Sigaranın neden olduğu zararlar halk sağlığını tehdit ediyor. Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Sekreteri Dr. Remziye Can, Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nda tanımlandığı şekliyle, tütün ürünleri içilen bir ortamda ana akım ve yanma, yakım akım dumanına maruz kalmayı ifade eden ikinci el duman maruziyetinin, yani pasif içiciliğin; kanserojenlere, üreme toksinlerine ve gelişimsel toksinlere maruz kalmaya yol açtığını vurguladı.
Dr. Can, tehlikenin yalnızca ortamda dumanın görülüp koklanmasıyla sınırlı olmadığını, üçüncü el duman maruziyetiyle birlikte riskin daha sinsi bir biçimde sürdüğünü belirterek, “Üçüncü el duman maruziyeti, insanların ikinci el duman maruziyetine bağlı toksik maddelerin yanı sıra dumanın ve buhar aerosollerinin havadaki ozon ile tepkimeye girmesi sonucu oluşan kanserojen maddelere maruz kalmasına neden olur” dedi.
Bu maruziyetin kalıcılığına dikkat çeken Dr. Can, bilimsel çalışmalarda tütün ürünlerinden çıkan artıkların odanın havalandırılmasından 12 saat sonra bile halen havada asılı kaldığının gösterildiğini, halı, perde ve duvar kâğıdı örneklerinde nikotin ve kanserojen maddelere rastlandığını ifade etti. Can, üç ay sonra yapılan yüzey analizlerinde dahi NNK adı verilen kanserojen maddenin varlığının tespit edildiğinin bildirildiğini aktararak, bu kirleticilerin yalnızca tek bir mekanda kalmadığını; apartman daireleri arasında hareketini sürdürdüğünün, apartman ve havalandırma boşlukları üzerinden taşınarak tütün ürünü içilmeyen diğer dairelere de bulaştığının saptandığını söyledi.
Dr. Can, aynı durumun taksi gibi toplu taşıma araçları için de geçerli olduğunu vurgulayarak, taksilerde yapılan bir çalışmada araç döşemelerinde yüksek yoğunlukta NNK tanımlandığını dile getirdi.
“Bağışıklık sistemini zayıflatıyor” başlığı altında üçüncü el duman maruziyetinin yol açtığı hasarları da sıralayan Dr. Can, bu maruziyetin kulak ağrısı ve baş ağrısından enfeksiyonlara karşı direncin azalmasına, hastalık riskinin artışından iyileşmenin yavaşlamasına kadar pek çok olumsuz etkiyi beraberinde getirdiğini belirtti. Astım ataklarının tetiklenmesi, solunumsal hastalıkların kötüleşmesi, DNA ve hücresel düzeyde hasarların oluşması nedeniyle kanser riskinde artış görülebileceğini ifade eden Can, bunun hem bireyler hem de yöneticiler açısından önemli ve endişe verici bir tabloya işaret ettiğini kaydetti. Tütün ürünü içmenin ve tütün dumanına maruz kalmanın insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu hatırlatan Dr. Can, pasif içicilik gibi üçüncü el duman maruziyetinin de hayatı tehdit eden kimyasallar içerdiğini vurguladı.




