İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları küresel piyasalarda savaş endişesini artırdı. Piyasalarda dengelerin yeniden kurulabilmesi için çatışmaların sona ermesi ya da en azından sürecin ne zaman biteceğine dair bir beklentinin oluşması gerekiyor. Ancak şu ana kadar bu yönde net bir işaret bulunmuyor. Altın ve gümüş fiyatlarında sınırlı bir yükseliş görülse de savaşın etkisi henüz beklenen ölçüde hissedilmiş değil. Bu nedenle piyasalar belirsizlik içinde denge arayışını sürdürürken, mevcut şartlarda Borsa İstanbul’da temkinli seyrin devam etmesi öngörülüyor. Merak edilen detayları Hürriyet yazarı Zeynel Balcı köşesinde kaleme aldı.
İran savaşı sürüyor. Savaşın hangi evresinde bulunulduğu konusunda belirsizlik hâkim. İlk safhası, ortası veya sonuna mı yaklaşıldı sorusunun net bir cevabı henüz yok. Kara harekatının dillendirilmeye başlanması, İran’ın deyim yerinde ise ‘çetin ceviz’ çıkması ve ABD üssü bulunan ülkelere füzelerle karşılık vermesi, savaşın bölgeye yayılması belirsizliği artırdı. ABD-İsrail ve İran savaşı olarak görülse de toplamda 10 civarında ülke fiilen savaşın içinde. İsrail ve ABD dışındaki diğer ülkelerden İran’a karşılık verilmemesi olayın hafifletici tarafı olarak görülebilir.
Kaygan Zeminde Denge Arayışı
İran olayı, 2003 yılı ABD-Irak, 2022 Rusya-Ukrayna savaşlarının ardından yaşanan en büyük savaş. Mevcut durumda sağduyu telkin edecek, arabulucu olacak, anlaşma zemini arayacak herhangi bir ülke veya mercii henüz ortalıkta yok. BM ile Çin ve Rusya oldukça sessiz. Müzakere olsa da ciddi bir güven sorunu olacağı açık. Zira ABD-İran heyetleri arasında Cenevre’deki müzakereler tamamlanıp pazartesi günü için Viyana’da devamı için sözleşilmişken cumartesi sabah savaşın başlaması çok ciddi bir güven kırılması. Bu ortamda kim kimin, hangi sözüne inanacak? Bu şartlar altında piyasa kaygan bir zeminde denge bulmaya çalışıyor.
Borsalarda görülen tepki alımları satış fırsatı olarak görülürken artan jeopolitik risklere bağlı olarak ilk akla altın ve gümüş geliyor. Ancak altın ve gümüşte bir parça yukarı hareket olsa da beklenen ölçüde bir yansıma gözlenmedi. Son gelişmelerin iç piyasalara ve ekonomiye yansımaları doğal olarak olumsuz. Borsa İstanbul bir süredir dezenflasyon ve TCMB indirim sürecini fiyatlayıp 10-11 binli seviyelerden 14.500’e kadar iyi bir ralli yapmıştı. Şimdi o çıpa en azından bir süreliğine etkisini kaybetti.
Merkez’den Yerinde Hamle
TCMB, savaşın başladığının hemen ertesi günü yerinde bir hamle ile haftalık repo ihalesini iptal etti. Bu durum piyasalarda ‘örtülü faiz’ artırımı olarak algılandı. Bunun ilk etkisi tahvil faizlerinde yükseliş olarak kendini gösterirken, Borsa İstanbul’da banka hisselerindeki satışların ivme kazanmasına neden oldu. Faiz, paranın fiyatı ve hisse senetlerinin en ciddi rakiplerinden biridir. Faiz yükselişi borsayı ve döviz kurlarını baskıladı. Döviz kurlarının kontrol altına alınması kur geçişkenliği ve enflasyon açısından oldukça önemli. Dengelerin yeniden yerli yerine oturması için savaşın sonlanması veya ne zaman biteceğine dair bir öngörünün oluşması gerekecek. Henüz buna yönelik bir sinyal alınmış değil. Mevcut koşullarda Borsa İstanbul’da temkinli görünümün devamı beklenebilir.
