Anadolu Ajansının uluslararası kuruluşlara liderlik eden Türk yöneticilerle yaptığı "Zirvedeki Türkler" başlıklı röportaj serisinin ilk konuğu olan Genç, Çarşıbaşı'ndan Madrid'e BBVA'nın liderliğine giden yolculuğu, kariyeri ve finans dünyasındaki büyük değişimi bu söyleşide anlattı. 1974 doğumlu Onur Genç, birinci sınıfa anne ve babasının da öğretmenleri arasında yer aldığı köy ilkokulunda başladı. İlkokulun sonraki yıllarını evlerini taşımalarıyla kasabada tamamlayan Genç, liseyi ise o dönemde toplu taşımanın henüz çok kolay olmadığı Çarşıbaşı'ndan Trabzon'a 40 kilometre mesafedeki Trabzon Anadolu Lisesi'nde okudu. Genç, bu sayede köy ilkokulu, kasaba ve şehir olmak üzere üç farklı ortamı görme fırsatı olmasından memnuniyet duyduğunu söyledi.
Türkiye beşincisi olarak girdiği Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nü 3,5 yılda birincilikle bitirdiğini belirten Genç, üniversite döneminin farkındalıklarının artmasına sunduğu katkıyı şöyle aktardı: "Boğaziçi Üniversitesi'ni birinci bitirmek kolay değil, çok yetenekli arkadaşlar var. Boğaziçi harika bir kurum, cazibe merkezi. O ortamda bölümü 3,5 yılda bitirmek bütün enerjimi aldı. O nedenle kendi çocuklarıma 'Hayat bir denge. Hayatta birçok amaç var ve bunları bir dengede tutabilmek çok önemli. Sadece akademik açıdan bakmak o kadar iyi değil.' diyorum. Bu nedenle üniversite dönemim için kendimi başarılı addetmem. Akademik olarak çok başarılı bir dönemdi ama onun ötesinde sosyal olarak. Ben girmedim mesela üniversite kulüplerine. Dolayısıyla kendimi çok fazla geliştirdiğim bir dönem olarak kalmadı hafızamda o dönem. 3,5 yıl çok sıkı çalıştığım bir dönem olarak geçiyor. Kendime 'iyi yapabilirim' diye bir ispat dönemiydi."
Genç, çalışmak ve sosyal hayat arasındaki “denge arayışının” ilerleyen yıllarda da sürdüğünü belirtti. Üniversite üçüncü sınıftayken mühendis olmak istemediğini fark eden ve yüksek lisansını işletme alanında yapmaya karar verdi. ABD'de yüksek lisans için Türk Eğitim Vakfı’ndan burs kazandı. Onur Genç, o dönem Türk Eğitim Vakfı'nın Mütevelli Heyeti Başkanı olan Vehbi Koç ile tanıştırıldığındaki unutamadığı diyaloğunu aktardı. Koç'un kendisine, "Boğaziçi Üniversitesi'ni birinci bitirdiysen, gittiğin okulu (Carnegie Mellon) da birinci bitirirsin ve Türkiye'ye geri dönersin, değil mi?" diye sorduğunu dile getiren Genç, "Ben de haliyle 'evet' dedim. Benim için bana güvenen kişilerin güvenini yerde bırakmamak çok önemlidir. Vehbi Bey de öyle söyleyince, Carnegie Mellon'da da akademik olarak yine çok zorladığım bir dönem oldu ve birincilikle bitirdim. Vehbi Bey'in hiçbir zaman hatırlamayacağı bir şey belki ama benim için önemliydi." ifadelerini kullandı.
Carnegie Mellon'ı bitirdikten sonra kısa süre Amerikan Havayolları'nda Dallas'ta çalışan Genç, daha sonra uluslararası danışmanlık firması McKinsey'e geçiş yaptı. Genç, bu şirkette büyük kısmı Türkiye’de geçen 13 yıllık kariyerinde çeşitli görevlerde bulundu. Genç, McKinsey'in dünyadaki ilk kıdemli Türk ortağı ve aynı zamanda Türkiye ofisinin de genel müdürü oldu. Ancak Genç için buradaki yoğun çalışma temposu yine “denge” arayışını beraberinde getirdi.
Genç, kendini sıkışmış hissettiği durumdan çıkışta, başarıda bir diğer önemli unsur olarak gördüğü aksiyon almanın önemini şöyle anlattı: "McKinsey'de kıdemli ortak olunca ekonomik olarak çok cazibeli bir yere getirir sizi bu durum ve kimse şirketten ayrılmaz. Ama yine en başta bahsettiğim denge. Çok yoğun çalışıyordum. Öyle bir noktaya geldi ki yine dengede problem yaşadığımı gördüm. Çocuklarım o zaman 7-8 yaşlarındaydı. İkizlerimiz var, o yaşa gelmişler ve onları çok fazla göremiyorum. McKinsey'den kıdemli ortak olup ayrılan çok fazla insan yoktur. Ben ayrılma kararı verdim. Sıkıştığım bir durumdu ve oradan çıkmak için ayrılma kararını vermem gerekiyordu. O kararı almaktan çekinmedim ve Garanti Bankası'na (Garanti BBVA) geçiş yaptım."
