Suriye'de Aralık ayından bu yana Ahmed Şara liderliğindeki yönetim, birçok alanda olduğu gibi ülkede kullanılan para biriminde de bütünlüğü sağlamaya çalışıyor. Ancak Türkiye destekli muhaliflerin iç savaş boyunca kontrol ettiği bölgelerde Türk Lirası (TL) kullanımı bugün hâlâ yaygın olarak sürüyor.

Suriye'de iç savaş döneminde Türkiye destekli muhalif grupların elinde olan bölgelerde; Afrin, Cerablus ve El Bab'da TL kullanılmaya başlandı. Bugün Suriye'nin geçici devlet başkanı olan Ahmed Şara'nın lideri olduğu Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütü de İdlib'i kontrol ediyordu ve bölgede TL kullanımı zorunluydu. Tüm bu bölgeler Suriye'nin kuzeybatısında Türkiye sınırında. Türkiye ile olan yoğun ticaretin yanı sıra iç savaş boyunca eğitim, sağlık, elektrik, temizlik, posta servisi gibi hizmetler de bu bölgelerde büyük oranda Türkiye tarafından sağlanıyordu.

BBC Türkçe'ye konuşan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Araştırma Direktörü Yardımcısı ve Londra'da King's College'da ekonomi dersleri veren Doç Dr. Cevat Giray Aksoy, bu bölgelerde TL kullanımının "genel fiyat istikrarını ve kamu hizmetlerinin sürekliliğini sağlamak açısından kritik bir rol oynadığını" söylüyor: "Maaşların Türkiye tarafından düzenli olarak TL ile ödenmesi, eğitim, sağlık ve altyapı hizmetlerinin aksamadan yürümesini sağladı ve bu da politik olarak kırılgan olan bölgelerde tansiyonu düşürdü."

Aksoy'a göre bu durumun Türkiye'ye etkisi de, "yumuşak gücüne" katkı sağlaması oldu: "Türkiye açısından ise bu durum, ekonomik bağımlılık üzerinden kurulan 'yumuşak güç' stratejisinin bir parçası olarak, diplomatik etkinin artmasına katkıda bulundu. Her ne kadar kamu maliyesi açısından ek bir yük getirse de, bu stratejik etkinin artması siyasi hedefler açısından önemliydi."

Suriye'de 8 Aralık 2024'te dönemin Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Rusya'ya kaçması sonrası Ahmed Şara, para birimi konusunda ülkede bütünlük sağlayacağını ve tüm bölgelerde sadece Suriye Lirası kullanılacağını duyurdu.

İdlib'deki yerel yönetimde çalışan Ahmed, alınan kararlara rağmen hiçbir değişiklik olmadığını söylüyor: "İdlib'de hükümete bağlı çalışanlar hâlâ aynı şekilde burada kurulan PTT ofisleri üzerinden Türk Lirası'yla maaş alıyor. Uzun zamandır herkesin Suriye Lirası üzerinden maaş alması için çalışma yapılıyor ancak henüz hiçbir şey değişmedi. Ama bizim için bu değişim birçok karmaşaya sebep olur çünkü burada hâlâ Türk Lirası geçerli her yerde. Alışverişimizi, ödemelerimizi hep TL ile yapıyoruz."

Ahmed Şara yönetime geldikten sonra üç ay içinde Türkiye ile sınır kapılarından giren mallara da gümrük vergisi uygulamaya başladı. Bu adım, İdlib'de ciddi fiyat artışlarına sebep oldu. İç savaş boyunca Türkiye'den vergisiz giren ürünler, Suriye'nin diğer bölgelerine göre de daha ucuzdu. Yeni vergilerle birlikte fiyatlar artınca bu gelir kapısı da kapanmış oldu. "Burada enflasyon çok yükseldi. Bu şartlar altında bir de TL'den Suriye Lirası'na geçiş yapmak bizi çok zorlar" diyerek kaygılarını anlatıyor Ahmed.

