Suriye'de Şam yönetimiyle ülkenin kuzeydoğu bölgelerini kontrol eden Suriye Demokratik Güçleri (SDG) anlaşmaya vardı. Suriye'de geçici yönetimin lideri Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve SDG komutanı Mazlum Abdi, sekiz maddelik anlaşmayı 10 Mart'ta imzaladı.

Anlaşma, Suriye'deki tüm etnik ve dini azınlıkların haklarını güvence altına alıyor, SDG kontrolündeki bölge ve altyapıların Şam'a bağlanmasını ve SDG'nin Suriye Ordusu'na entegre edilmesini öngörüyor. Şam yönetimi ve SDG'nin her maddenin uygulanması için ayrı komiteler kurulması ve bunların yıl sonuna kadar hayata geçirilmesi planlanıyor.

BBC Türkçe'ye konuşan uzmanlar, anlaşmanın bir çerçeve teşkil ettiğini ve özellikle SDG'nin Suriye Ordusu'na bağlanması ile kurumların Şam'a entegrasyonu gibi tartışmalı konuların yıl sonuna kadar sürecek müzakerelerde çözüme kavuşturulmasının planlandığını değerlendiriyor.

Kadir Has Üniversitesi'nden Profesör Doktor Mustafa Aydın, anlaşmanın bir "niyet beyanı" olduğunu, özellikle Kürtlere verilmesi taahhüt edilen anayasal ve toplumsal hakların açıklığa kavuşturulması gerektiğini söylüyor.

Ömer Özkızılcık, bu anlaşmayla beraber Suriye'nin kuzeydoğusunda kurulmak istenen Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi'nin artık bitmiş olduğunu belirtiyor.

Cuma Çiçek, anlaşmadaki maddelerin Suriye'nin devlet yapısına yönelik bir fikir birliğine işaret etmediğini vurguluyor. Türkiye, SDG güçlerinin sınır bölgelerinden çekilmesini talep ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mutabakatın eksiksiz uygulanmasının kazananının Suriye halkı olacağını dile getirdi.

Son olarak, SDG ve Şam'ın anlaşmasının Türkiye'deki sürecin yansıması olduğunu söyleyen Gülru Gezer, "Mazlum Abdi'nin Öcalan ile ilişkisini değerlendirdiğimizde PYD ve SDG, 'Çağrı bizi bağlamaz' dese bile onlara da bir tesiri olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.