Dikkatlar Altın ve Petrolde
Dış piyasalar savaş baskısı altında. Borsalarda satıcılı seyir gözlenirken dikkatler daha çok altın ve petrol fiyatlarına çevrildi. Savaşın seyri bir bakıma petrol fiyatlarından okunuyor. Güvenli liman ihtiyacı altın ve gümüşü öne çıkardı. Ancak savaşın yansımaları beklenene göre daha zayıf kaldı. Fırtına çıktığında sığınılacak limanlar da dalgalanınca altın ve özellikle gümüşün de ne kadar güvenli liman olduğu konusu hafiften tartışmaya açıldı. Altın ve gümüş fiyatları savaşı zirvelerine yakın seviyelerde karşıladılar.
Faiz Artırımı Gündemde
Ayrıca artan enerji maliyetleri enflasyon beklentilerini yukarı, buna bağlı olarak merkez bankaları faiz indirim beklentilerini de aşağıya çekti. Hatta Avrupa’da faiz artırımı konusu dillendiriliyor. Son gelişmeler ABD tahvil faizlerinde yükseliş, dolarda değerlenme, Euro’da ise zayıflama olarak kendini gösterdi. Dolarda biraz da güvenli liman emaresi hissediliyor. Savaş jeopolitik riskleri yukarı çekse de Fed başta olmak üzere merkez bankaları faiz indirim beklentilerinin ötelenmesi ve buna bağlı olarak dolardaki değerlenme altını baskılayan bir gelişme. İran savaşı olasılığı yaklaşık bir aydır yoğun şekilde gündemdeydi. Bu bakımdan altın fiyatlarının içinde savaş belli ölçüde vardı. Altının savaşa sert tepki vermemesinin nedenlerini biraz da bu noktalarda aramak gerekecek. Ancak buna rağmen altının güvenli liman özelliğinin devamı konusunda fazla bir şüphe yok.
92 Dolar Test Edildi
Petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması petrol fiyatlarını yukarı çekti. Brent petrol fiyatı 92 doları test ederek 2024 yılı nisan ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. 100 dolar sıkça telaffuz ediliyor. Hürmüz Boğazı’nın ne zaman açılacağına dair bir öngörü de henüz yok. Ancak zayıf ekonomik yapısına bir de savaş masrafları eklenen İran’ın petrol satışına en fazla ihtiyaç duyacağı bir süreçten geçiyor olması Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması olasılığını zayıflatıyor.
Borsada Destek Arayışı Sürüyor
Borsada satıcılı seyir ve destek arayışı devam ediyor. İlk destek 12.750 olarak görülürken bu seviye trend desteği olması açısından önemli. Sonraki destekler 12.500 ve 12.200-12.000 seviyelerinde. 13.450-13.550 ise ilk direnç noktaları. Satış baskısı korunan endekste sert düşüşe bağlı olarak destek noktalarında tepki alımları görülebilir. Ancak güç kazanması olasılığı zayıf. TCMB’den faiz değişimi beklenmiyor. 12 Mart’ta yapılacak TCMB toplantısında faizin sabit bırakılması bekleniyor.
Bilançolar Savaşın Gölgesinde Kaldı
Açıklanmaya devam eden 12/2025 dönem bilançolarının yayını 11 Mart’ta tamamlanıyor. Bilançolar her ne kadar geçen dönemlere göre olumlu gelse de savaşın gölgesinde kaldı. Bilanço sonuçları fiyatlara yansıyan az sayıda hisseyi hariç tutarsak bu sıralar genelde hisse fiyatlamaları daha çok savaş devam ederse veya savaş biterse hangi hisse nasıl etkilenir üzerinden yapılıyor.
Yabancı Alımları Devam Edecek Mi?
TCMB’nin 27 Şubat ile biten haftalık verilerine göre; Yabancı yatırımcılar 65 milyon dolarlık hisse senedi alırken 212 milyon dolarlık tahvil ve bono satışı yaptılar. Hisse alımları aralıksız 13 haftadır sürüyor. Tahvil ve bonoda ise son 2 haftadır satıştalar. Savaşın yabancı yatırımcı üzerindeki etkilerini ise önümüzdeki hafta perşembe günü açıklanacak verilerde görebileceğiz. Dövize yönelim var mı, rezervlerde müdahaleye bağlı bir değişim oldu mu soruları netlik kazanacak.





