Prof. Dr. Salih Yılmaz, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu'ndaki açıklamalarını değerlendirerek, Rusya'nın İran-İsrail gerilimine bakışını kaleme aldı.
Rusya'nın "Davos'u" olarak bilinen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF), 28'inci kez kapılarını açtı. Forum, 140 ülkeden üst düzey hükümet ve şirket yetkililerinin katılımıyla devam ediyor. 21 Haziran'a kadar sürecek forumda gerçekleşen en önemli toplantı, Putin'in gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu ana oturumdu.
Putin, ana oturumda dünya medyasından gelen soruları yanıtladı. AA Genel Müdürü Serdar Karagöz, İran konusundaki sorusuyla dikkat çekti. Karagöz'ün sorusu, Rusya'nın İran'a destek planı olup olmadığını sorguluyordu. Putin, "İran'la temas halindeyiz, başka türlü bir destek talebinde bulunmadı. Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nde Rus uzmanlar çalışıyor" şeklinde yanıt verdi.
Putin, Moskova'nın Orta Doğu'da dengeyi koruduğunu ve bu durumun onu güçlü bir arabulucu yaptığını belirtti. Rusya'nın İran ile güven ilişkisi kurduğunu, Tahran'ın askeri yardım talep etmediğini vurguladı. Ancak, Rusya'nın İran'ı koruyamadığı ve bu durumun gelecekte olumsuz sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.
Putin, Rusya'nın hem İran'la iyi ilişkiler kurmaya çalıştığını hem de ABD ve İsrail ile dengeli bir ilişki sürdürmek istediğini ifade etti. İran'ın nükleer programı konusunda Rusya'nın Batı ile pazarlık yapabileceği belirtiliyor. İran'ın nükleer silah geliştirme kapasitesinin Rusya tarafından bilindiği, bu durumun ABD ve İsrail'in nükleer programı engellemek için Rusya ile masaya oturması gerektiği anlamına geldiği vurgulandı.




