İsmail Saymaz/Özel Haber

Bolu Belediyesi Başkanı Tanju Özcan, savcılıkta şu ifadeyi verdi: "Ben bu konuda jandarmada 28/02/2026 tarihinde ifade verdim, o ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim. Maddi hatadan kaynaklı yanlış yazıldığını düşündüğüm bir kaç hususu düzeltmek istiyorum. İfademin birinci sayfasında 17/11/2025 tarihli ön inceleme raporu başlıklı raporu daha önceki tarihlerde yani rapor tanzim edildikten sonra tarafıma tebliğ edildiğini hatırlıyorum ibaresi yanlış yazılmış. Zaten cümlenin devamından da yanlış yazıldığı anlaşılıyor, bu rapor tarafıma tebliğ edilmemiştir.

Şunu belirtmek istiyorum ki; Bolu'yu Seviyorum vakfı benim başkanlığını yaptığım, mahkeme kararı ile kurulmuş bir vakıftır. Bolu'yu Seviyorum Eğitim Ticaret A.Ş. bu vakfın iştirakidir. Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim. Bolu Bel A.Ş. İse bunlardan farklı olup %100 ü belediyeye ait olan bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim.

2024 yılında Bolsev adında bir vakıf kurduk, o dönem vakfın kurulması için mahkeme kararı bekleniyordu. Vakıf kurmamızın amacı Bolu ilindeki fakir ailelere, öğrencilere ve engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardım yapma amacıydı. Nihai amacı ise büyük bir huzur evi yapmak idi. Vakfı kurma kararımızdan sonra ben Bolu Belediye başkanı olarak bir çok yerde bu vakfa yardım yapılabileceğini söyledim. Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum. Bolu'nun ileri gelenlerinden, maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayır sever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim. Bunların dışında Bolu ilinde faaliyet gösteren bankalara da marketlere de bu şekilde yardım edebileceklerini söyledim.

Yapıldığı iddia edilen toplantıda yine vakfa yardım toplamak amacıyla yapılmış bir toplantıdır. Bu toplantıya Bolu içinde faaliyet gösteren bazı marketlerin temsilcileri katıldılar. Toplantıda da vakıf kurulduğunu, bu vakfın öğrencilere, yaşlılara, engellilere yardım yapacağını söyledim ve vakfa bağışta bulunup bulunamayacaklarını sordum. Özellikle büyük market yetkilileri doğrudan bağış yapamayacaklarını, ancak reklam vermek için ciddi bütçelerinin olduğunu, bu parayı reklam vermek suretiyle verebileceklerini söylediler. Toplantı günü kesinlikle reklam sözleşmesine ilişkin bir teklif metni ve mektubu verilmedi. Söylediğim gibi reklam konusu büyük market yetkililerin bunu bize söylemesi üzerine açıldı.

Dolayısıyla daha önceden reklam verme hususunda hazırlanmamız ve reklam teklifi verme planlamamız olmadı. Yine o gün kimse olumlu ya da olumsuz sonuç bildirmedi. Ben bu toplantıda toplantıya katılanlara "Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da..... vereceksiniz" şeklinde herhangi bir söylemim olmadı. Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinden söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim. Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiç biri ifadesinde bundan bahsetmemiştir.

Savcılık aşamasında alınan ifadeler sırasında bu sözlerden bahsetmişlerdir. Bununda şu nedenle olduğunu düşünüyorum. Bu tarihten yaklaşık bir ay kadar önce benim hakkımda bir soruşturma olduğundan haberim oldu. İfadesi alınan mağdurlardan bir kaç tanesi bana ifade verdiği konusunda bilgi verdi. Kendiliğinden bu bilgileri bana verdiler. Bana ifade sırasında savcıya ifade verirken Bolu Cumhuriyet Başsavcısı odaya geldiğini, kendilerine "başkan sizden para istedi mi" şeklinde soru sorduğunu, ifade veren kişilerin istemedi demesi üzerine "bazıları öyle demiyor, akıllı olun" diyerek odayı terk ettiğini söylediler. Bu nedenle sonradan verilen ifadelerin bana karşı olan husumet nedeniyle olduğunu düşünüyorum.

Dolayısıyla bu toplantıda kimseden zorla reklam sözleşmesi yapmasını istemedim. Yapılmaması halinde herhangi bir yaptırımda bulunacağıma ilişkin tavır göstermedim. Hatta bu konuda ısrarcı bile olmadım. Yapılan denetimlerin mevcut toplantı ile hiçbir alakası yoktur. Rutin denetimler de şikayet üzerine yapılan denetimler belediye başkanlığımızın asli görevlerindendir. Mağdurlar idari tahkikat kapsamında bu iddialarından bahsetmemişlerdir. Daha sonradan çıkan ifadelerin art niyetli olarak verildiğini düşünüyorum.

Ayrıca mağdurlara yönelik icbar durumunun olmadığı şuradan da bellidir. Bu marketler iddia edilen denetimler sonrasında da marketler açmışlardır. Biz belediye olarak bu marketlerin açılması için ruhsat veriyoruz. İcbar durumu olsaydı biz ruhsat verme işleminde de zorluk çıkartmamız gerekirdi. Alınan ifadelerden bu konuda herhangi bir zorluk çıkarttığımıza dair bir iddia yoktur.