Genç’in 2012'deki bu değişim kararı, o dönem kendisi bilmese de 813 milyar avroluk büyüklüğe sahip BBVA'nın CEO'luğuna giden yolculuğunun ilk adımı oldu. Genç, BBVA dünyasının içinde de en başarılı bankalardan biri olduğunu söylediği Garanti'ye bilinçli bir geçiş yaptığı için orada "dengeyi biraz öğrendiğini" ve yaklaşık 23 bin çalışanı olan bu bankada kişisel çabadan ziyade ekip çalışmasının daha önemli olduğunu gördüğünü ifade etti. Garanti'de İstanbul'da başlayan bankacılık kariyerini 2018'de BBVA Group'un CEO'luk görevine getirilerek sürdüren Genç, 30 ülkede 80 milyon müşteriye hizmet veren ve 127 bin çalışanı olan kuruma yaklaşık 8 yıldır liderlik ediyor ve bankanın 168 yıllık tarihindeki ilk yabancı ve doğal olarak da ilk Türk CEO'su olma unvanını koruyor.
Genç, bu görevdeki ilk günlerini üniversitenin ilk yıllarına benzetti. Bu dönemde Genç'in "sıkı çalışması" gereken konu ise İspanyolca öğrenmek oldu. Genç, bankanın CEO'luk görevini üstlendiğinde yönetim kurulunun kendisine "Dilimizi İngilizce'ye çevireceğiz." dediğini ancak iki hafta içinde bunun mümkün olmadığını fark ettiğini söyledi. İspanyol iş arkadaşlarıyla daha sağlıklı iletişim kurabilmek için aksiyon alması gereken kişinin kendisi olduğuna karar veren Genç, bu süreci şöyle aktardı: "Bizim işimiz iş arkadaşlarımızdan duyup, onları dinleyip özümseyip bir karar ortaya koyabilmek. Onların kendilerini en iyi ifade edebildiği dil İspanyolca. Ben de daha en başında hiç İspanyolca bilmeyen ve İspanyol kültüründe çalışmamış büyük bir yapının sorumluluğunu alan kişi oldum. Onu aşmam vakit aldı. 6 ay gibi bir sürede İspanyolcayı öğrendim ve bu yapıyı tanımaya ve yönlendirmeye çalıştım."
Genç, kariyeri boyunca küresel ekonomi ve finans dünyası dijitalleşme başta olmak üzere bir dizi dönüşüm yaşadığını ve bu süreçte müşteri davranışlarının değiştiğini belirtti. Bankalarının 80 milyon müşterisi olduğunu anımsatan Genç, "Onlar değiştikçe bizim de değişmemiz lazım." ifadesini kullandı. Genç, bundan 15 yıl önce müşterilerin genelde şubeye geldiğini ve bu ziyaretlerin frekansının 45 günde bir olduğunu belirterek müşteri davranışındaki değişimi şu sözleriyle özetledi: "Şimdi müşterilerimizin çok büyük bir yüzdesi şubeye gelmiyor, cep telefonundan işini halletmeye çalışıyor. Oradaki frekansı 2 günde bir. Yani bugün bir müşterimiz 2 günde bir telefonundaki uygulamaya giriyor. 45 günde bir şubeye gelen müşteri yapısından 2 günde bir mobil uygulamamızdan işlem yapan müşteri yapısına geçtik. Büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz. Yapay zekalı dünyada bizim 80 milyon müşteriye 80 milyon farklı aplikasyonu çıkarabilmemiz lazım. Tüm bu teknolojik dönüşümü müşteriye yansıtmamız için daha fazla kaynak ayırmamız gerekiyor ve biz de onu yapıyoruz. Bizim daha önceden toplam 100 birim maliyetimiz varsa teknolojiye ayırdığımız maliyet yüzde 10-15'ti. Bugün bu yüzde 26 seviyesine geldi."
Genç, kariyerinin başında veya yeni bir arayışta olan profesyonellere sorumluluk almanın önemine değinirken, "Bir şeyin sahipliğine soyunmak kritiktir. Bir diğeri, aksiyon almak. Aksiyon almadan etki yaratılmıyor, düşünerek bir yere varılmıyor. Ayrıca, ekip çalışması çok önemli. Hiçbir kurum çalışanları ekip çalışmasına uygun değilse başarılı olamıyor. Bunlara odaklanıp, hayatta dengeyi kurmaya önem verilmeli. Tüm bunların sonunda da eğer bir yerde sıkışıyorlarsa sonraki adımı atmaktan kaçınmamak ve cesur olmak gerek." dedi. Genç, kariyerinde kendisine en çok yön veren duygunun ise doğru insanlarla çalışmak olduğunu altını çizerek, "Doğru işten ziyade doğru insana odaklanmak daha kritik." diye ekledi.
Genç, Türkiye'nin ekonomi programıyla doğru yolda ilerlediğini ve enflasyonu aşağı çekmeye devam etmeleri gerektiğini ifade etti. "Türkiye harika bir ülke ve çok daha iyi olmasını istiyoruz. Bu yüzden de elimizden gelen katkıyı vermeye devam edeceğiz." şeklinde konuştu.




