10 Mart Mutabakatı, Suriye sahasında yeni bir sayfa açma iddiasıyla imzalandı. Ancak SDG’nin anlaşmanın gereklerini yerine getirmemesi, Şam’la entegrasyon sürecini kilitlerken, İsrail tarafından algı operasyonları ve provokasyonlar yeniden devreye sokuldu.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Mazlum Abdi arasında 10 Mart Mutabakatı imzalandığı gün, bu anlaşmayı duyduğunda bazı kişiler için süreç açısından Suriye önemliydi. SDG, Şam yönetimi ile anlaşma imzaladı ama gereğini yerine getirmedi. Türkiye ise yürütülen sürecin zarar görmemesi için stratejik sabır gösterdi. Sahadaki baskıyı artırdı ve askeri operasyon seçeneğini her zaman hazır tuttu.

Gözler Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın yapacağı açıklamaya çevrilmişti. Şara’nın açıklamasından önce SDG, Şam yönetimi ile anlaşmaya varıldığını bildirdi, ancak bu bilgi Suriye Enformasyon Bakanlığı tarafından yalanlandı. İlgili haberler, İsrail-SDG ortak yapımı algı operasyonlarıyla devam etti.

İsrail, Şara’nın açıklamasından saatler önce Lazkiye’de Esed dönemi kalıntıları üzerinden kışkırtma yapmaya çalıştı. Ayrıca, DEAŞ’ı yeniden hortlatıp kanlı eylemlere başlatmaya çalıştı. Amaç, Suriye’yi istikrarsızlaştırmak ve SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunu engellemekti.

SDG, Şam yönetimi ile yapılan anlaşmanın uygulanması için yazılı bildirimde bulundu. Ancak, Suriye Savunma Bakanlığı’nın taleplerine karşılık olarak yeni taleplerde bulundu. Şam yönetimi bu durumu “hayal kırıklığı” olarak nitelendirerek, bölünmeyi çözmek yerine derinleştireceğini belirtti.

Sonuç olarak, Suriye’nin önünde zorlu bir süreç var, fakat SDG’yi daha zorlu bir dönem bekliyor. Türkiye ve ABD’nin desteğini alan Şam yönetiminin eli daha güçlü durumda.