Rusya Devlet Başkanı Putin, NATO’nun Avrupa kanadının Rusya ile savaşa hazırlandığı yönündeki açıklamalara yanıt verdi. Putin, “Avrupa, Rusya ile savaşa girmek isterse biz hazırız” ifadelerini kullandı. Bu çıkış, bölgede gerilimin zaten yüksek olduğu bir dönemde geldi.
Öte yandan Polonya cephesinden de dikkat çeken mesajlar verilmişti. Varşova yönetimi daha önce, “Eğer Putin Ukrayna’yı fethetmeyi başarırsa sırada biz varız” uyarısında bulunmuştu. Polonya’nın “Rusya saldıracak” teorisi, Avrupa’da güvenlik endişelerini yeniden alevlendirdi. Peki tüm bu açıklamalar bölgede ne anlama geliyor? Rusya–NATO gerilimi nereye evirilebilir? CNN TÜRK Haber Koordinatörü İdris Arıkan değerlendirdi.
Moskova’da gazetecilere açıklamalarda bulunan Putin, Avrupa ülkelerini ABD Başkanı Donald Trump’ın barış teklifini sabote etmekle suçladı. Vladimir Putin, “Tüm bu değişikliklerin tek bir amacı var: Rusya için kesinlikle kabul edilemez talepler öne sürerek tüm barış sürecini tamamen engellemek. Bunu anlıyorlar. Bunu yaparak, bu barış sürecinin çöküşünden Rusya’yı sorumlu tutmayı amaçlıyorlar. Amaçları bu. Bunu açıkça görüyoruz.” dedi.
Putin ayrıca, Avrupa’nın Rusya ile savaş istemediğini söylediğini ancak gerçekleşmesi halinde hazır olduklarını ifade etti. Vladimir Putin, “Avrupa ile savaşa girmeyeceğiz, daha önce de söyledim. Ama Avrupa aniden bizimle savaşa girmek ister ve başlarsa, hemen hazırız. Bundan hiç şüphemiz yok.” şeklinde konuştu.
Rus lider, Ukrayna’nın son olarak iki petrol tankerini hedef alan saldırılarını “korsanlık eylemi” olarak niteledi ve Rusya’nın bu duruma sert yanıt vereceğini vurguladı. Misilleme kapsamındaki en radikal yöntemi açıkladı: “Her şeyden önce, liman tesislerine ve Ukrayna limanlarına giren gemilere yönelik bu tür saldırıların kapsamını genişleteceğiz.”
Putin ayrıca, Ukrayna’nın bu operasyonları gerçekleştirmesine yardımcı olan üçüncü ülkelerin gemilerine karşı önlemler alma ihtimalini de değerlendireceklerini söyledi. Tehdidin kapsamını genişletti.
Bugün geldiğimiz noktada Rusya, Ukrayna’da savaşın sonuçlarını kendi lehine tamamlamış gibi görünüyor. Yaklaşık 30.000 kişinin öldüğü bir savaştan bahsediyoruz. İnsan kaynağı açısından Rusya’nın da sorunlar yaşadığı biliniyor. Cephe hattına Kuzey Kore’den asker getirdiğini biliyoruz. Suriye’den getirdikleri zaten bilinen bir durum. Ayrıca Dağıstan, Çeçenistan gibi bölgelerden ve Rusya içindeki Türk bölgelerinden dahi asker sevk edildi. Yani insan kaynağı sorunu yaşanıyor mu? Evet, yaşanıyor.
Ancak geldiğimiz noktada, 2022’de başlayan savaşın büyük bölümünü Rusya kontrol altına almış görünüyor. Bu durum, daha da ilerlemeye uygun bir ortam olduğunu gösteriyor. Ne kaldı? Ukrayna’nın bir kara devletine dönüştürülmesi. Odessa var. Rusya Odessa’yı aldığı an Ukrayna artık bir kara devletine dönüşecek.
Asıl mesele sadece Ukrayna mı? Savaşın başından beri konuşulan şey şu: Rusya’nın gözü bütün Avrupa kıtasında deniyor. Bunun en fazla dile getirildiği ülke Polonya. Polonya bunu yıllardır söylüyor ve Rusya-Ukrayna savaşında en çok endişe edenlerden biri. Polonya, Almanya’ya da Ruslara güvenilmemesi gerektiğini savunuyor.
Şimdi geldiğimiz noktada akla şu geliyor: Rusya Avrupa’yla savaşa girmeye hazır mı? Putin’in eskiden yaptığı bir açıklaması var: “Rusya’nın sınırı nerede bitiyor?” diye soruluyor. Putin ise “Rusya’nın sınırı yoktur.” şeklinde cevap veriyor. Bu aslında çok iddialı bir açıklama değil. Rus ekonomisi zarar gördü. Özellikle enerji kaynaklarının yaptırımlar nedeniyle satılamadığını görüyoruz. Son dönemde Hindistan’a ve Çin’e büyük baskılar uygulanıyor; Rusların petrolünü almayın, enerjisini satın almayın deniyor.
Şöyle bir gerçek var: Avrupa’da savaşma yeteneği olan ülke kalmamış gibi görünüyor, İngiltere dışında. Fransa’nın, Almanya’nın bir savaş gücü yok. Herkes biliyor. Amerika’dan destek almadan Avrupa’nın savaşma kapasitesi yok.