Özetlemem gerekirse, icbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam. Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı. Ben yardım yapılması gerektiğinde açıkça yardım istediğimi zaten belirtirim. Hatta SMA hastası Rüzgar bebek ile ilgili şuan kampanyamız vardır. Onun içinde açıkça yardım istiyoruz. Ayrıca bunun dışında Bolu spora, Bolu ilinde yapılan camilere, konserlere, fuarlara da yardımda bulunulması için hayırseverlerden ricacı oluyorum. Yani sadece kendi vakfımız için değil Bolu'nun yararına olan her şey için yardım talep ederim.

Ben toplantıya katılanlara herhangi bir icbar durumunda bulunmadım. Zaten bu şekilde bir hatıra fotoğrafı çekilmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.

Soruldu: İdari tahkikat kapsamında vermiş olduğum yazılı beyanda toplantı yapılmadığını söyledim ancak bu durum şundan kaynaklıdır. Bu yapılan görüşmeler esasında resmi bir toplantı değildi ve bu şekilde günde 7-8 tane görüşme gerçekleştiriyorum. Bu nedenle ilk yazılı ifadem de anımsayamadığım için toplantı yapılmadığını söylemiştim. Şuan verdiğim ifadem doğrudur.

Soruldu: Belediye başkan yardımcısı Süleyman Can'ın market sahipleri ya da yöneticileri ile görüşüp görüşmediği konusunda herhangi bir bilgim yoktur. Ben bu şekilde bir görev vermedim. Böyle bir görev vermiş olsam daha sonra kendim bir toplantı yapma ihtiyacı duymazdım.

Soruldu: Ali Sarıyıldız belediye meclis üyesidir. Aynı zamanda Bolsev Vakfının yönetim kurulu üyesidir. Benim gibi kurucu beş üyesinden birisidir. Mali müşavir olması sebebiyle vakfın sayman üyesi olarak görev yapar. Ali Sarıyıldız vakfın bütün gelir giderlerini, yapılan bağışları, burs ödemelerini, hastalara yapılan yardımları takip ederdi. Ali Sarıyıldız'a marketlere yapılan reklam sözleşmeleri ile ilgili herhangi bir görev vermedim. Haricende bir bilgim yoktur.

Soruldu: Ben Bolu encümeni doğal başkanıyım ancak işlerimin yoğunluğu nedeniyle encümen toplantılarına 7 yılda sadece 2 defa katılabildim. Bu süre zarfında en az 20 tane encümen üyesi olmuştur. Bu zamana kadar encümenin vermiş olduğu hiçbir karara talimatım, telkinim ve talebim olmamıştır. Gerekirse bu kişiler dinlenebilir. Marketlere verilen cezalara istinaden de herhangi bir görüşmem, talimatım, telkinim olmamıştır. Ben toplantılara katılmadığım için encümen kararları bana gönderilmez. Bazen vatandaşlar encümen kararına karşı itirazda bulunmak için geldiklerinde ben kararı encümen vekiline havale edip gönderirim. Bu market yöneticileri de verilen encümen kararları üzerine bana gelerek yahut belediyemize başvurarak herhangi bir talepte bulunmadılar. Dolaylı yoldan dahi iletişime geçmediler. Belediye neden bu şekilde bir uygulama yapıyor gibi bir soruya da hiç muhatap olmadım. Zaten verilen kararlar doğru ki mahkeme tarafından da itirazlar çoğunlukla reddedildi.

Soruldu: (Adem Keskin'in 27/08/2024 tarihli idari tahkikat kapsamında alınan ifadesi okundu/soruldu); A 101 marketlerinin ciosunun benden randevu talep ettiği hususunu hatırlamıyorum. Kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı, Ali Sarıyıldız'ın herhangi bir görüşme yapıp yapmadığını bilmiyorum. Ali Sarıyıldız ile A 101 marketlerin reklam yapma teklifi hususunda herhangi bir görüşmemiz olmadı. Eğer benim böyle bir görüşmem olsaydı bu kadar büyük firmalar için 10.000 TL lik sözleşme yapmak istemezdim.

Soruldu: (X (twiter) isimli hesaptan 18/11/2024 tarihinde @tanjuozcanchp isimli hesaptan paylaşılan video içeriği okundu/soruldu); vakfımıza yapılan yardımlar ile ilgili bana bilgi verdiler. Vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmemizi istediler. Bende vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmek amacıyla ve vakfımız adına yapılan hizmetleri paylaşmak amacıyla bu videoyu çektim. A 101 ve ŞOK marketin yardım yapmaması nedeniyle üzüldüm ve bu durumu bu şekilde ifade etmek istedim. Esasında bu açıklamamda dahi icbar bulunmadığım ortadadır.

Soruldu: Normalde zabıta ekiplerimizin yapmış olduğu denetimlerin hepsinden benim haberim olmaz. Zaten işim itibarıyla da tek tek bu konularla ilgilenmem mümkün değil. Sadece Kartalkaya yangınından sonra yangınla ilgili hususlarla ilgili yapılan denetimlerin bir kısmından bilgim oluyor. Bunun dışında yapılan denetimleri ve teftişlerle ben ilgilenmiyorum, görevli kişiler bu konularla ilgileniyorlar.

Olaya ilişkin ifadem bu şekildedir ayrıca şunu belirtmek istiyorum. Yapılan göz altı nedeniyle ve vakfımızın bugün itibarıyla ihtiyacı olan öğrencilere burs verecek olması ve bu işlemi yapabilmek için yetkili kişi olan ben ve Ali Sarıyıldız'ın burada bulunması nedeniyle öğrencilere burslarının yatamayacak olmasının üzüntüsünü yaşıyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir.