Papa 14. Leo'nun tarihi İznik ziyareti için geri sayım sürerken, ziyarete ilişkin tartışmalar da devam ediyor. 14. Leo'nun İznik ziyareti öncesinde, aralarında Papa’nın Genel Vekili Kardinal Baldassare Reina, Roma Piskoposluğu Vekili Renato Tarantelli Baccari ve Rahibe Rebecca Nazzaro’nun da bulunduğu 38 kişilik Vatikan heyeti, geçtiğimiz günlerde İznik Bazilikası, Ayasofya Camisi, Koza Han ve Kapalı Çarşı gibi tarihi mekanları gezerek, Papa’nın Türkiye programı öncesi hazırlık toplantılarını tamamladı. Ziyaret öncesi gözler bir kez daha İznik'in Hristiyanlık için önemine çevrildi. Papa, ziyaret öncesi yaptığı açıklamada, “Günümüz kilisesinin en derin yaralarından biri, Hristiyanların bölünmüş olmasıdır” derken, bu ifade, İznik’in “evrensel bağları yenileme süreci" olarak yorumlandı.
Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretinin merkezinde 325 yılında toplanan Birinci İznik Konsili bulunuyor. Konsil, Hristiyanlığın temel inanç ilkelerinden “teslis” kavramını tanımlayarak, Katolik, Ortodoks ve diğer kiliseler için ortak bir referans noktası oluşturmuştu.
ZİYARETİN DİPLOMATİK BOYUTU
Papa 14. Leo’nun Amerikalı olması da, ziyarete ayrı bir diplomatik boyut kazandırıyor. Washington ile Vatikan arasındaki ilişkiler son dönemde özellikle Ortadoğu’daki çatışmalar, Filistin meselesi, Ukrayna savaşı ve göç politikaları üzerinden yeniden şekillenmiş durumda. ABD’nin Orta Doğu’daki diplomatik gücü, Vatikan’ın manevi etkisiyle birleştiğinde, Türkiye’nin bölgedeki stratejik konumu ister istemez öne çıkıyor.
EKÜMENİKLİK ISRARI
Papa 14. Leo’nun İznik ziyaretine, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un da “ev sahibi” sıfatıyla katılması beklenirken, ziyaret Türkiye’de diplomatik açıdan dikkatle izleniyor. Zira Fener Rum Patrikhanesi'nin durum ve söylemleri, Türkiye’nin Lozan dengesi açısından kritik bir öneme sahip. Lozan Antlaşması’na göre Fener Rum Patrikhanesi, yalnızca İstanbul’daki Rum Ortodoks cemaatiyle sınırlı dini yetkilere sahip olsa da, Patrik Bartholemeos her fırsatta Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmayan "ekümenik" sıfatını kullanıyor.
ATATÜRK'ÜN TAVRI
Fener Rum Patrikhanesi’nin Türkiye’deki konumu, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet’e uzanan uzun bir tarihsel gerilim hattına dayanıyor. Fatih Sultan Mehmet, 1453’te İstanbul’un fethinden sonra patrikhaneye geniş yetkiler tanımış; bu adım, Osmanlı’nın “millet sistemi” içinde Hristiyan tebaaya verilen özerkliğin bir göstergesi olmuştu. Ancak 16. yüzyıldan itibaren patrikhane, zaman zaman Osmanlı karşıtı siyasi faaliyetlerle gündeme geldi. Sokollu Mehmed Paşa, patrikliğin Balkanlar’daki etkinliğini kırmak için Sırp Ortodoks Kilisesi’ni yeniden kurarak güç dengesini değiştirmişti. Cumhuriyet döneminde ise Atatürk, patrikhanenin Lozan öncesi faaliyetleri nedeniyle sert bir uyarıda bulunarak, “Bir fesat ve hıyanet ocağı olan patrikhaneyi artık topraklarımız üzerinde bırakamayız” sözleriyle, kurumun siyasi sınırlarını belirlemişti. Lozan görüşmeleri sırasında, müttefiklerin ısrarıyla patrikhanenin Türkiye’de kalmasına izin verildi; ancak bu durum, “siyasete karışmamak” koşuluna bağlandı.
TÜRKİYE'Yİ ŞİKAYET ETTİ
Fener Rum Patriği Bartholomeos, uzun süredir hem dini hem de politik söylemleriyle Türkiye’nin dikkatini çeken bir figür. Patrik, 2020’li yıllarda ABD ve AB temaslarında, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, “ekümenik” statünün tanınması gibi taleplerini uluslararası platformlarda gündeme getirmişti. Emekli büyükelçi Ahmet Süha Umar’ın ifadesiyle, “Bartholomeos’un Trump döneminde Türkiye’yi şikayet etmesi, geçmişteki Bizans tarzı yaklaşımların güncellenmiş hali.” Umar, “Patrikhane Türk hukukuna bağlı bir kurumdur. Patrik, Türk vatandaşıdır ve devletin protokol düzenine tabidir. Bu gerçeği unutan bir yaklaşım, Lozan dengelerini bozar” ifadelerini kullanıyor.
Vatikan kaynakları, Papa’nın İznik’te Patrik Bartholomeos’la ortak bir dua töreni düzenleyeceğini, ardından İstanbul’a geçerek Ayasofya ve Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyaret edebileceğini belirtiyor.
BEYHUDE ÇABA
Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol ise, her fırsatta söz konusu ziyaretin dini özgürlük altında değerlendirilemeyeceğini ve siyasi bir oyundan ibaret olduğunu dile getiriyor. Fener Rum Patrikhanesi'nin ekümeniklik iddiasının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na karşı gelmek olduğuna dikkat çeken Erenerol, şu uyarıları güdeme taşıyor: “Fener Rum Kilisesi’nin uluslararası arenada bir diplomatik yetkinliği varmış gibi davranması hukuki olarak suç teşkil eder. Fatih Kaymakamlığı’na bağlı olan bu kurum, hiçbir şekilde tüzel kişiliğe ya da özerkliğe sahip değildir. MS 325 yılında Konstantin tarafından toplatılan İznik Konsili, dönemin bütün ruhanilerinin davet edildiği ve Hristiyanlığın temel prensiplerinin tartışıldığı ilk konsildir. Bugün atılan adımda ise, Fener Rum Kilisesi’nin Ekümenik iddialarını dünyaya zorla kabul ettirmeye çalıştığı beyhude bir çabadı.




