Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianameye göre, üst düzey kamu kurumu yöneticilerinin elektronik imzası kopyalanarak birçok kişiye sahte diploma ve belge düzenlendi. Kamu kurumu yöneticilerinin e-imzasını kopyalayarak sahte diploma ve sürücü belgesi düzenlediği tespit edilen 134 kişi hakkında Mayıs ayında dava açılmıştı.
İkinci iddianamede yer alan 65 kişinin de davaya dahil edilmesiyle birlikte sanık sayısı 199'a çıktı. İddianamede, e-imzaların kopyalanma işleminin, elektronik sertifika sağlayıcı iki kuruluş aracılığıyla gerçekleştiği belirtildi. Sahte elektronik imzalar sayesinde, aralarında köklü üniversitelerin de olduğu çeşitli kurumlarının sistemlerine izinsiz giriş yapıldığı ve usulsüz diploma düzenlendiği kaydedildi.
İddianamede, şüphelilere ayrı ayrı yöneltilen suçlamalar arasında şunlar yer alıyor:
- Usulsüz e-imza üretimi ve kamu sistemlerine yetkisiz erişim
- Sahte lise, lisans ve yüksek lisans diploması düzenlemek
- Not ortalamasını yükseltmek
- Sahte ehliyet belgesi düzenlemek
- Ehliyet yazılı sınav ve direksiyon notunu değiştirmek
Soruşturma kapsamında 57 sahte üniversite diploması, 4 lise diploması ve 108 sahte sürücü belgesi düzenlendiği tespit edildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), şüphelilerden birinin ifadesinde geçen 400 akademisyenin usulsüz atandığı yönündeki iddiayı yalanladı. İddianamede, oldukça üst düzey isimlerin elektronik imzalarının kopyalandığı belirtiliyor:
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkan ve Başkan Yardımcısı
- Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Eğitim ve Öğrenim Daire Başkanı
- MEB Yönetim Bilgi Sistemleri Daire Başkanı
- 14 farklı üniversitenin Öğrenci İşleri Daire Başkanları
İddianame, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanıklar hakkında 5 yıldan 50 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İmza kopyalama işleminin nasıl gerçekleştiği de iddianamede detaylandırıldı. Kurumların sistemlerine erişebilmek ve işlem düzenleyebilmek için, kişiye özel elektronik imzalar kullanılıyor. Yalnızca yetkili kişiler erişim sağlayabiliyor ve e-devlet gibi ulusal sistemlere resmi veri girişi gerçekleştiriyor. İddianamede yer alan bilgilere göre sanıklardan bazıları, üniversite ve kamu kurumları ile çalışan resmi sertifika sağlayıcı iki şirketin çalışanlarıyla işbirliği içerisindeydi. Kamu kurumlarında kritik pozisyonlardaki yöneticilere ait sahte elektronik imzalar üretildi. Bu sayede sahte diplomalar düzenlendi ve YÖKSİS sistemlerine eklendi. Aynı şekilde MEB sistemlerine izinsiz erişim sağlanarak, usulsüz lise mezuniyet kayıtları oluşturuldu, sürücü belgesi yazılı ve direksiyon sınav sonuçları değiştirildi.
Hangi alanlarda diploma verildi? Psikoloji, Makine Mühendisliği, Mimarlık, Bilgisayar Mühendisliği, Siyaset Bilimi, Resim İş Öğretmenliği, İnşaat Mühendisliği gibi birçok alanda sahte diplomaların düzenlendiği bildirildi. 2 Ağustos'ta YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, kurum içi soruşturmanın derinleşeceği sinyalini verdi. Özvar, "Çok ciddi bir hadise. İki koldan soruşturma yapacağız. Hem biz hem de ilgili üniversiteler ayrı ayrı soruşturma yürüteceğiz" dedi. Özvar ayrıca, sahte diplomanın önüne geçmek ve cezai yaptırımları artırmak için yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ifade etti. Dosyadaki şüphelilerden biri olan A.T. ifadesinde, 400 akademisyenin usulsüz bir şekilde kadrolara yerleştirildiğini iddia etti. Z.K isimli liderin talimatları doğrultusunda hareket edildiğini ve bu şekilde 270 sahte imza üretildiğini belirtti. A.T. aynı ifadesinde, bu usulsüzlüğü yapan akademisyenlerin birçoğunun doçent ya da profesör unvanına sahip olduğunu savundu. DMM, 400 akademisyenin usulsüz atandığı yönündeki iddiayı yalanladı.
Soruşturma, 2024 yılına kadar uzanıyor ve ilk olarak elektronik sertifika sağlayan iki kuruluşun bayileri üzerinden usulsüz işlem yapıldığı tespit edildi. Gazi Üniversitesi'nde düzenlenen sahte diplomaların YÖKSİS sistemine eklendiği, ayrıca MEB bünyesinde sürücü belgesi sınav sonuçlarının değiştirilmesi gibi usulsüzlükler belirlendi. Soruşturma, bir üniversitenin iç denetimi sonucunda adli makamlara yapılan bildirimle başlatılmıştır. Şüphelilerin çoğu, Z.K. isimli kişinin organizasyonun başında olduğunu belirtti. İddianamede, Z.K'nın sahte elektronik imzaların oluşturulması ve usulsüz girişler yapmak gibi eylemlere katıldığı öne sürülüyor.




