İran ile ABD arasında yürütülen nükleer müzakerelerin barışla sonuçlanması bölgenin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Alternatifinin bir savaş olduğunu vurgulayan gözlemciler, sürecin kritik bir eşikte ilerlediğine dikkat çekiyor. Müzakerelerin başarısız olması durumunda bölgeyi sarsacak bir savaşın fitili Eylül'de ateşlenebilir. Türkiye süreci yakından takip ediyor. Hürriyet Gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, İran-İsrail-ABD üçgeninde yeni bir savaşın fitilinin ateşlenip ateşlenmeyeceğine dair görüşlerini bugün köşesinde kaleme aldı.
İRAN’la ABD arasındaki müzakerelerin anlaşmayla sonuçlanmasını çok istiyorum. Çünkü bunun alternatifi savaş demek. The New York Times gazetesi, Netanyahu’nun Beyaz Saray’ı ikinci kez ziyareti sırasında Trump’a İran’ı vurma planını ilettiğini yazdı. Trump’ın ise İsrail’in saldırı planını reddederek İran ile nükleer müzakere yolunu seçtiği ifade edildi. Trump, İsrail’in İran’a yönelik saldırı planını ötelediği yönündeki soruya, “Ben bunu öteledim demezdim ama bunu yapmak için acele etmiyorum” cevabını verdi. Ucu açık olan bu yanıt her kelimesiyle ayrı bir şekilde değerlendirilmeyi hak ediyor. Çünkü barışla da savaşla da sonuçlanabilecek kritik bir sürecin içindeyiz.
TÜRKİYE VE İRAN Netanyahu, 7 Nisan’da Beyaz Saray’a yaptığı ziyarette iki başlık üzerinde duruyor: 1-Türkiye’yi şikâyet ediyor. 2-İran’ı vurma planını sunuyor. Türkiye’de kafamız iç siyasetle meşgul olduğu için Trump’ın, Netanyahu’ya verdiği tarihi ayarı yeterince değerlendiremedik. Bu, Amerikan Başkanı tarafından Netanyahu’ya çekilen bir “One minute” idi.
Trump ise savaştan önce diplomasiye şans tanınması gerektiğini söylüyor. İran’la nükleer müzakerelerin başlaması yolunu seçiyor. Trump’ın müzakere yolunu seçmesi Netanyahu’yu memnun etmiyor. Ancak söz konusu ABD Başkanı Trump olunca kabul etmekten başka şansı yok. ABD ile İran arasındaki görüşmeler Umman’ın ev sahipliğinde başladı. Çarşamba günü teknik heyetler görüşecek, cumartesi günü ise İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Witkoff, üçüncü kez bir araya gelecekler. Şimdilik görüşmelerin olumlu yönde ilerlediği söyleniyor.
Müzakereler iki başlık halinde sürdürülüyor: 1- İran’ın nükleer çalışmalarının denetimi. 2- İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması. İran büyük bir devlet hafızasına sahip, diplomasinin imkânlarını iyi kullanan bir ülke. ABD Başkanı Trump ise anlaşma yaparak İsrail’in İran’ı vurmasını önlemek istiyor. Çünkü Trump, İsrail-İran savaşının bölge açısından bir felaket olacağının farkında.
EYLÜL AYINA DİKKAT Bu, İsrail’in saldırı ihtimalinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Askıya alınmış durumda. Peki ne bekleniyor? ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler başarısızlıkla sonuçlanırsa, o zaman İran’a saldırı ihtimali kapıda demektir. Yabancı kaynaklar eylül ayına işaret ediyor. İran’ı vurma planlarının eylül ayına göre revize edildiği söyleniyor. Batılı kaynaklar İsrail’in vuracağı yönünde. ABD’nin İran’ı vurmayacağı ama İsrail’in vurmasını da engellemeyeceği söyleniyor. Bu da çok tehlikeli.
TRUMP-ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ Bu sürecin önemli kilometre taşlarından biri ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasındaki görüşme olacak. Trump’ın mayıs ayında çıkacağı Ortadoğu turu kapsamında ülkemizi ziyaret etmesi bekleniyor. Eğer ABD ile İran arasındaki müzakereler başarıyla sonuçlanmazsa, o zaman Erdoğan-Trump görüşmesinin gündem maddelerinden birini de İran konusu oluşturacak. Erdoğan, İsrail’in İran’a saldırmasına elbette ki karşı çıkar. Bunu bölgemiz açısından tehlikeli bulur. Ama Türkiye’den bu savaşta tarafsız kalması ve Suriye’nin hava sahasının kullanılmasına engel olmaması istenebilir. Dilerim savaş değil barış çabaları kazanmış olur.




