PSG, büyük transferlerin damga vurduğu dönemi geride bırakarak yeni mali politikasında kararlılığını sürdürüyor. Başkan Nasser Al-Khelaifi'nin çizdiği yol haritası doğrultusunda Paris kulübü, son üç yılda maaş giderlerini UEFA düzenlemelerine uyum sağlamak amacıyla yüzde 55 oranında azalttı. Bu strateji yalnızca mali açıdan değil, sportif olarak da sonuç verdi. PSG, 2025 yılında kulüp tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupası dahil olmak üzere toplam altı kupa kazandı.
Lionel Messi, Neymar ve Kylian Mbappe'nin takımdan ayrılması bu sürecin başlangıç noktası oldu. Kulüp yönetimi, finansal fair play ile uyumlu bir yapı kurmak adına önceliği A takımın maaş bütçesini düşürmeye verdi. PSG, teknik direktörlük koltuğunda Luis Enrique gibi güçlü bir referansa yönelirken, daha genç ve maaşları daha dengeli oyuncularla kadro kurdu.
Kulüp, sabit ücretlerin yanında performansa dayalı değişken primlerin yer aldığı bir model benimsedi ve bu sistem beklendiği gibi işledi. Sportif başarılar zaman zaman ek ödemeleri zorunlu kılsa da, bu harcamalar önceki dönemin seviyelerine hiçbir zaman ulaşmadı.
Mbappe'nin maaşı, kulübü zorlayan tek unsur değildi. Azalan bir sözleşmeye sahip olmasına rağmen Neymar aylık 3,7 milyon euro brüt maaş alıyordu. Messi'nin aylık kazancı ise 3,4 milyon euroydu. Takımın simge isimlerinden Marquinhos ve Verratti'nin maaşları da aylık 1,2 milyon euro seviyesindeydi. O dönemde soyunma odasındaki ortalama maaş 1 milyon euronun üzerindeydi.
PSG'nin maaş bütçesi, 2021-2022 sezonunda zirveye ulaştı. Bunun temel nedeni, Kylian Mbappe'nin Haziran ayında imzaladığı yeni sözleşmeye bağlı tüm gelirlerinin (maaş ve primler dahil), oyuncunun Real Madrid'e gitmesi beklenirken tek bir sezona yüklenmiş olmasıydı.
Başkan'dan Dembele mesajı
PSG Başkanı, Dembele'nin sözleşme yenileme görüşmeleri sorulduğunda bu politikayı bir kez daha vurguladı: "Ousmane kulübün bir efsanesi. Onu hem futbolcu hem de insan olarak çok seviyorum. Ancak takım ve kulüp her şeyin önünde. Herkesin bildiği gibi bir maaş sınırımız var."




