Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD Başkanı Donald Trump’ın davetlisi olarak Beyaz Saray'a tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretten yalnızca 2 gün önceye kadar ABD tarafından "özel olarak belirlenmiş küresel terörist" yaptırım listesinde bulunan Şara, Suriye'nin 1946'daki bağımsızlığından bugüne Beyaz Sarayı ziyaret eden ilk Suriye Cumhurbaşkanı oldu. Ziyaretin tarihsel ve sembolik öneminin yanı sıra masada birçok gündem maddesi bulunuyordu. Görüşmeden, Suriye’nin DEAŞ’a karşı koalisyona katılımı, İsrail’le muhtemel bir güvenlik anlaşması, Amerikan yaptırımlarının kaldırılması ve SDG’nin entegrasyonu gibi kritik konularda somut sonuçlar çıkması bekleniyordu.

Görüşme sonrası ortak basın toplantısının yapılmaması, toplantıdan çıkan sonuçlar konusunda bir muğlaklık doğursa da tarafların beklentileri, öncelikleri ve toplantı sonrası gelen çeşitli açıklamalar ekseninde çıkarımlarda bulunulabilir. Ayrıca Şara’nın görüşme sonrası Amerikan basınına verdiği röportajda vurguladığı noktalar ve Suriye Dışişleri Bakanlığından gelen açıklamalarla birlikte görüşmeye dair daha net bir resim ortaya çıkmış oldu.

Masadaki konular ve beklentiler
Beyaz Saray'daki görüşme öncesinde Trump yönetiminin Suriye'ye dair birinci gündem maddesi, Suriye ile İsrail arasında imzalanacak bir güvenlik anlaşmasıyken, Şara yönetimi içinse ABD'nin Suriye'ye yönelik ekonomik yaptırımlarının tamamen kaldırılmasıydı. Trump yönetiminin Suriye'ye Biden ve Obama döneminden farklı yaklaşması ve Esed rejiminin devrilmesi sonrası yeni döneme adapte olma çabası Şara yönetimi için büyük bir fırsat oluşturuyor.

Somut gelişmeler: Yaptırımların kaldırılması ve DEAŞ’a karşı koalisyon
Beyaz Saray'daki görüşme öncesinde Suriye heyetine yönelik bir karşılama töreni düzenlenmedi, toplantı basına kapalı yapıldı ve görüşme sonrasında liderler ortak bir basın toplantısı da yapmadı. Dolayısıyla görüşmenin sonuçları ilerleyen anlarda taraflardan gelen çeşitli açıklamalarla netleşti. Suriye tarafının beklentisi ekonomik yaptırımların tamamen kaldırılması olsa da Sezar yaptırımlarının kaldırılması için Amerikan Kongresi'nde alınacak bir karar gerekmesi sebebiyle görüşmeden bu yönde karar çıkma ihtimali zaten bulunmuyordu.

Çözüm bekleyen konular: YPG meselesi ve İsrail işgali
Geçtiğimiz aylarda İsrail ile Suriye arasında bir güvenlik anlaşmasının son aşamaya geldiği ancak İsrail'in son anda değiştirdiği anlaşma şartları sebebiyle müzakerelerin çöktüğü uluslararası basına yansımıştı. Her ne kadar ana görüşme ve Fidan'ın da katılımıyla yapılan üçlü Dışişleri Bakanları toplantısında SDG'nin Şam'a entegrasyonu konusunda çalışmaya devam etme iradesi tekrar beyan edilmiş olsa da mart ayında yapılan mutabakatın sahada herhangi bir uygulamaya geçmediği görülüyor.

Sonuç olarak, Şara'nın ABD ziyareti sembolik anlamının ötesinde sonuçları önümüzdeki süreçte görülecek önemli bir dönüm noktası anlamına geliyor. Başta Sezar Yasası olmak üzere yaptırımların kaldırılması ve ABD’nin DEAŞ’a karşı yalnızca Şam yönetimiyle kapsamlı bir işbirliğine gitmesi halinde, Suriye açısından önemli kazanımlar mümkün görünüyor. Ancak İsrail'in saldırıları ve işgali ile SDG'nin entegrasyonunda yaşanan sorunlar zaten iç savaşın ağır yükü altında zorlanan ülkenin kırılgan durumunun sürmesine sebep oluyor.