Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar, Cambridge Sözlüğü’nün yılın kelimesi olarak seçtiği "parasosyal" kavramını ve bu kavramın bireyler üzerindeki etkilerini ele aldı.
Parasosyal terimi, 1956 yılında ABD'li sosyologlar Richard Wohl ve Donald Horton tarafından "para" ve "social" kelimelerinin birleşimiyle oluşturulmuştur. Günümüzde bu kavram, tek taraflı ilişkileri ifade etmektedir. Ünlü biriyle tanımadığı hayranları arasındaki ilişki gibi örnekler bu tanıma uymaktadır. Bu tür ilişkiler, kişilere karşılıklı bir bağ varmış hissi verebilir.
Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte, parasosyal ilişkilerin kapsamı genişlemiş ve bireylerin hayatlarında daha büyük bir yer kaplamaya başlamıştır. Cambridge Sözlüğü’nün "parasosyal" kelimesini yılın kelimesi olarak seçmesi, sosyal medya ve dijital dünyanın etkisini yansıtmaktadır. Bugün, birçok insan tanımadığı kişilerin yaşamlarını takip etmekte ve sosyal medyada duygusal paylaşımlar yapmaktadır. Bu durum, bireylerin özel hayatlarının giderek kamusal bir alan haline gelmesine neden olmaktadır.
Sanal sosyal medya fenomenleri ile kurulan parasosyal ilişkiler, kişilere duygusal destek sağlarken, aynı zamanda gerçek ilişkilerde zayıflamalara da yol açabilir. Gerçek hayattaki sosyal becerilerin körelmesi riski taşımakta ve kişilerin kendilerini yetersiz hissetmelerine neden olabilmektedir. Ayrıca, bu ilişkilerde kurulan bağlar, kişilerde kaygı ve bağımlılık gibi sorunlara yol açabilmektedir.
Sağlıklı bir denge kurmak önemlidir. Parasosyal ilişkilerde olası sorunların önüne geçmek için, gerçeklik ile sanal dünya arasındaki dengeyi korumak gerekmektedir. Dijital ilişkiler sürdürülürken, yakın arkadaşlıklar güçlendirilmelidir. Farkındalık geliştirmek ve bu ilişkilerin tek taraflı olduğu bilinci, sağlıklı bir yaşam sürmek için kritik öneme sahiptir. Gerçek insan bağlantılarına yatırım yapmak ve dijital detoks dönemleri belirlemek de dengeyi sağlamaya yardımcı olacaktır.
Sonuç olarak, parasosyal ilişkiler modern yaşamın bir parçası olmuş ve bu durum, toplum olarak bu olguyu anlamaya yönelik bir ihtiyaç doğurmuştur. Gerçek insan ilişkileri ile sanal arkadaşlıklar arasında bir denge kurmak, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için gereklidir.




