İlk devre 0 -2 bitti ama daha fazlası da olabilirdi. Bu 'olabilirler'in çoğunu heba eden de Victor Osimhen'den başkası değildi. Şut aramak yerine pas düşünse en azından İlkay Gündoğan bir gol atabilirdi ilk devrede. Daha çok ve daha doğru pas yapan Galatasaray 60'ların ortasına kadar oyunu da skoru da elinde tuttu. Hatta Osimhen'in bitiriciliğine bu denli güvenmeseler maçı daha farklı kazanabilecek kadar pozisyonları vardı. 60'lardan sonra Antalya oyuna kısa bir süreliğine döndü ve 69'da Sander Van De Streek ile golü buldu ama hepsi bu kadar. Galatasaray yine üstündü ama tercih problemleri sürüyordu. Örneğin 75. dakikadaki hücumda Barış Alper Yılmaz solundaki Osimhen'e değil sağına gönderse pası pozisyon gole daha uygundu. Galatasaray biraz son maçların skorları, dahası futbolun politik dili vesilesiyle hayli gergin bir iklimde çıktı bu maça. Antalya onları zorlayacak bir düzende değildi elbette ancak yine de kazanç kazançtır. En azından gözden geçirmeler, eksiklerin tespiti, sakatlıktan yeni çıkmışların geleceğe hazırlanması, Afrika Kupası'na gideceklerin geçici boşluğunu doldurma konusunda kazanımı yüksek bir hazırlık maçı yapmış oldu Galatasaray.

İlk 11 dakikada gelen iki gol ile rahatlayan sarı-kırmızılılar aslında bu yarıda maçı bitirecek skora ulaşabilirdi. Özellikle Osimhen'in 3 net pozisyonu haricinde başka kaçan net goller vardı. Okan Buruk orta alana Sara'nın yerine Yunus'u monte ederek çok doğru bir karar vermiş. Çünkü Yunus oynayan ve oynatan, kilit pas özelliğiyle direkt skora etki eden bir isim. Antalyaspor karşısında da Sane ve Osimhen'e yaptığı asistlerle kalitesini gösterdi. Tabii ki Monaco yenilgisi sonrası Antalyaspor maçı bir anlamda fikstür şansıydı diyebilirim. Akdeniz ekibi toplama bir takım görünümünde ve çok yetersizler, ilk yarıda bu çok net göründü. Ev sahibi ekip hem savunmayı hem de hücumu yapamayınca Galatasaray elini kolunu sallaya sallaya topa hükmetti ve kolayca pozisyonlara girip gollerini attı. Kısaca öyle bir ilk yarı izledik ki deyim yerindeyse tam Icardi'likti... Tipik ikinci yarı sendromu diğer maçlar kadar olmasa da kısmen hortladı. Osimhen'in 3. golü olmasa fark 3'e çıkmasa yine benzer gerilimler yaşanabilirdi.

Yunus bir gol Sane'ye attırdı, bir gol de Osimhen'e... On numara forvet arkasında Yunus'un verdiği performansı başka futbolcu veremiyor. Bilhassa Sara kesinlikle o mevkinin futbolcusu değil. Bu sezon ilk defa bu kadar çok gol pozisyonuna giren bir Galatasaray seyrettim. Aynı şekilde de final paslarında o kadar çok pas hataları yaptılar ki, yoksa bu maçın skoru tarihi bir skor olurdu. Antalyaspor'un gücü belli. Onlar da ellerinden geldiği kadar mücadele ediyorlar ama Galatasaray'ın yıldızları bir şekilde maçı koparıyor. Leroy Sane'nin futbolunu gerçekten hayranlıkla seyrediyoruz. Gol atıyor, asist yapıyor, her hareketi mükemmel. Bu sezonun en iyi transferi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Barış Alper çok şey yapmak istiyor ama yapamıyor. Daha sonra strese giriyor, top kaybediyor. Takımın en önemli futbolcularından bir tanesi. Buna hiç itirazım yok. Daha dengeleri oturmadı. Icardi sonradan oyuna girdi, golünü attı, müthiş moral buldu. Osimhen bugün Afrika Uluslar Kupası'na gidiyor. Perşembe günü Başakşehir karşısında, Pazar günü Kasımpaşa karşısında takımın santrforu Icardi olacak. Dün gece attığı gol de onu rahatlattı. Mutlaka performansını da etkileyecek.