İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD başkanına karşı duruşunu resmileştirdi ve ambargo tehditlerinin geri adım attırmayacağını söyledi.
La Moncloa Sarayı. Tercihen sabahın erken saatleri. Arka planda İspanya ve Avrupa bayrakları. Mikrofonlu bir kürsü. Görüntü sessiz olsa bile sahnenin neyi ifade ettiği kolayca anlaşılabilir: ciddi anlar için hazırlanmış bir sahne düzeni.
Pedro Sánchez dün yaptığı açıklamada, Orta Doğu’daki savaş karşısında İspanya’nın tutumunu vurgulamak ve Donald Trump’a açık bir mesaj vermek için kamuoyunun karşısına çıktı. ABD’den gelen tehditlere ve baskılara rağmen İspanya’nın pozisyonundan geri adım atmayacağını söyledi. Bu pozisyon, ABD’nin askeri operasyonları için İspanyol üslerinin kullanılmasına izin verilmemesini de içeriyor.
“Dünya için kötü olan ve aynı zamanda değerlerimize ve çıkarlarımıza aykırı olan bir şeye, sırf misilleme korkusuyla ortak olmayacağız.”
SAVAŞA HAYIR SLOGANININ DÖNÜŞÜ
Hükümet başkanı, bu tutumun Avrupa’da ABD’ye karşı en sert pozisyon olduğunu vurguladı ve aynı zamanda “Savaşa hayır” sloganını yeniden gündeme getirdi. Bu sloganı yalnızca kendi yaklaşımını savunmak için değil, aynı zamanda seçmenlerini mobilize etmek ve seçim döngüsünün hız kazandığı bir dönemde sol seçmenin oylarını toplamak amacıyla kullanıyor.
Konuşma dikkatle hazırlanmıştı ve ülkede hem savaşın yarattığı belirsizliklere hem de Donald Trump’ın meydan okumasına cevap vermeyi amaçlıyordu. Sánchez, kimsenin adını anmamayı tercih ederek doğrudan bir çatışma görüntüsü vermekten kaçındı; ancak her mesajın kime yönelik olduğu açıktı.
Uluslararası mesajlar içeren bu konuşmada aynı zamanda iç politikaya yönelik birçok mesaj da vardı.
Mesaj: “Gözünü kapatıp körü körüne ve hizmetkâr gibi bir şekilde bir gücün peşinden gitmenin liderlik olduğunu düşünmek saflıktır.”
Hedef: Bazı Avrupa liderleri; ayrıca sağ muhalefet PP lideri Alberto Núñez Feijóo ve aşırı sağcı VOX'un lideri Santiago Abascal.
Mesaj: “İnsanların hayatını iyileştirmek görevini yerine getiremeyen bazı liderlerin savaşın dumanını kendi başarısızlıklarını gizlemek ve her zamanki gibi birkaç kişinin ceplerini doldurmak için kullanmaları kesinlikle kabul edilemez.”
Hedef: Trump.
Mesaj: “Hükümetin pozisyonu dört kelimeyle özetlenebilir: savaşa hayır.”
Hedef: ABD, ama özellikle ilerici seçmenler.
İSPANYA 23 YIL SONRA YİNE ABD'NİN TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA
Bu slogan, yirmi yıl önce İspanya sokaklarında yankılanmış ve 2003’te Aznar hükümetinin İspanya’yı Irak Savaşı’na dahil etme kararına karşı sol kesimi harekete geçirmişti. O dönem sağın seçimleri kazanacağı düşünülürken sonuçta sol kazanmış ve José Luis Rodríguez Zapatero iktidara gelmişti.
Şimdi, 23 yıl sonra Sánchez bu sloganı yeniden gündeme getiriyor ve bunun kendi seçmen kitlesinde güçlü bir karşılık bulacağını biliyor.
Sosyalistlere göre sağ partiler, “sanchismo” karşıtlığını seçmen mobilizasyonu için kullanıyor. Sánchez ise “trumpismo”yu karşıt figür olarak kullanarak hem PP ve Vox’a karşı koymayı hem de kendi seçmen tabanını harekete geçirmeyi amaçlıyor.
Sanchez'in partisi PSOE’nin strateji merkezinde bulunan isimler şöyle diyor:
“Trump’la çatışma bizim için çok iyi, seçmenimizi mobilize ediyor.”
"TRUMP İLERİCİ OYU HAREKETE GEÇİRİYOR"
Parti içindeki analizlere göre Sánchez’in ABD’ye karşı sert bir tutum alarak kendisini karşıt bir lider olarak konumlandırması, potansiyel seçmen kitlesini harekete geçiriyor.
Bu strateji için bazı örnekler de gösteriliyor. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Trump’la Grönland konusunda yaşanan gerilimin ortasında seçimleri erkene aldı. Sosyal demokrat liderin desteği yıl başında yaklaşık %19 iken kısa sürede %23’e çıktı.
Benzer şekilde Kanada’da Başbakan Mark Carney de ABD tehditlerinin yaşandığı bir dönemde seçimleri öne çekmiş ve “Trump’a karşı koymak için güçlü bir yetki” istemişti. Seçimleri kazanmıştı.
“Savaşa hayır” sloganı aynı zamanda sol oyları tek elde toplama girişimi olarak da görülüyor. Bu, Sumar ve Podemos gibi partilerin manevra alanını daraltıyor ve bu partileri hızla Sánchez’in çağrısına destek vermeye zorluyor.
Sánchez, daha radikal sol seçmenlere de mesajlar verdi. Bazı liderlerin savaş sayesinde “her zamanki gibi birkaç kişinin ceplerini doldurduğunu” söyleyerek eleştirdi. Ayrıca sosyal politikalarını Trump’ın yaklaşımıyla karşılaştırdı:
“Bu savaştan daha yüksek maaşlar, daha iyi kamu hizmetleri ya da daha sağlıklı bir çevre çıkmayacak.”
Mobilizasyon çağrısı aynı zamanda İspanya’nın egemenliğinin savunulması ve ulusal duygulara yapılan vurguyla destekleniyor.
“İspanya kimsenin vasalı olmayacak.”
“İspanya kararlarını egemen şekilde alan bir ülkedir. Müttefiklerimizden saygı bekliyoruz.”
İspanyol hükümeti ayrıca şu siyasi çizgiyi ortaya koyuyor:
“PP hâlâ Irak’ta olduğu gibi savaşın partisi.”
Başbakanlık sarayı La Moncloa’da ise şu görüş hâkim: Hükümetin pozisyonu “İspanyolların ezici çoğunluğunun duygularını temsil ediyor.”
Henüz anketler olmasa da geçmiş deneyimler bu yönde görülüyor.
“İspanyol toplumu barış yanlısıdır.”
Hükümet yetkilileri zamanın kendilerini haklı çıkaracağına inanıyor. Sánchez’in dün gün boyunca aldığı destek mesajları – bunlar arasında Emmanuel Macron ve Avrupa kurumlarının liderleri de bulunuyor – bu görüşün işareti olarak görülüyor.