Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katıldığı ve ikili temaslarda bulunduğu Hollanda'nın Lahey kentinden dönüşte uçakta gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.
Değerli arkadaşlar, sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla selamlıyorum. Avrupa Atlantik güvenliğinin krizler, çatışmalar ve savaşlarla sınandığı bir dönemde Lahey Zirvemizi gerçekleştirdik. Uluslararası basın toplantısında zirveye ve alınan kararlara dair detaylı bilgilendirmeyi yaptım. Müttefiklerin savunma harcamalarını artırmaları, en öncelikli gündemdi. Savunma harcamalarının, 10 yıllık sürede gayrisafi yurtiçi hasılalarımızın yüzde 5'i düzeyine çıkartılmasında mutabık kalındı. Esasen yüzde 5'i yakalamaya en yakın ülkelerden biriyiz. Bunun için müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılması çok önemli. Keza, Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin, milli savunma ve güvenlik girişimlerine katılımının garanti altına alınması gerekmektedir. Müttefiklerin Ukrayna'ya destekleri ve savaşın akıbeti, zirvede en fazla konuşulan bir diğer konuydu. 24 Haziran günü Hollanda Kralı'nın ev sahipliğindeki akşam yemeğine Ukrayna Devlet Başkanı, kıymetli dostum Volodimir Zelenskiy de katıldı. Türkiye olarak, bu acımasız savaşın adil ve kalıcı barışla sonlandırılması için çabalarımızı sürdürüyoruz.
Gazze'de Filistin halkına yönelik soykırıma bir kez daha dikkat çektim. İsrail'in güvenliğinin ancak komşularının istikrar ve refahından geçtiğinin altını çizdim. İran-İsrail arasındaki çatışmaları da etraflıca görüşme fırsatımız oldu. Ateşkesin kalıcı olması bu aşamada çok ama çok önemli. Zirvede birçok ikili görüşme de yaptım. ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hollanda Başbakanı Dick Schoof, Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Görüşmelerde tüm bu ülkelerle ikili ilişkilerimizi, Ukrayna-Rusya Savaşı, İsrail-İran gerilimi, Gazze’deki insani kriz, Suriye’deki son durum gibi gündem başlıkları başta olmak üzere birçok konuyu ele aldık.
Bu zirvenin Türkiye için bir başka önemli yönü, gelecek sene zirveye ev sahipliği yapma önerimizin kabul edilmesiydi. 2026 yılında NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak, müttefiklerimizi bu vesileyle inşallah Türkiye'de ağırlayacağız.
Dostum Trump ile verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Sayın Trump ile ikili ilişkilerimizden NATO ortaklığına, bölgesel ve küresel meselelere kadar pek çok başlığı ele aldık. Biliyorsunuz, ABD ile 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefimiz var. Bu hedefe ulaşmak arzusundayız. Gazze'deki insani krizin sona erdirilmesinin önemini vurguladık. Türkiye'nin bu konuda tarihi ve vicdani sorumluluğu var. Sözlerimizi Trump'a da ilettik ve kendisi de bu konuda olumlu yaklaştı.
15 Temmuz'dan bu yana devletimizin tüm kurumlarında FETÖ ile mücadele, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ve kararlılıkla sürdürülüyor. FETÖ'nün ülkemiz için nasıl büyük bir tehdit olduğu, bugün daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. 15 Temmuz ruhunu unutmamak gerektiğinin, son operasyonlardan sonra herkes tarafından anlaşıldığını sanıyorum.
Hava savunma sistemi sadece S-400 ile bitmiyor. Çok katmanlı bir sistemler bütünü oluşturmanız şart. Füze kabiliyetlerimizi artırmamız lazım. Türkiye’nin savunma sanayinde dışa bağımlılığı azaltan hamleler yaptığını vurguladım. Enerjide de kendi kaynaklarımızı artırmak için yoğun bir çalışma yürütüyoruz.
Türkiye, çatışmaların çözümünde diplomasiye önem vermekte. Barış kapılarını ardına kadar açarak, bölgemizi ve dolayısıyla dünyamızı rahatlatmak gereklidir. Suriye’nin yeniden bir ve bütün hale gelmesi için yeni yönetimi destekliyoruz. Türkiye olarak biz kendi enerji kaynaklarımızı artırmak için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Gazze özgür olacak ve Filistin toprağı olarak özgürce yaşayacak.
Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz. Trump ile yürütülen yapıcı temaslar bazı zorlu konularda anlayış köprülerinin kurulmasına da imkan tanımıştır. Türkiye, barışın tesisi için diplomatik tüm olanakları kullanmaya ve uluslararası iş birliğine öncülük etmeye hazır.
Biz, “nasıl olsa birinden alırız” anlayışıyla köşemizde otursaydık, bunlar olur muydu? Olmazdı. Kendi İHA'mızı, SİHA'mızı, milli muharip uçağımızı ürettik. Türkiye, barışın tesisi için, diplomatik tüm olanakları kullanmaya ve uluslararası iş birliğine öncülük etmeye hazır. Yeni anayasa talebi milletin huzuruna her çıktığımızda yeni anayasa yapmayı vadettik. Bu sadece bizim vaadimiz değil. Diğer partiler de bu sözü verdi.






