Sadece ulaşımda değil, finansta da stratejik bir tercih

Dunya.comDunya.com1 SAAT ÖNCE
AA

Filo kiralama çözümleri günümüzde, şirketlerin operasyonlarının gerektirdiği araç ihtiyaçlarını hızlı ve esnek biçimde karşılamalarına olanak tanıyor. Kiralanacak araçların marka ve modeli, kiralama süresi veya yıllık kilometre hakkı gibi kriterler belirlenerek, işletmeye özel filo yapıları oluşturulabiliyor.

Bu doğrultuda yapılan anlaşmalarla araç filosu kısa sürede kullanıma hazır hale getiriliyor. Şirketler, operasyonel filo kiralama çözümleri sayesinde araç yatırımı yapmadan ihtiyaç duydukları filoyu kısa sürede kurarken, bakım ve yönetim yükünden de kurtuluyor. Sabit aylık ödemeler ve vergi avantajları ise nakit akışını rahatlatıyor.

Araç satın almak için sahip olma maliyeti başta olmak üzere yüksek bütçeler ayırmaktansa daha düşük maliyetlerle araç kiralama yoluna giden şirketler, aynı zamanda verimlilik anlamında çeşitli kazanımlar elde edebiliyor. Öncelikle kaynakların farklı yatırım ve büyüme alanlarında değerlendirme fırsatı bulan şirketler, filo kiralama ile yalnızca bir ulaşım çözümü değil, aynı zamanda stratejik bir finansal tercih yapmış oluyor.

Şirketlerin nakit akışında öngörülebilirlik imkanı sunuyor. Operasyonel kiralama sözleşmelerinde ödemelerin aylık ve sabit olması, şirketlerin nakit akışını daha öngörülebilir hale getiriyor. Ayrıca operasyonel kiralama için yapılan harcamaların gider olarak gösterilebilmesi, vergi yönetiminde de avantaj sağlıyor. Şirketlerin kiralama süresinin sonunda araçların ikinci el satış süreçleriyle uğraşma zorunluluğu bulunmuyor. Böylece şirketler hem zaman hem de iş gücü tasarrufu sağlıyor. Filo kiralama modeli, operasyonel yükleri azaltarak firmaların ana faaliyet alanlarına odaklanmasına imkan tanıyor.

Buna ilave olarak araçların yenilenen modelleri ile birlikte sunulan teknolojiler daha güncel şekilde takip edilebiliyor ve tüketimde tasarrufu önceleyen gelişmelere erişim daha kolay oluyor. Küresel filo kiralama pazarının büyüklüğünün 2024 yılında 213.4 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor ve bu seviyenin çeşitli sektörler ve coğrafyalarda güçlü bir büyümeyi yansıttığı görülüyor. Küresel pazarın 2025 yılından 2033 yılına kadar yüzde 6.9’luk yıllık bileşik büyüme oranı (YBBO) ile sağlıklı bir büyüme eğilimi göstereceği öngörülüyor.

Filo kiralama pazarının 2033 yılı sonuna kadar maliyet etkin filo yönetimi çözümlerine olan talebin artmasına ilave operasyonel verimliliğe duyulan ihtiyacın yükselmesi, kurumsal ve kamu sektörlerinde filo hizmetlerinin dış kaynak kullanımına yönelik olumlu eğilim nedeniyle 393.5 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Ulaştırma ve lojistik sektörlerinde gelişen mobilite ihtiyaçlarının neden olduğu söz konusu büyümenin dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik girişimleri doğrultusunda desteklenmesi bekleniyor.

Filo kiralama pazarının büyümesine yol açan en önemli faktörler arasında şirketlerin ya da kurum ve kuruluşların nakliye ve ulaşım maliyetlerini optimize etmek ile birlikte filo kullanımını iyileştirme ihtiyacının giderek artması bulunuyor. Farklı sektörlerdeki şirketler, sermaye harcamalarını azaltmak ve araç sahipliği ile ilgili finansal yükü hafifletmek için stratejik bir yaklaşım olarak filo kiralamayı giderek daha fazla benimsemeye başladı.

Kiralama, kuruluşların nakit akışını korumasına, amortisman risklerini ortadan kaldırmasına ve öngörülebilir aylık ödemelerden yararlanmasına olanak tanımakta ve bu durum özellikle değişken ekonomik ortamlarda şirketler için oldukça cazip bir seçenek oluşturmaktadır. Ayrıca, özellikle KOBİ’ler ve girişimciler arasında varlık ağırlıklı olmayan iş modellerine geçiş, bu şirketlerin önemli ön yatırımlar yapmadan mobilite operasyonlarında esneklik ve ölçeklenebilirlik arayışında olmaları nedeniyle filo kiralama çözümlerinin benimsenmesini hızlandırıyor.

Filo kiralama pazarının büyümesini hızlandıran bir diğer faktör olarak teknolojik gelişmeler de kendini gösteriyor. Telematik, IoT ve gelişmiş filo yönetim yazılımlarının entegrasyonu, kiralanan filoların izlenmesi, bakımı ve optimizasyonu konusunda bir dönüşüm başlattı. Gerçek zamanlı izleme, öngörücü bakım ve veriye dayalı içgörüler, filo operatörlerinin güvenliği artırabilmelerini, arıza süresini kısaltmayı sağlıyor ve genel verimliliğin iyileştirilmesine katkı sunuyor.

Diğer taraftan elektrikli araçlar (EV) ve hibrit modellerin filolara entegre edilmesi ya da filoların bu tür araçlar üzerinden kurulabilmesi, araç kiralama şirketlerine yenilikçi, sürdürülebilir mobilite çözümlerini müşterileriyle buluşturmak için yeni olanaklar tanıyor. Global boyutta hükümetlerin daha sıkı emisyon düzenlemeleri getirmek suretiyle yeşil ulaşımı teşvik etmelerine karşın, filo kiralama şirketleri portföylerini çevre dostu araçları da içerecek şekilde genişleterek sürdürülebilir iş uygulamalarına yönelik artan talebi yanıtsız bırakmıyor.

Yasal düzenlemeler filo kiralama çözümlerini teşvik ediyor. Araç veya operasyonel filo kiralama konusunda değişen düzenleyici ortam, küresel filo kiralama pazarını şekillendiriyor. Avrupa ve Kuzey Amerika gibi bölgelerdeki hükümetler, özellikle kamu sektöründe ve büyük işletmelerde filo kiralama modellerinin benimsenmesini teşvik eden politikaları uygulamaya alıyor. Bununla birlikte vergi teşvikleri, elektrikli araçlar için sübvansiyonlar ve destekleyici kiralama çerçeveleri, kuruluşların kiralık filolara geçişini kolaylaştırıcı bir unsur halini alıyor.

Ayrıca uyum gereklilikleri, güvenlik standartları ve çevre düzenleme yasaları kaynaklı zorunluluklar nedeniyle filo yönetiminin giderek karmaşıklaşması, daha çok şirketin filo operasyonlarını uzman kiralama sağlayıcılarına devretmesine neden oluyor. Kuruluşların temel iş faaliyetlerine odaklanma gereksinimi artarken düzenlemelerin getirdiği zorlukların üstesinden gelmeye çalışmaktansa, bu yükü filo kiralama şirketlerine devretme eğiliminin devam etmesi bekleniyor.

Hızlı kentleşme ve genişleyen lojistik ağları talebi artırıyor. Bölgesel açıdan bakıldığında günümüzde filo kiralama pazarında Avrupa hakim konumda yer alıyor ve onu Kuzey Amerika ile Asya Pasifik bölgesi izliyor. Çok uluslu şirketlerin güçlü varlığı, olgun finansal piyasalar ve iyi kurulmuş kiralama altyapısı Avrupa’nın bu sektördeki liderliğine katkıda bulunuyor.

Bununla birlikte Asya Pasifik bölgesindeki hızlı kentleşme ile birlikte genişleyen lojistik ağları ve Çin ile Hindistan gibi gelişmekte olan ekonomilerde artan araç talebinin desteğiyle sektörün bu bölgede küresel beklentilerden daha fazla büyüme göstermesi bekleniyor. Latin Amerika, Ortadoğu ve Afrika’da altyapı gelişimi ve modern filo yönetimi uygulamalarının giderek yaygınlaşmasıyla istikrarlı bir büyüme kaydediliyor.

Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin

Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin