Can Holding’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla "nitelikli dolandırıcılık", "vergi kaçakçılığı", "kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması", "suçtan elde edilen gelirlerin aklanması"na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.

Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği öne sürülmüştü.

Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı "Varlık Barışı Kanunu" kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.

MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün "nitelikli dolandırıcılık", "kaçakçılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği kaydedilmişti.

Soruşturma kapsamında 121 şirketin mal varlığına el konulmuş ve TMSF kayyum olarak atanarak 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzenledikleri operasyonda aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ'ın da bulunduğu 6 şüpheliyi gözaltına almıştı.

Adliyeye gönderilen ve savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden D.Ç, D.C, M.K. ve K.Ç. "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "kara para aklama" suçlarından, C.C. ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçundan tutuklanmış. Şüpheli Tekdağ ise aynı suçlardan "ev hapsi" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti. Hakimlik, D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C'nin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasına, şüpheli Kenan Tekdağ hakkında ise "ev hapsi" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti. Öte yandan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise Can Holding'e ait 10 şirkete daha kayyum atanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Can Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can da "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, "yönetme" ve "malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında, Can Holding AŞ'nin 22 Aralık 2024'te pay alım satım sözleşmesi ile Turgay Ciner'in sahibi olduğu Ciner Grubu çatısı altında faaliyet gösteren birçok medya kuruluşunu satın aldığı belirlenmişti. Söz konusu satın alma ve devir işlemlerinde, örgüt faaliyeti kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçuna yönelik şüphe ve tespitlerin bulunduğu anlaşılan soruşturma kapsamında, yurt dışında bulunduğu belirlenen şüpheli Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştı. Soruşturma devam ederken, yapılan incelemelerde Can Holding AŞ ile Ciner Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Park Holding AŞ arasında mali ve ticari bağların bulunduğu, bu bağ üzerinden gerçekleştirilen işlem ve faaliyetlerle suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına hizmet edildiği yönünde kuvvetli şüphe olduğuna ilişkin tespitler yapılmıştır.