Göztepe bir tuzak takımı. Özellikle savunması uzunlardan kurulu bir ekip. Topu talep eden, topla oynamayı seven bir takım değil. 1,87 boy ortalaması ile havalı bir takım. İşte o Göztepe özellikle maçın ilk yarısında Galatasaray'a tuzak kurup havadan oynamaya mecbur etti. Galatasaray'ın bütün kenar ortalarında Göztepe'nin uzun boylu savunmacıları, topu adeta bir mıknatıs gibi çekip etkisiz hale getirdi. Yani Göztepe kendi oyununa uydurdu Galatasaray'ı. Galatasaray'ın bu kadar uzun boylu bir takıma karşı havadan oyunu tercih etmesine bir anlam veremedim. Galatasaray, ilk yarıda Göztepe savunmasını bu yüzden aşamadı. Galatasaray'ın Sallai'nin serbest vuruşundan gelen golü de bir şans golü oldu aslında. Sallai vurdu, önce Rachard Akonnor'a sonra da Davinson'a çarpan top, Göztepe filelerine gitti. Göztepe'nin golü ise adeta 'geliyorum' dedi. İzmir ekibinin üç dakikalık yoğun baskısında Jankat üst üste kurtarışlar yaptı ama sonrasında Göztepe'nin Miroshi ile golü geldi. Okan Buruk, ikinci yarıya başlarken yeni transfer Batrakov'u sahaya sürdü. Galatasaray ikinci yarıya tahrip gücü yüksek bir futbolla başladı. Önce Yunus, sonra da üst üste Osimhen ile Göztepe kalesini şut bombardımanına tuttu Cimbom… Bu net pozisyonlardan gol çıkaramadı, çünkü Göztepe kalecisi Luka Gugeshashvili muazzam kurtarışlar yaptı. İlk yarıda Göztepe'nin adeta uyuttuğu Aslan, ikinci yarıda Batrakov'un da girişi ile kükremeye başladı. Osimhen'in jeneriklik topuk pasını Gabriel Sara gole çevirerek Rams Park'ın tribünlerini bayram yerine çevirdi. Zaten maçtan önce 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutlamaya başlayan sarı-kırmızılı taraftarlar, Sara'nın golü ile bir anda çifte bayram yaşadılar. Galatasaray öne geçtikten sonra Göztepe kalesinde inanılmaz goller kaçırdı. İkinci golde katkısı olan Batrakov, Galatasaray'ın hücum gücüne büyük renk kattı. Galatasaray'ın ikinci yarıdaki baskısı ve son dakikalarda Gözetepe'nin yüklenişi müthişti. Ceza sahasında Akonnor, Osimhen'in ayağına vurunca VAR'dan uyarı geldi. Mehmet Türkmen, VAR monitöründe pozisyonu izleyerek penaltıyı verdi. Osimhen, Galatasaray adına farkı getirirken; Göztepe'de hamle üstüne hamle geldi. İkinci yarıda bu kadar iyi oynayan Galatasaray'ın taç atışından gol yemesi düşündürücü. Oyuna girer girmez ceza sahasında kendisini unutturan Juan farkı bire indirdi. Dün gece Galatasaray'ın uzay golcüsü Osimhen'in durmaya niyeti yoktu. Sallai'nin ortasında adeta gökyüzüne yükselen Osimhen muazzam bir kafa golü attı. Ama VAR'da incelenen bu gol, ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Oyunun son bölümünde Göztepe daha fazla topla oynayıp, beraberlik golü için yüklendi. Ama Galatasaray savunmada dikkatliydi. Dünkü maçta tek devre oynayan Batrakov, tam bir modern 10 numara. Önde çok hareketli ve kıvrak. Osimhen ile uyumu da çok iyiydi. İlk izlenimim tam bir nokta atışı transfer 'Rus Hagi' Batrakov! Gündüz saatlerinde Leao'nun transferi, akşam saatlerinde 50 bini aşkın Aslan yüreklinin Rams Park'ta 30 Ağustos coşkusu ve gelen galibiyet! Daha ne olsun! Adeta üç bayramı birden yaşadı Galatasaraylılar dün! Göztepe ise son bölümde çok iyi oynadı. Bu Göztepe ligde çok büyük işler yapar! Galatasaray ilk yarıda top tutamadı, hızlı pas yapamadı, kanatları etkili kullanamadı. Önde baskı yok beklenen tempolu oyunu bir türlü kuramadı. Savunma ise pamuk gibi. Takımın ateşleyicisi Torreira'nın sanki barutu bitmiş. Tek hücum planı savunmadan Osimhen'e uzun top şişir, arkadan seyret, gol bekle. Galatasaray'da inanılmaz mental ve fiziksel çöküş var. Göztepe fiziksel mücadeleyi seven, 3'lü savunma yapan, kanatları hücuma katılan, kolay teslim olmayan, duran toplarda etkili geçiş oyununu iyi oynayan dominant bir takım. Galatasaray hücumlarında 5-3-2 ile topun arkasına geçip savunmayı kalabalık tutarak açık alan bırakmadılar. Galatasaray, Batrakov ile ikinci yarıda etkili başladı. Osimhen tek başına takım. Oynadı, oynattı, ateşledi, gol attı attırdı. Maçın adamı ve galibiyetin mimarıydı. Galatasaray galip geldi lakin oyununda sorunlar var. Mehmet Türkmen şunu bilmeli hakemlikte esas olan; sahada kendini göstermek, görünür kılmak değil oyunu görünür, seyredilir kılmaktır. Basit temaslara faul çalmayacağız mottosu ile başladılar lakin 3. haftada seviye atladılar(!) uydurma faullere geçtiler. İlk gol öncesi Yunus'a yapılan çekme faul ve frikik doğru ama Henrique'ye sarı eksik kaldı. 