Tam Boyutta Gör

Porsche, yeni konsept otomobili Mission S ile gelecekteki süper spor modellerine yönelik vizyonunu ortaya koydu. Ortadan motorlu konsept, Elon Musk'ın uçan Roadster'ının tam aksi yönde benzinli motora, analog göstergelere ve ekran yerine telefon tutucuya sahip.

Mission S, Porsche’nin tasarım yönünü göstermenin yanında, gelecekte ürün gamının kalıcı bir parçasına dönüşebilecek yeni bir süper spor otomobil platformunun da temelini oluşturuyor. Ancak şirket, konseptin seri üretime geçip geçmeyeceğini veya hangi tarihte yollara çıkabileceğini henüz açıklamış değil.

911’den 917’ye uzanan tasarım mirası

Mission S’in tasarımında 911, 959, 917 ve GT1 gibi Porsche tarihinin önemli modellerinden izler bulunuyor. Alçak burun yapısı, torpido biçimli çamurluklar ve yuvarlak farlar, markanın tanıdık çizgilerini yeni gövde oranlarıyla buluşturuyor.

Tam Boyutta Gör

Porsche’nin “Floating Volumes” olarak adlandırdığı yaklaşım, gövde yüzeylerinin otomobilin üzerinde adeta havada duruyormuş gibi görünmesini sağlıyor. Bunun en belirgin örneği, GT1’den ilham alan arka bölüm. Markanın “otomobil içinde otomobil” şeklinde tanımladığı bu yapı, motorun çevresini saran ayrı bir gövde katmanı oluşturuyor.

Ortadan motorlu yerleşim, konseptin alçak ve geniş duruşunu desteklerken ön ve arka aydınlatmaları birbirine bağlayan kesintisiz çizgi, tasarımda bütünlük sağlıyor. Aktif arka kanat da arka gövdenin üzerine yerleştirilerek genel tasarıma entegre ediliyor.

Motor bölümünde görülen fan benzeri soğutma elemanları Porsche 917’ye, hafif jantların tasarımı ise 928’e gönderme yapıyor. Porsche CEO’su Michael Leiters’e göre tasarımın temel hedefi, otomobilin ilk bakışta bir Porsche olarak tanınması.

Beş yuvarlak gösterge, fiziksel düğmeler

Tam Boyutta Gör

Mission S’in kabini, 550 Spyder ve 356 gibi erken dönem Porsche modellerinden ilham alıyor. Ön konsol boyunca uzanıp kapılara devam eden iki belirgin çizgi, sürücüyü çevreleyen bir kokpit düzeni oluşturuyor.

Direksiyonun arkasında beş yuvarlak analog gösterge yer alıyor. Merkezde devir göstergesi bulunurken dijital ekranlar analog göstergelerin arkasına konumlandırılıyor. Bu katmanlı düzen, gösterge paneline üç boyutlu bir görünüm kazandırıyor. Paylaşılan tanıtım görüntülerine göre göstergelerin konumları, seçilen sürüş moduna bağlı olarak değişebiliyor.

Porsche, kabindeki birçok işlev için fiziksel düğme ve anahtarları koruyor. Konfor ve sürüş ayarlarında yeni itme-çekme tipi kontroller kullanılırken, Sport Chrono saati de analog ve dijital unsurları bir araya getiren tasarımla yeniden yorumlanıyor.

Merkezi ekranın yerini telefon tutucu alıyor

Tam Boyutta Gör

Mission S’te ayrı bir merkezi dokunmatik ekran veya yolcu ekranı bulunmuyor. Bunun yerine Apple MagSafe teknolojisine sahip, gizlenebilir bir akıllı telefon tutucu kullanılıyor. Navigasyon ve ihtiyaç duyulan diğer bilgilere sürücünün kendi telefonu üzerinden erişilmesi öngörülüyor.

Beyaz, gri ve kırmızı renklerin birlikte kullanıldığı iç mekan, Porsche’nin motor sporları geçmişine gönderme yapıyor. Kabin için özel olarak geliştirilen yüzey kaplamaları da bu yaklaşımı tamamlıyor.

Mission S’in güç, hızlanma, fiyat ve üretim takvimi gibi bilgileri de henüz açıklanmış değil. Konsept, şimdilik Porsche’nin gelecekteki amiral gemilerinin nasıl görünebileceğini ve sürücüyle nasıl bir etkileşim kurabileceğini gösteriyor.

Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı
kullanarak görüntüleyin: