Sümüğünüz sağlık durumunuzla ilgili neler söylüyor? Kaynak, Emmanuel Lafont
Antik Yunan'da sümüğün insan sağlığını ve kişiliğini dengelemekten sorumlu bir vücut sıvısı olduğu düşünülürdü. Hipokrat, balgam, sarı ve siyah renklerdeki iltihabın dört "mizaçtan" biri olduğunu söyleyen bir teori geliştirmişti. İnsanlardaki bu dört mizacın dengesi de asabiyet seviyelerini belirliyordu. Bunların herhangi birindeki aşırılık da hastalıklara yol açabiliyordu.
Örneğin balgamın beyin ve akciğerlerde üretildiği, soğuk ve yağışlı mevsimlerde çok artabileceği ve epilepsi krizine bile neden olabileceği sanılıyordu. Balgamlı bir kişiliği olanın soğuk, kederli bir kişiliği olduğu düşünülüyordu. Tabii ki şu anda sümüğün insanların karakterini etkilemediğini ve hastalıklara yol açmadığını biliyoruz. Tam tersine bizi hastalıklardan koruyor.
Geniz yolumuzdaki sümük, insan vücudunun harikalarından biri. Bizi dışarıdan gelen işgalcilere karşı koruyor ve o kadar müstesna bir yapısı var ki, vücudumuzun içinde neler olduğu konusunda önemli bilgiler sunuyor. Bilim insanları şimdi Covid-19'dan kronik akciğer hastalıklarına birçok rahatsızlığı teşhis ve tedavi etmek için sümüğün gücünden faydalanmayı umuyor.
Yetişkin bir beden bir günde 100 mililitre sümük üretiyor. Oxford Üniversitesi'nden solunum yolları enfeksiyonları ve aşı bilimi profesörü Daniela Ferreira vücutları dünyanın tüm moleküllerine ilk kez maruz kaldığından ve bunlarla başa çıkmayı öğrendiğinden çocukların çok daha sümüklü olduğunu belirtiyor. Sümüğümüzün rengi ve kıvamı basit bir şekilde baktığımızda zaten neler olduğu konusunda bize biraz bilgi veriyor.
Sümüğün rengi sağlık durumumuz hakkında önemli ipuçları veriyor. Renksiz sümük, vücudun polen ya da toz gibi sinüsleri rahatsız eden maddeleri attığını; beyaz renkli sümük, bir virüsün girdiğini; sarıya çalan yeşil sümük, ölü akyuvar hücrelerinin bulunduğunu; pembe renkte yani kanlı sümük ise burun yarası oluştuğunu gösteriyor.
Bağırsak mikrobiyomu yani bakteriler, virüsler, mantarlar ve diğer mikroorganizmaların önemi biliniyor. Bilim insanları şimdi sümükteki mikrobiyomun da en az bu kadar önemli olduğunu söylüyor. Herkesin kendine has bir sümük mikrobiyomu var. Cinsiyet, yaş, yaşanan yer, beslenme alışkanlıkları ve elektronik sigara kullanımı bile etkili olabiliyor.
Prof. Ferreira şimdi sağlıklı sümük mikrobiyonunun ne olduğunu tespit etmeye ve sümük sağlığını geliştirmek için burun spreyine konulup konulamayacağı üzerinde çalışıyor. Sümük mikrobiyomunun bağışıklık sistemiyle çok sıkı bir şekilde bağlı olduğu için, bağışıklık sistemini geliştirmek ve aşılara karşı daha duyarlı hale getirmek üzerinde de çalışmalar yapılıyor.
Sonuç olarak, sümük kişiselleştirilmiş tıbbın geleceği olarak görülüyor. Bilim insanları, sümüğün sağlığımız ve bağışıklık sistemimiz üzerindeki etkilerini araştırmaya devam ediyorlar.







