Düzgün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine ulaşma çağrısına destek verdiklerini belirtti. Geleneksel yardım kolilerinin yerine hediye çeki uygulamasının daha anlamlı ve sürdürülebilir olduğunu ifade etti. İhtiyaç sahiplerinin kendi ihtiyaçlarını belirlemesinin en doğru yaklaşım olduğunu vurguladı. Hediye çeki modelinin vatandaşlara tercih hakkı tanıdığını, onları edilgen değil, iradesi olan bireyler olarak gördüğünü söyledi. Yerel zincirlerin bu modelde önemli bir rol oynaması gerektiğini belirtti ve yardımların hızlı bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaşmasında yerel marketlerin güçlü lojistik altyapısına sahip olduğunu ifade etti.
Düzgün, geçmişte uygulanan 'askıda ekmek' uygulamasını hatırlatarak, bu modelin 'askıda temel gıda ürünleri' şeklinde genişletilebileceğini belirtti. Hayırseverlerin katkılarıyla bu ürünleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya hazır olduklarını vurguladı. Ramazan ayının manevi iklimine dikkat çekerken, dayanışmanın önemine de değindi. Düzgün, ramazan ayının manevi kazanımlar için bir fırsat olduğunu, "Biz inanıyoruz ki bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz" diyerek sözlerini tamamladı.




