Moskova'da düzenlenen haftalık basın toplantısında Zaharova, ABD'nin İran'a saldırıları örtbas etmek için nükleer programla ilgili müzakereleri kullandığını vurguladı. Zaharova, "Müzakerelerin savaş hazırlıklarını örtbas etmek için kullanılması, diplomasinin açıkça itibarsızlaştırılmasıdır. Durumun planlandığı gibi gelişmediği ortada. Müzakere etme yönündeki çağrılar, güçlerin yeniden gruplandırılması ve askeri planların düzeltilmesi için uygun koşulların yaratılması amacıyla yapılıyor olabilir." ifadelerini kullandı.
Rusya'nın İran'a yönelik yaklaşımında değişiklik olmadığını aktaran Zaharova, "Müzakereler, ABD ile İsrail'in Orta Doğu'yu ve tüm dünyayı sürüklediği vahim krizden çıkmanın tek makul yolu. Bu kriz, nükleer felakete yol açabilir. Rusya, şiddetin sonlandırılmasından, uzun vadeli, sürdürülebilir çözüm amacıyla diyaloğun başlatılmasından yana. Bu konuda destek sağlamaya hazırız." dedi.
Zaharova, İran'ın nükleer stoklarının akıbetine dair, "Ne Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'nın ne de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile anlaşmanın buna herhangi bir sınır koymadığını, İran'ın bu konuda kendisinin karar verme hakkına sahip olduğunu" vurguladı.
İsrail'in Moskova Büyükelçisi Oded Joseph'in, Rusya'yı İran konusunda tek taraflı yaklaşım sergilemekle suçladığını anımsatan Zaharova, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti. Zaharova, Rusya'nın çatışma tarafı olmadığına dikkati çekerek, "Büyükelçinin açıklamaları, dostluk bağlarının güçlenmesine katkıda bulunmuyor." diye konuştu.
ABD ile Güney Kore'nin 9-19 Mart'ta gerçekleştireceği "Freedom Shield" ortak askeri tatbikatının savaşa hazırlık olduğunu belirten Zaharova, bu tür askeri faaliyetlerin gerginlik seviyesinin düşürülmesine katkıda bulunmadığını ifade etti.
Zaharova, Rusya'nın Amerikan tarafıyla temaslarda, istihbarat bilgilerinin Ukrayna'yla paylaşılmasının kabul edilemez olduğunu sürekli vurguladığını kaydetti.
Fransız Donanmasının, Akdeniz'de Rusya'nın "gölge filosuna" ait olduğundan şüphe edilen bir gemiyi durdurmasını değerlendiren Zaharova, "Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin bu tür eylemleri kabul edilemez ve 1982 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne aykırı." dedi.
Sözcü Zaharova, seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması için elindeki tüm siyasi, hukuki ve diğer araçları kullanacaklarını dile getirdi.