Halep kırsalı, İdlib, Afrin gibi Türkiye'ye sınırı olan birçok bölgede telefon şebekeleri, elektrik gibi kritik önemdeki hizmetler Türk kurumları tarafından karşılanıyor. Ahmed, "Burada elektrik yıllardır çok iyi çalışıyor. Suriye tarafından elektriği sağlanan bölgelerde her gün 5-6 saat kadar kesinti yaşanıyordu, bildiğim kadarıyla hâlâ yaşanıyor. Biz hiç böyle bir sıkıntı yaşamadık. Çok nadiren elektriğimiz kesildi, o kesintiler de hep çok kısa sürdü." diyor.

Bölgede yaşayanlar arasında bu konuda endişeli olanlar olsa da, Şam yönetiminin tüm hizmetleri tek elde toplaması ve tek para birimine dönme çalışmaları devam ediyor. Doç. Dr. Bezen Coşkun, Şara'nın bunu merkezi hükümetin egemenliğini güçlendirmek için yaptığını söylüyor: "Özellikle para birimi alanında tam egemenliğin sağlanması, ülkenin farklı kesimlerinde farklı para birimlerinin kullanılmasının önüne geçilmesi için kararlar alındığını görüyoruz."

Türkiye de Suriye'de merkezi hükümetin güçlenmesini destekliyor. Doç. Dr. Coşkun, Türkiye'nin 2016 yılından beri dış ticarette yerel para birimi kullanımını destekleme kararını ve Rusya'yla yapılan ithalat-ihracat işlemlerinde Türk Lirası ve Ruble kullanılmaya başlandığını hatırlatıyor: "Bu politika ile uluslararası sistemde Türk Lirasının gücünün artırılması hedefleniyordu."

Türkiye, Suriye'deki rejim değişikliği sonrası Şam'daki diplomatik temsilciliğini yeniden açtı, birçok bakan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Şam'ı ziyaret etti. Bu geçici yönetim asıl gelirini sınır kapılarında geçişlerden aldığı ücretlerden karşılıyordu. Ancak merkezi yönetimle tüm bu entegrasyon ve bütünlüğe rağmen bu bölgelerde çalışanlar hâlâ PTT'ler üzerinden maaşlarını TL ile alıyor.

Doç. Dr. Aksoy, TL'nin geçici bir çözüm olarak kullanıldığını hatırlatıyor ve Suriye'deki durumun stabil hale gelmesi halinde, ikili ilişkilerin bu konunun dışında olumlu şekilde gelişebileceğini söylüyor: "Türkiye'nin yeniden yapılanma sürecine katılımı, gelecekteki ekonomik etkiler açısından çok daha belirleyici olacak. Özellikle Türkiye merkezli şirketlerin Suriye'nin yeniden inşasında aktif rol alması, hem ihracat hem de hizmet sunumu açısından daha kalıcı ve olumlu etkiler yaratabilir."

Türkiye'nin 2024 yılında Suriye'den ithalatı 437,5 milyon dolarken ülkeye ihracatı 2 milyar dolar düzeyindeydi. Doç. Dr. Aksoy'a göre bugün sınırda ortaya çıkan enflasyonun ya da TL kullanımının azalmasının Türkiye'ye ciddi bir etkisi olmaz: "Bu bölgelerle olan ticaret hacmi toplamda sınırlı olduğu için, kısa vadede Türkiye ekonomisi üzerinde önemli bir etkisi olması beklenmez. Ancak Suriye tarafında vergi toplama kapasitesinin artması, kaynakların doğru kullanılması halinde bölgedeki ekonomik toparlanmayı destekleyebilir."

Türkiye, 2016 ve 2017'de düzenlediği Fırat Kalkanı Harekâtı ve 2018'de gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekâtı sonrası, bu bölgelerde PTT büroları kurmuştu. Bu kapsamda bölgedeki PTT ofisleri üzerinden piyasaya daha fazla banknot ve madeni para sokulmuştu.