Eda KOÇ/ ANKARA, (DHA) - ANKARA’da bazı kamu görevlilerine ait e-imzaları taklit ederek sahte belge düzenledikleri iddia edilen suç örgütüne yönelik, 26’sı tutuklu 123 sanığın yargılandığı 3’üncü davada yargılama başladı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, kamu görevlilerine ait sahte kimlik belgeleriyle e-imza vermeye yetkili şirketlere başvurularak, sahte elektronik imza çıkarılması ve bu e-imzalar aracılığıyla usulsüz sürücü belgesi ve eğitim sertifikası düzenlenmesine yönelik yürütülen soruşturmanın 3'üncü aşamasında 33 kişiye sürücü belgesi, 72 kişiye ise mesleki eğitim sertifikası oluşturulduğu belirlendi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 3'üncü aşama soruşturma tamamlanıp, 1’i örgüt yöneticisi, 18’i örgüt üyesi olmak üzere toplam 123 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, şüphelilerin ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Suç örgütüne üye olma’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanuna muhalefet’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak’, ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ ve ‘Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama’ suçlarından 4 yıldan 136 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılmaları talep edildi.
Ankara 23'üncü Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen davanın ilk duruşması bugün görüldü. Duruşmada sanıklardan çetenin lideri olduğu iddiasıyla yargılanan Ziya Kadiroğlu'nun da bulunduğu 26 tutuklu sanık, tutuksuz sanıklardan bazıları ve taraf avukatları hazır bulundu.
Tutuklu sanık Canan Özkan, savunmasında bilgisayarla ilgili iddia edilen işlemlerden ifade sırasında haberdar olduğunu belirterek, “Bilgisayarla ilgili sorulan soruların tamamını ilk kez ifade sırasında öğrendim. Yapıldığı iddia edilen işlemlerden de yine ifade esnasında haberdar oldum. Zaten iddia edilen şekilde, kar amaçlı ya da kurs, kayıt üzerinden yapılan işlemler benim bilgim ve kapasitem dahilinde değildir; bu tür işlemleri yapmam da mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Tutuklu sanık Ender Esen savunmasında, “Belgeyi alırken sahte olup olmadığını bilmiyordum. 9-10 yıllık işletme sahibiyim. Herhangi bir yerde kullanmadım bu belgeyi.” dedi.
Tutuklu sanık Fuat Tanış Arslan, savunmasında örgüt içerisinde yer almadığını ve suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Bu belgelere gerek duymadan zaten 30 yıldır kuaförlük yapıyorum. Örgütün içerisinde değilim, bile isteye bir şey yapmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu.
Tutuklu sanık Gökay Celal Gülen, savunmasında örgütle bağlantısı bulunmadığını ifade ederek, “Örgütle bağlantılı olduğum, hatta suçun sorumlusu olduğum ve bu yapının kadrosunda yer aldığım iddia edilmektedir. Bu durumda, ben neden gidip Ziya Kadiroğlu’ndan bir talepte bulunayım? Eğer iddia edildiği gibi örgüt üyesi ya da liderle bağlantılı biri olsaydım, bu işi kendim yapmam gerekmez miydi? Neden örgüt lideri olduğu öne sürülen bir kişiden böyle bir talepte bulunayım?” beyanlarında bulundu.
Sanık Kadiroğlu, suçlamaları reddederek, "Söz konusu araç ve gereçleri örgütü kuranın kullanması, temin etmesi gerekir. Bilgisayarla alakalı bir belgeye, bilgiye ve yeteneğe sahip değilim. Söz konusu araç gereçleri kullanabilecek yeteneğim yok. Ben herhangi bir örgüt yönetmiyorum. Buradaki kişiler günlük hayatta tanıdığım kişilerdir." dedi.
Beyanların ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, önceki dosya ile birleştirme talebinde bulundu. Savcı ayrıca; sanıkların üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, mevcut dava dosyasında tevsi tahkikatın henüz tamamlanmamış olması, delillerin karartılma ihtimali ile kaçma şüphesi bulunduğunu belirterek, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin, adli kontrol altında bulunan sanıkların ise mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, bu dosyanın önceki dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verirken, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin, adli kontrol altında bulunan sanıkların ise mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmetti. Duruşma, 16 Ocak'a ertelendi. (DHA)




