldüren bir rekabet var”
Altın mücevherat sektöründe ‘öldürücü’ bir rekabet yaşandığını söyleyen Kerim Güzeliş, bunun başında da fiyat rekabetinin geldiğini belirtti. Güzeliş, şöyle devam etti: “0.30 cm’lik taşı ben 25 bin TL’ye satıyorum diyelim, öteki 20 bine, diğer 18 bin, 15 bin TL iniyor. Bu hem kendimize zarar veriyoruz hem müşteride olumsuz bir algı yaratıyor. Aslında onlar benden ucuz satmıyor, kaliteyi düşürüyor. Sonra da yüzde 50-70 indirim yaptım diyor. Böyle bir dünya yok. Rekabeti yapacaksa, ürün farklılığıyla yapsın. Bu pazara da sektöre de zarar veriyor.”

Haksız rekabetlerden birinin de sektör içindeki çalışan transferleri olduğunu söyleyen Güzeliş, “Örneğin benim 100 TL maaş alan çalışanıma sistemi çözmek için ‘gel sana 180 TL maaş vereyim’ diyor. Kısa süre çalıştırıp kapının önüne koyuyor” diye konuştu.

“Kota kalkarsa 5 yılda dünyada yeniden ihracat lideri oluruz”
Türkiye’de altına uygulanan kota nedeniyle özellikle ihracata çalışan markalar açısından sorunun büyüyerek devam ettiğini ifade eden Kerim Güzeliş, “ABD’nin yeni vergi hamlesiyle önceden İsrail’de olan avantaj bize geçti. İsrail bizden mal ithal ediyor bypass yapıp ABD’ye göndererek vergi avantajını kullanıyordu. Şimdi avantaj bizde. Ama dezavantajımız kota. Talep olsa bile talebi belki karşılayabiliriz ama karlılığımız düşüyor. Hatta altın ihracatı yapan zarar da ediyor. Üretici sipariş almış, taahhüdünü yerine getirmek için ihraç ediyor ama zarar etmiş oluyor. Kota çıkmadan önce dünya ihracat liderliğine oynuyorduk. Ve İtalya’yı geçmek üzereydik ama şimdi geri sıralara düştük. Kota kalkarsa ve farklar ortadan kalkarsa 5 yıl içinde dünya liderliğini alabiliriz” dedi.

“Altının fiyatı %20 daha yukarı çıkacak”
Altın fiyatlarındaki artışın ‘fiyat daha da artacak’ beklentisiyle tüketicileri daha çok altın almaya yönlendirdiğini söyleyen Kerim Güzeliş, altın ve mücevherin her zaman güvenli liman olacağını belirtti. Güzeliş, “Yılbaşına doğru altın fiyatlarının bugünkü fiyata göre yüzde 20 yukarıda olacağı tahmin ediliyor. Çünkü dünya merkez bankaları ve büyük miktar parası olanlar, altın almaya devam ediyor.”