Sofranın neşeli hafızası sergileniyor

Dunya.comDunya.com1 SAAT ÖNCE
AA

Eskişehir, festivalleri, senfoni orkestrası, tiyatro salonları ve müzeleriyle kendine özgü bir kültür sanat ortamına sahip nadir şehirlerimizden biri. Elbette bunda Yılmaz Büyükerşen vizyonunun büyük payı var. 2019 yılında açılan Odunpazarı Modern Müze, modern mimarisi ve çoklu içeriğiyle kente artı değer katan bir başka oluşum. Şehrin tarihi Odunpazarı evlerinin arasında yer alan binanın tasarımı dünyaca ünlü mimarlık ofisi Kengo Kuma and Associates (KKAA) imzası taşıyor. Hayata geçiren ise Eskişehirli mimar ve koleksiyoner Erol Tabanca. Gündüz olduğu kadar gece de semte hayat veren yapı, bölgedeki diğer kent müzeleri ile birlikte bir müze meydanı yaratmış adeta.

Ziyaret sebebimiz “Ferahfeza” sergisi, şu günlerde herkese iyi gelecek bir içerikle çıkıyor karşımıza. Ziyaretçilerini neşenin, kutlamanın, dostluğun, flörtün, komşuluğun ve paylaşılan tüm anların ardındaki ortak duygulara davet eden sergi, ağırlıklı Türk sanatçılardan ve dünya coğrafyasından farklı disiplinlerdeki isimlerini de bir araya getiriyor. Resim, heykel, yerleştirme, fotoğraf, video gibi çoklu bir skalada izlediğimiz yapıtlar, Abdülmecit Efendi’den günümüz sanatçılarına dek geniş bir zaman seçkisini içeriyor. İş Yatırım’ın ana destekçi olduğu “Ferahfeza”, sofranın yalnızca yemek yenilen bir alan olmadığını; konuşmanın, kutlamanın, yas tutmanın ve paylaşmanın merkezinde olduğunu hatırlatıyor bize, bir kez daha ve kendi dilinde.

İçine farklı müze ve sanat durakları ekleyebileceğiniz bir hafta sonu rotasında TCDD hızlı treniyle İstanbul’dan 3, Ankara’dan 1.5 saatte ulaşabileceğiniz Eskişehir’e yolunuzu düşürüp 13 Eylül’e dek Ferahfeza sergisini görebilirsiniz. Serginin küratörü Yağmur Elif Ertekin’e bu özenli çalışmanın detaylarını sorduk. Mottosu ve klasikten güncele uzanan içeriğiyle farklı izleyicileri bir araya getiren bir sergi Ferahfeza. Uzun süredir bir kutlama sergisi yapma fikri üzerine düşünüyorduk. Bir arada olmanın yarattığı umut, hafiflik ve keyif duygusunu hatırlatan; sergiden çıkarken izleyicinin içinde iyi bir his bırakan, rahatlatıcı bir seçki arayışı vardı. Bu süreçte sofra, çok erken bir aşamada serginin merkezine yerleşti. Sofra yalnızca yemek yenilen bir yer değil; insanların bir araya geldiği, konuştuğu ya da sustuğu, duygularını paylaştığı ve birlikte olma halini deneyimlediği bir alan. Bu yüzden sofra, anlatmak istediğimiz pek çok duygunun ve halin doğal bir ortak noktası haline geldi.

Ferahfeza, bildiğiniz gibi Türk müziğinde hem neşe veren hem de içinde hafif bir sızı barındıran bir makam. Ancak sergi bağlamında bizim için asıl belirleyici olan, kelimenin taşıdığı anlamdı: Ferahlatan, genişleten ve insanın içini açan. Serginin ismi baştan verilmiş kesin bir karar değildi; seçki şekillendikçe ve işler yan yana geldikçe, bu kelimenin serginin duygusunu en doğru şekilde karşıladığını fark ettik. Kutlama fikriyle yola çıktık ve farklı dönemlerden sanatçıların aynı seçki içinde bir araya gelmesi bizim için çok önemliydi. Farklı dönemlerden aynı meseleye yönelen bakışlara yer vermek, konuyu daha katmanlı ve bütünlüklü bir şekilde ele almamıza imkan tanıyor. Ferahfeza özelinde ise bir kutlama sergisi fikriyle yola çıktığımız için bu duyguyu tek bir dönemle ya da coğrafyayla sınırlamak istemedik. Aksine, çeşitliliği artırarak kutlama halini daha kapsayıcı ve evrensel bir noktaya taşımayı amaçladık.

Sofranın ve bir arada olmanın taşıdığı coşkuyu; neşesiyle, kırılganlığıyla ve farklı duygusal katmanlarıyla ancak bu çeşitlilik içinde görünür kılabileceğimizi düşündük.

Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin

Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin