MHP lideri Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecini başlattı ve Öcalan’a PKK’yı lağvetmesi için çağrıda bulundu. Öcalan, bu çağrıya uydu ve PKK kendini lağvetti. Sembolikte olsa, silahların yakılmaya başlandığı belirtildi. TBMM, tüm partilerin katılımıyla bir komisyon kurdu ancak hiçbir somut adım atılmadı. İki aydır rapor yazılamadı ve süreç fiilen dondurulmuş durumda.

Neden donduruldu? Suriye’deki SDG’nin (Suriye Demokratik Güçleri) varlığı nedeniyle Ankara ve Şam, oradaki silahlı yapının yeni Suriye ordusuna entegrasyonunu istiyor. SDG, ABD destekli özerk yapıyı sürdürmek istiyordu, fakat ABD, Şam ile anlaşarak SDG’ye ihtiyaç kalmadığını duyurdu. Bu gelişmeler sonucunda Suriye’deki durum değişti ve SDG, hakim olduğu toprakların %60’ını kaybetti.

Yeni bir masa kuruldu ve nihai bir anlaşma sağlandı. Kürtlerin anayasal vatandaşlık çerçevesinde güvenceye alınacağı, Kürtçenin resmi dil olacağı gibi haklar tanındı. Askeri açıdan, Heseke ve Kamışlı’nın güvenliği Şam’a devredilecek ve SDG, belirli tugaylarla Şam ordusuna katılacak.

Ankara, SDG tugayları hakkında henüz açıklama yapmadı ancak bu süreçte hem SDG’nin hem de Şam’ın geri adım attığı görülüyor. Terörsüz Türkiye sürecinin önü açılmış durumda, ancak sürecin uzun süre askıda kalma riski bulunmakta. Medya tarafında ise son gelişmelerde bazı olumsuz başlıkların atıldığı ve bu durumun Türk vatandaşları arasında kırgınlıklara yol açtığı ifade ediliyor.

Sonuç olarak, Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyip ilerlemeyeceği ve bu süreçte medyanın tutumu büyük önem taşıyor.