Rusya’dan yörüngede şüpheli manevralar

Yetkililere göre Luch-1 ve Luch-2 adı verilen Rus uyduları son üç yılda Avrupa uydularını çok daha yoğun biçimde takip etmeye başladı. Bu dönem, Moskova’nın Ukrayna’ya yönelik kapsamlı işgalinin ardından Kremlin ile Batı arasındaki gerilimin en üst seviyeye çıktığı zaman dilimiyle örtüşüyor. Batılı askeri ve sivil uzay otoriteleri, bu iki Rus aracın yörüngede gerçekleştirdiği tekrarlayan ve olağandışı manevraları uzun süredir izliyor.

Şifrelenmemiş veriler büyük risk oluşturuyor

Yetkililerin en büyük endişelerinden birisi de birçok Avrupa uydusunun yıllar önce, gelişmiş yerleşik bilgisayarlar ve güçlü şifreleme sistemleri olmadan fırlatılmış olması. Dolayısıyla uydu komut verilerinin şifrelenmemiş şekilde iletilmesi, gelecekte bu verilerin kaydedilerek kötü niyetli müdahalelerde kullanılmasına kapı aralıyor. Uzmanlara göre, bir düşman aktör bu komutları ele geçirdiğinde uyduların yönelimini değiştirmek, görev dışı bırakmak hatta kontrolsüz şekilde atmosfere sürüklemek teorik olarak mümkün hale gelebilir.

Rusya’nın uzaydaki hamleleri artık son dönemde iyice belirginleşen “hibrit savaş” faaliyetlerinin bir parçası olarak görülüyor. Rus hackerlar geçtiğimiz yıl Norveç’te bir barajın kontrolünü ele geçirmişti. Ayrıca ülkenin denizaltı internet ile enerji kablolarının kesilmesi gibi sabotajlarda da parmağı olduğu belirtiliyor.

Yörünge artık en kritik savaş alanı

Çin ve ABD de benzer teknolojiler geliştirmiş olsa da Avrupalı yetkililer Rusya’nın uzay casusluğu programının hem en gelişmiş hem de en agresif kullanılan programlardan biri olduğunu düşünüyor. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius’un geçen eylül ayında yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler bu kaygıyı özetliyor: “Uydu ağları modern toplumların Aşil topuğudur. Onlara saldıranlar, bütün ulusları felce uğratabilir. Rusya'nın faaliyetleri, özellikle uzayda, hepimiz için temel bir tehdit oluşturuyor. Artık görmezden gelemeyeceğimiz bir tehdit.”