ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Türkiye’nin F-35 programına geri dönüş ihtimali ile Rus yapımı S-400 hava savunma sisteminin geleceğini gündeme getirdi. Barrack, Washington’un Ankara ile iki başlıkta eş zamanlı görüşmeler yürüttüğünü belirtti ve Türkiye’nin F-35 programına geri dönebilmesi için S-400 sisteminin işletilmemesi veya elden çıkarılması gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, S-400 hava sisteminin Türkiye'nin savunması için kritik önemine dikkat çeken uzmanlar tarafından tartışmalara yol açtı.
Türkiye, Rusya'dan 2,5 milyar dolar karşılığında dört bataryadan oluşan iki S-400 sistemi satın aldı. İlk sevkiyat Temmuz 2019'da gerçekleşti ve ilk testler Ekim 2020'de yapıldı.
S-400’lerin iadesi veya ABD kontrolüne devri konusu, Türkiye açısından yeni bir mesele değil. Eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin, Türkiye’nin S-400 bataryalarını İncirlik Üssü’ne yerleştirmesi ve bu sistemlerin ABD kontrolüne geçmesi durumunda F-35 programına geri dönebileceğini öne sürdü.
Emekli Tümgeneral Rafet Kılıç, S-400'lerin Türkiye'nin savunma konsepti için hayati olduğunu vurgulayarak, sistemi iade etme niyetinin olmadığını belirtti. Kılıç, Barrack’ın açıklamalarının bağımsız bir ülkenin iç işlerine karışma anlamı taşıdığını ifade etti.
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal ise S-400'lere duyulan ihtiyacın Yunanistan’a karşı koruma sağlamak için gerekli olduğunu vurguladı ve Türkiye'nin S-400’leri elden çıkarması için bir sebep olmadığını söyledi.
Bu tartışmalar, Türkiye’nin savunma politikaları ve uluslararası ilişkilerindeki dinamiklerin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.





