Suriye'de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve ordu arasında yaşanan gerilim Türkiye'de de çok yakından izleniyor. Diyarbakır'da, özellikle Suriye ordusu ve Şam yönetimine bağlı güçlerin kuşattığı Kobani'deki gelişmelerin yarattığı ana duygu endişe. Bir başka ana soru ise bu gelişmelerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 2024 yılının Ekim ayındaki açıklamalarıyla başlayan ve PKK'nın silah bırakması ile devam eden yeni çözüm sürecini nasıl etkileyeceği. Diyarbakır'da konuştuğumuz birçok kişi, Suriye'deki son gelişmelerin, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği sürece zarar verdiği görüşünde. BBC Türkçe'ye konuşan siyaset bilimci ve yazar Cuma Çiçek'e göre Kürtler arasında son gelişmelerden sonra "yaygın bir kuşatılmışlık, öfke ve güven kaybı hissi hakim."
Kayapınar'da konuştuğumuz genç kadın Yüksel, "Süreç yoktu ki devam etsin" diyor. Yüksel'e göre AKP hükümeti süreçte "samimi olmadı." 2016 yılından bu yana tutuklu olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın durumuna değinen Yüksel, "Bir yıldır ne Demirtaş'ı bıraktılar ne de Kürtlere yasal haklar tanıdılar, Kürtleri sadece oyaladılar. Amaçları, Rojava'da Kürtlerin kazanımlarını yok etmekti. Bunu da başardılar" diye konuşuyor.
Suriye'nin kuzeyinde, büyük ölçüde Kürtlerin yaşadığı bölgeye verilen isim olan Rojava, Kürtçe'de "Batı" anlamına geliyor. Suriye ordusunun ülkede Kürt kadınlara kötü muamelede bulunduğuna dair bazı iddialar var. Yüksel, sosyal medyada hızla yayılan bazı görüntülerin büyük infial yarattığını söylüyor, "Tüm bunlar, bir Kürt kadını olarak onurumu çok incitti. Çok üzgünüm çok" diyor. Arkadaşı Fatoş da bu davranışların "IŞİD pratiği" olduğunu savunuyor ve ekliyor: "Türkiyeli bir Türk, Azerbaycan'da, Kıbrıs'ta Türklerin başına bir şey geldiğinde nasıl öfkeleniyorsa, Rojava'daki kardeşlerimiz de bizim için aynı. Onlara yapılan bu zulmü de biz kabul etmiyoruz."
Suriye'nin kuzeydoğusunu 10 yıla yakın süredir kontrol eden SDG, bu ayki çatışmaların ardından birçok bölgede hakimiyetini yitirdi. Şam yönetimi ile 20 Ocak'ta kabul edilen dört günlük ateşkes, 24 Ocak'ta 15 gün süreyle uzatıldı. Türkiye sınırındaki Kobani (Ayn al-Arab) başta olmak üzere Kürt güçlerin yönetiminde kalan bölgede yaşayan halk için insani yardım çağrıları yapılıyor. TRT, 25 Ocak'ta yayımladığı haberinde AFAD ve Türk Kızılayı'nın desteğiyle hazırlanan 11 tır insani yardım malzemesinin, Suriye Hükümeti ve Halep Yardım Koordinasyon Merkezi ile işbirliği içinde bölgeye sevk edildiğini aktardı.
Hamit, Diyarbakır'da 25 Ocak'ta yasaklanan mitingle ilgili "Parti ertelemeseydi, yasağa rağmen mitinge gidecektim" diyor. PKK lideri Abdullah Öcalan'a "Umut ve Özgürlük" talebiyle düzenlenen miting olumsuz hava koşulları nedeniyle ertelemişti. Öncesinde Diyarbakır Valiliği, dört gün süreyle kent genelinde açık alan etkinliklerini yasakladığını duyurmuştu. Diyarbakır'da yapılacak 'Umut ve Özgürlük' mitingi ertelendi.
Hamit "Rojava'daki saldırıların arkasında Türkiye var" iddiasında bulununca, AKP'li kuzeni bu görüşe tepki gösteriyor: "Ne alakası var, ABD ve Araplar Kürtleri desteklemekten vazgeçtiler. Bir de SGD, Öcalan yerine Kandil'i dinledi ve silah bırakmadı."
Hamit, "Madem Türkiye'nin bu olaylarda payı yok, suyun, elektriğin kesildiği Kobani'deki kuşatmayı kaldırsınlar, Suruç üzerinden insani yardım göndersinler. Neden yapmıyorlar?" diyor. AKP'li kuzene göre ise hem Kürt sorununun hem de Suriye'deki olayların çözümü için Kürtlerin biraz daha sabretmesi gerek. O, çözüm sürecinin devam edeceğine inanıyor. Hamit ise aksini düşünüyor. Abdullah Öcalan'a "sonsuz" saygı duyduğunu söylüyor ve ekliyor: "Ama devlete güvenmiyorum, yine bizi kandırıyorlar."
Siyaset bilimci ve yazar Cuma Çiçek, yaşananların Kürtler üzerindeki etkisini "yaygın bir kuşatılmışlık, öfke ve güven kaybı hissi" olarak tanımlıyor. Çiçek'e göre 2014'ten itibaren ABD ortaklığı ile IŞİD'e karşı yürütülen ve SDG'nin Suriye'nin kuzeyinde etkinlik sağlamasıyla sonuçlanan çatışmalar "Kürtler arasında derin bir duygusal bağ yarattı ve ortaklaşmanın sembolü oldu."
Çiçek, Kobani hakkında "Türkiye, insani yardım koridorları açarsa, Kürt kamuoyunda büyük bir rahatlama sağlayabilir ve sürece 'garantör' olabileceği bir fırsat penceresi de yakalayabilir. Böyle bir adım, Türkiye'deki çözüm sürecini de hızlandırabilir" diyor.





