2026’nın ilk haftasında yatırım dünyasında dikkat çeken hareketlilik yaşandı. Gümüş fiyatları yüzde 9,90 artışla zirveye çıkarken, ons altın yüzde 3,99 yükseliş kaydetti. Aynı dönemde Borsa İstanbul (BIST) yüzde 6,11'lik haftalık primle yatırımcıların yüzünü güldürdü. Dolar ve eurodaki zayıf seyir, TL varlıklara olan ilgiyi artırırken, BIST 30 endeksinde yüzde 20'ye yaklaşan çıkışlar güçlü alım dalgasının sinyalini verdi.
Ocak ayının ikinci haftasında yön, kıymetli metaller ve hisse senetleri tarafında birleşti. Haftalık getirilerde gümüş liderliği aldı, altın ikinci sırada yer aldı. BIST 100 Endeksi haftayı yüzde 6,11 primle kapatarak aylık getiriyi yüzde 8,57'ye taşıdı. Buna karşılık, TL mevduat yüzde 0,72, kira sertifikaları ise yüzde 0,67 ile sınırlı kazanç sağladı. Döviz cephesinde ise tablo tersine döndü; ABD doları yüzde 0,10, euro ise yüzde 0,50 geriledi.
Enflasyon tarafında TÜFE’de aylık artış yüzde 0,89, yıllık bazda ise yüzde 30,89 seviyesinde gerçekleşti. Tüm göstergeler değerlendirildiğinde, kısa vadede en güçlü ivmenin gümüş-altın-borsa üçlüsünde toplandığı, döviz tarafında ise belirgin bir geri çekilmenin yaşandığı görülüyor.
BIST 30 tarafında haftalık kazançlar genele yayıldı. Aselsan’ın yüzde 21.63'lük yükselişi haftaya damgasını vururken, Destek Finans Faktoring yüzde 19.20 ile ikinci sırada yer aldı. Migros ve Bim’in çift haneli getirileri, perakende tarafında kurumsal ilginin arttığını gösteriyor. İlk 10 hissedeki getiriler yüzde 5.51 ile yüzde 21.63 aralığında oluşurken BIST 30’daki 27 hisse haftalık bazda yükseldi.
Hafta boyunca BIST 30’daki dört hissenin yüzde 10'un üzerinde getiri sağlaması, büyük ölçekli hisselerde momentumun güçlendiğine işaret ediyor. Bu durum, endeksin yükselişini taşıyan ana dinamiğin küçük hisselerden ziyade, yüksek likiditeli ve kurumsal ilgi gören şirketlerden geldiğini gösteriyor. Özellikle savunma, perakende ve finans temalarının öne çıkması, yatırımcıların hikâyesi olan sektörleri tercih ettiğini düşündürüyor.
Küresel piyasalarda haftalık görünüm ülke bazlı farklılaşmayı sürdürdü. Güney Kore KOSPI Endeksi yüzde 6.42'lik yükselişle haftanın en güçlü performansını sergilerken, Almanya DAX yüzde 2.40 ile Avrupa’da pozitif ayrıştı. ABD endekslerinde yükselişler daha sınırlı kalırken, Asya tarafındaki hareketlilik risk alma gücünün zayıflamadığını gösteriyor. Küresel cephedeki durum, gelişmekte olan piyasalar için destekleyici bir arka plan oluşturuyor.
BIST 100 Endeksi haftayı 12.200 puandan tamamlayarak hem haftalık hem aylık zirvesini test etti. Teknik görünümde 11.510 seviyesi kısa vadeli ana destek olarak öne çıkarken, 12.200 seviyesi artık piyasanın referans noktası haline gelmiş durumda. Endeksin bu seviyeye, yükselen işlem hacmiyle ulaşması, hareketin zayıf bir sıçrama olmadığını; katılımcı sayısının arttığını gösteriyor. Son bir haftada ortalama günlük işlem hacminin 158.5 milyar TL’ye yükselmesi, son bir ay ortalamasının belirgin biçimde üzerine çıkıldığını gösteriyor. Hacim artışı, yükselişin fiyat etkisiyle olduğu kadar, işlem derinliğiyle de desteklendiğini söylüyor. Hacim destekli yükseliş, kısa vadeli geri çekilmelerde alım isteğinin canlı kalabileceğine dair önemli bir sinyal olarak okunmalı.
Yeni haftada yatırımcıların odağında üç başlık öne çıkıyor: Birincisi, BIST 100’de 12.200 seviyesinin korunup korunamayacağı. İkincisi, gümüş ve altındaki güçlü yükseliş sonrası olası kâr realizasyonun boyutu. Üçüncüsü ise döviz cephesindeki sakin seyrin sürüp sürmeyeceği. Mevcut tabloda, seçici hisse alımları ile değerli metalleri birlikte izleyen dengeli stratejilerin ön plana çıkması beklenmeli.