59'da Galatasaray lehine verilen penaltı sahada hakemin işi dikkatsiz bir temas hakem verir veya vermez ama VAR'ın işi değil. 70'de Barış kolunu araç olarak kullanıyor sarı doğru. 86'da Göztepe'nin penaltı beklentisinde Sanchez'in bacakları arasından seken topta VAR neyi 1.5 dakika izledi anlamış değiliz. Yazık... Gerek İstanbul'da gerekse İzmir'de G.Saray-Göztepe maçları, çok çekişmeli geçiyor. Özellikle G.Saray, Göztepe'nin oturmuş sistemine karşı kazanırken hep zorlanıyor. G.Saray yine oflayarak, puflayarak renktaşına karşı zor bir galibiyet aldı. Oyuna kötü başlayan ve ilk 15 dakikada Jankat'ın iki net kurtarışıyla ayakta kalan G.Saray, Miroshi'nin golüne engel olamadı. Göztepe, uzun toplarla hücuma tehditkar olarak çıktı, yenilen golde Sara'nın siper olacağı yerde toptan kaçması çok şaşırtıcıydı. Barış'ın Jakobs ile solda etkisiz kalışı, G.Saray'ın hücum etmesini engelledi. Sallai ve Yunus sağda daha çok istekliydi. Beraberlik golünde Sallai'nin sert vuruşunda topun Sanchez'e çarpıp gol olması, G.Saray adına büyük şanstı. Okan hocanın, ikinci yarı sakatlanan Abdülkerim'in yerine savunmaya Lemina'ya oturtması, Sara'yı Torreira'nın yanına çekmesi, 10 numaraya da yeni transfer Batrakov'u monte etmesi, G.Saray'ın Göztepe önünde etkili bir oyun oynamasını sağladı. Osimhen, G.Saray'ın her şeyi olmaya devam ediyor. Koşuyor, mücadele ediyor, sorumluluk alıyor, tribünleri ateşliyor, sürekli arkadaşlarının enerjisini yukarı çekmeye çalışıyor. Sara'nın attığı golde, verdiği topuk pası mükemmeldi. Kendisinin penaltıdan attığı gol öncesi rakipten topu çalıp darbeyle yere düşmesi, çabukluğunun ve aklının eseriydi. Osimhen'in attığı ikinci gole yazık oldu çünkü havada resmen asılı kaldı. Kafayı vurdu, golü attı ama ayağının ucuyla ofsayta takıldı. Leao'nun gelişi, takımda rekabeti artıracaktır. Çabukluğu, takipçiliği ile ön plana çıkan Batrakov da oynadıkça G.Saray'a ciddi katkı verecektir. Göztepe büyük gizemler barındıran bir rakip değil. Göztepe ligin en çok faul yapan ve uzun boy ortalamasına sahip takımı. Yerden ilerlemek, ikili mücadelelerden kaçınarak, bol pasla oynamak şart. Dün akşamki ilk yarıda olduğu gibi yandan ortalarla (hem de Barış ve Yunus'la) şansın hayli az. Teknik heyetin vasat bir futbolsever kadar dahi rakibini analiz etmediği şüphesi uyandı. Galatasaray kornerden yediği golden önce taçtan yiyordu... Buruk'un öğrencileri Davinson'la bir şans golü bulup, Osimhen'in neden 75 milyon ettiğini gösteren pasıyla Sara'yı buluşturduğu topla öne geçti. Kendi evinde Çorum'u yenemeyen Cimbom, "Taçtan gol yeme" başarısını göstererek maçı yeniden komaya soktu. Devler Ligi başlıyor ve Galatasaray evinde orta sıra takımlarıyla başa baş oynuyor. Bu endişe verici hal sadece transferlerin geç gelişiyle açıklanamaz. Neden Leao iyi transfer? Çünkü Okan Hoca bu tip aşırı duygusal oyuncuları iyi yönetebiliyor. Çünkü Osimhen'i (kulübede beklemeden) yedekleyebiliyor. Sorular; Barış Alper n'olacak? Sane artık vitesi dörde hatta beşe atabilecek mi? Batrakov beklenen sıçramasını Türkiye'de gerçekleştirebilecek mi? Mesela; Sane'yi de yüksek potansiyel hücum hattına kazandırabilecek mi? Uğurcan ve stoper ikilisi yeniden CL seviyesine erişecek mi? Beklerden çok fazla umut da yok yapacak da bir şey yok. CL standartının hayli altındalar. Okan Buruk için en büyük soru işaretiyse orta sahada. Ortadaki rotasyona minimum bir Salih Özcan (Milan'dan Fofana'nın adı geçiyor) bulunabilecek mi?
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin