Yeniçağ
Haber akışına dön

Sessizce İlerliyor Kalp Krizi Ve İnme Riskini Katlıyor: Kolesterolü Dengede Tutmanın 5 Altın Kuralı

Sessizce İlerliyor Kalp Krizi Ve İnme Riskini Katlıyor: Kolesterolü Dengede Tutmanın 5 Altın Kuralı

Kolesterol değerlerinin sağlıklı aralıkta tutulması, kalp ve damar hastalıklarına karşı korunmada büyük önem taşıyor. Uzmanlar, LDL olarak adlandırılan kötü kolesterolün yükselmesinin damar içinde plak birikimini hızlandırabileceğini, bunun da kalp krizi ve inme tehlikesini artırabileceğini belirtiyor. Peki, kolesterol seviyesini dengelemek için hangi önlemler alınmalı? İşte uzmanından öneriler...

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Uz, kolesterolün kontrol edilmesinin kalp sağlığının korunması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Vücudun ihtiyaç duyduğu yağ benzeri maddelerden biri olan kolesterol; hücre zarlarının oluşumunda, hormonların üretilmesinde ve D vitamini sentezinde görev üstleniyor. Ancak kandaki kolesterol miktarının normal sınırların üzerine çıkması, kalp ve damar sağlığını tehdit edebiliyor. Öte yandan, kolesterolün gereğinden fazla düşmesi de özellikle ileri yaştaki kişilerde beyin fonksiyonları bakımından olumsuz etkiler oluşturabiliyor.

Doç. Dr. Ömer Uz, kolesterolün kan dolaşımında taşıyıcı proteinler aracılığıyla hareket ettiğini belirterek bu maddenin, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) ve yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) olmak üzere iki temel tür üzerinden değerlendirildiğini aktardı.

Uz, LDL ve HDL'nin vücuttaki işlevlerine ilişkin şu bilgileri verdi: “LDL, kötü kolesterol olarak bilinir ve kanda gereğinden fazla bulunması halinde damarların iç yüzeyinde plak birikmesine zemin hazırlar. Ateroskleroz adı verilen damar sertliği gelişebilir; bunun sonucunda kalp krizi ve felç gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir. HDL ise iyi kolesterol olarak tanımlanır. Dokularda ve kan dolaşımında bulunan fazla kolesterolü karaciğere ulaştırarak vücuttan uzaklaştırılmasına katkıda bulunur. Bu nedenle HDL seviyesinin yeterli olması, kalp ve damar sağlığı açısından önemlidir.”

LDL yüksekliğinin kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda öne çıkan risk faktörleri arasında bulunduğunu vurgulayan Uz, damar sertliğinin damarların esnekliğini kaybetmesine, daralmasına ve kan akışının kısıtlanmasına neden olabildiğini kaydetti.

Uz, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Damar duvarlarında meydana gelen sertleşme ve daralma, dokulara ulaşan kan miktarını azaltarak kalp krizi ve inme riskini yükseltebilir. Kalbi besleyen koroner damarların tıkanması, kalp krizinin başlıca nedenleri arasındadır. Kolesterol kaynaklı risk yalnızca toplam seviyenin yükselmesiyle sınırlı değildir. LDL'nin yüksek, HDL'nin ise düşük olması da kalp ve damar hastalıklarına yakalanma olasılığını artıran önemli bir dengesizliktir.”

DOYMUŞ VE TRANS YAĞLARA DİKKAT

Kolesterolün sağlıklı seviyelerde tutulmasının hem kalp hastalıklarını önleme hem de yaşam kalitesini koruma bakımından önemine değinen Doç. Dr. Ömer Uz, beslenme ve günlük alışkanlıklarda yapılacak değişikliklerin bu süreçte etkili olabileceğini belirtti.

Kolesterolü kontrol altında tutmaya yönelik önerilerini paylaşan Uz, şu tavsiyelerde bulundu: “Beslenme düzeninde doymuş ve trans yağların miktarı azaltılmalı. Kırmızı et, tam yağlı süt ürünleri ve işlenmiş gıdaların tüketimi sınırlandırılırken zeytinyağı, avokado ve balık gibi sağlıklı yağ kaynaklarına öncelik verilmeli. Lif içeriği yüksek gıdalar, LDL seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olabilir. Sigara kullanımı ise HDL kolesterolü azaltarak damar sağlığını olumsuz etkiler. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapılmasını öneriyorum. Tempolu yürüyüş, koşu, yüzme ve bisiklet bu amaçla tercih edilebilecek egzersizler arasında yer alıyor.”

Kolesterol ölçümlerinin belirli aralıklarla yapılmasının risklerin erken fark edilmesine yardımcı olduğunu belirten Uz, kan tahliliyle elde edilen sonuçların gerekli durumlarda zamanında müdahale edilmesine olanak sağladığını ifade etti.

Beslenme ve egzersiz gibi yaşam tarzı düzenlemelerinin yeterli olmadığı durumlarda statin grubu kolesterol düşürücü ilaçların gündeme gelebileceğini belirten Uz, tedavinin kişiye özel planlanması gerektiğine dikkat çekti.

Uz, tedavi ve korunma sürecine ilişkin değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Kolesterol düşürücü ilaçlar, uygun hastalarda önemli yararlar sağlayabilirken doğru değerlendirme yapılmadan kullanıldığında ciddi yan etki riskleri doğurabilir. Kolesterol vücudun normal işleyişi için gerekli olsa da yüksek seviyelere ulaştığında kalp sağlığı açısından tehlike oluşturabilir. Dengeli beslenmek, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek ve düzenli egzersiz yapmak, kolesterolün yönetiminde temel adımlardır. Bunlara ek olarak sağlık kontrollerini aksatmamak ve gerektiğinde hekim tarafından uygun görülen tedaviyi uygulamak gerekir. Kalp sağlığını korumak, daha uzun ve nitelikli bir yaşam sürdürmenin önemli koşullarından biridir.”

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenicaggazetesi.com