Saydnaya, Beşşar Esed rejiminin Suriye’deki işkence merkezlerinin başında geliyordu. Devrik rejim tarafından on binlerce Suriyeli bu hapishanede sistematik işkenceye maruz kaldı, binlerce kişi burada hayatını kaybetti. İşkence merkezi olan Saydnaya'ya götürüldüğü düşünülen ve kendilerinden bir daha haber alınmayan binlerce Suriyelinin ise akıbeti hala bilinmiyor.

Devrimin ardından Saydnaya Hapishanesi'nde tutulan binlerce Suriyeli özgürlüğüne kavuşsa da burada gördükleri işkence ve yaşadıklarını aradan geçen 1 yıla rağmen unutamıyor. Saydnaya’da yıllarca işkence gören ve devrimle birlikte özgürlüğüne kavuşanlardan biri de Şamlı Duğmuş. “O gün oraya girmekle birlikte hayatımda baştan sona bir felaket açıldı.”

Düğmuş, gözaltına alındıktan sonra başlayan işkence sürecini ve Saydanaya’dan kurtuldukları günü AA’ya anlattı. Devrik rejimin Doğu Guta ablukasının tanığı olan Duğmuş, 15 Ekim 2018’de kurulan bir pusuda gözaltına alınmış. Gözaltına alındıktan sonra Şam’daki Mezze Askeri Havalimanı’ndaki hava istihbaratına bağlı özel görevler birimine teslim edilmiş. Duğmuş, "248 numaralı" şubede bir süre tutulduktan sonra işkence ve ölümlerle anılan Saydnaya Askeri Cezaevi'ne gönderilmiş.

Duğmuş ve diğer tutuklular, cezaevine girişte dar demir merdivenlerden indirilerek, iki yana dizilen gardiyanlar tarafından coplanarak içeri sokulduklarını aktardı. Mezze’de bir hafta boyunca tek kişilik bir hücrede tutulan Duğmuş, işkence sürecinin Mezze’de başladığını belirtti. Hakkındaki suçlamaları reddettiği için işkenceye maruz kaldığını ifade etti.

Saydnaya girişte elbiselerinin zorla çıkartıldığını dile getiren Duğmuş, “Hepimize üstünüzde ne varsa çıkarın emri verildi. Çırılçıplak kaldık. Ardından bizi yere kapanmaya zorladılar. Her tutuklunun üzerinde 3–4 gardiyan, küfür ve hakaret eşliğinde vurmaya başladı.” dedi. İlk günler, cezaevinin tabiriyle "tanışma" faslının olduğunu ifade eden Duğmuş, ağır dayak ve psikolojik işkencelerin bu dönemin parçası olduğunu belirtti.

Yaklaşık 5 yıl boyunca Saydnaya’da tutulan Duğmuş, özgürlüğüne kavuştuğu 8 Aralık sabahını unutamıyor. O sabah, sirenlerin aniden ötmeye başladığını hatırladı. Devrimcilerin hapishanenin kapılarını açtığını ve dışarıda ne olduğunu bilmiyorlardı. Cezaevine ulaşan 20 kilometrelik yolun, tamamen yaya insanlarla dolu olduğunu ifade etti. Saydnaya’da binlerce kez kızını yeniden kavuşmayı hayal ettiğini anlatan Duğmuş, kavuşma anını ise “Onu koşarken gördüğüm an, dizlerimin bağı çözüldü.” şeklinde anlattı. Yedi yıl sonra kızını yeniden kucakladığını ve bu anın hayatının en güzel anı olduğunu vurguladı.