Türkiye’deki bazı ‘aydınlar’ nedense, olup biten hiçbir şeye, vatandaşı olup nimetlerinden faydalandıkları güzel ülkemizin penceresinden bakmazlar. Batı’nın ‘monitöründen’ edindikleri bilgileri en doğru düşünceymiş gibi topluma aktarmak, alışkanlıkları olmuş şu güruhun…

Yakından bakıldığında, uzaktan incelendiğinde, hatta elimize pergel alarak doğru parçaların ve açılar arasındaki mesafelerin detaylı ölçümünü yapsak dahi ortaya çıkan gerçeklik değişmez! Türkiye olarak dış politikamızda olağanüstü bir başarı, çok mühim bir kazanım elde etmiş bulunmaktayız. Çok şükür 🙏
Cümle âlem farkında ama bizim ana muhalefet partisi de dâhil olmakla birlikte, birtakım siyasetçilerimiz ve en önemlisi tarafsız olması gereken ‘aydın(lanmamış) zümre’ hâlâ ‘aman efendim dünya ayaklandı’, şu bunu söyledi, o bunu anlattı gibi söylemler peşinde.
Ortadoğu gibi çok aktörlü, çok katmanlı bir sahada, Suriye’de elde edilen stratejik kazanımların hiç mi farkında değilsiniz, pabucumun aydınları?
Suriye’de ne ABD, ne İsrail, ne Rusya, ne İran, ne Körfez ülkeleri, Türkiye’siz bir adım atılamayacağını idrak ettiler, kabullendiler.
Siz, tüm bunların arkasında derin emek, yoğun çaba, stratejik öngörü ve cesaretli lider kimliğinin olduğunu neden bir türlü kabul edemiyorsunuz?
Neden illaki bir sebep bularak muazzam başarıya gölge salmaya çalışıyorsunuz?
Suriye, her türlü istihbarat örgütünün cirit attığı, bol aktörlü ve çok katmanlı bir güven(siz)lik ortamı üretmekle kalmamıştı.
PKK/YPG bileşeninin dinamik gücünü hem askerî hem de maddi ve ‘manevi’ olarak sahiplenmiş SDG terör örgütünün ‘marifetiyle’ Suriye’de klasik devletler arası çatışma modellerinin ötesine geçen bir durum hâkimdi.
Türkiye, Suriye’de yalnızca sınır güvenliğini temin etmekle kalmadı; hem de terörle mücadele bağlamında ülke içerisinde başlatılan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini, ‘terörsüz bölge’ sürecine evirmiş oldu.
Bölgesel denge ve stratejik öngörü açısından da kritik bir imtihandan yüzünün akıyla çıktı.
Suriye sahasında Türkiye, ister aktörler arası ilişkileri, ister yerel dinamikleri, usta bir kuyumcunun mücevher yaparken uyguladığı zerger hassasiyetiyle ölçümledi.
Sahayı bir tomografi cihazının insanı taradığı netlikle tarayan ve Suriye sahasının görüntüsünü ilgili kurumlarının profesyonel uzmanlarına raporlatan ülkemizin devlet yetkilileri, böylece tanı doğrultusunda mevcut duruma hazırlıkla beraber sürecin gidişatında ortaya çıkabilecek çeşitli komplikasyonlara da hazırlık yapmış oldular.
Muhtemel yönelimlerin olabileceği ihtimallerden tutunuz da Türkiye aleyhine şekillenebilecek pek çok plan ve olasılık derinlemesine analiz edilmiş olacak ki, geldiğimiz nokta, gereken aksiyonların alınmış olduğunu kanıtlamaktadır.
İster ABD ile yürütülen başarılı temaslar, ister Türkiye’ye yönelik asimetrik tehditlerin sınır ötesinde kontrol altına alınması, oldukça büyük bir başarı ve hepimizi gururlandıran politik bir zaferdir!
Türkiye’nin Suriye politikasında uyguladığı kontrollü ve süreklilik arz eden yaklaşım, askerî ve diplomatik karar alma süreçlerine yansıyan stratejik derinliğin tezahürüdür.
Emeği geçenlerden Allah razı olsun.
Devamı gelsin ve bölgemiz için arzu edilen, terörsüz, sulh içinde birlikte, kardeşçe yaşamaya yönelik sonuç hasıl olsun inşallah.
Tüm insanlık için ihtiyaç olan şu güzellikleri, hepimiz biliyoruz ki, yaparsa ancak Türkiye yapar.
‘Barış Pınarı’ harekâtı ile başlayan ve Ortadoğu’da, özellikle Suriye’de bugünlere gelmemize vesile olan kahraman ordumuza selam, vatan, bayrak, devlet, millet yolundaki şühedalarımıza rahmet olsun.
Türkiye’mizin biricik göz bebeği vatanımızın ve devletimizin gücü kudreti daim olsun.
Devletimizin gücünden rahatsızlık duyanları, özellikle entel dantel ‘aydın’ geçinen zümreyi ve familyalarını rahatsız etmeye devam edeceğiz.