Ulaşım-teslimat hizmetlerini tek uygulamada birleştiren, Avrupa odaklı mobilite platformu Bolt, otomotiv devi Stellantis ile kapsamlı bir iş birliğine gittiğini duyurdu. Ortaklık, Avrupa pazarlarına yönelik seviye 4 otonom (tam sürücüsüz) yolculuk hizmetlerinin hayata geçirilmesini amaçlıyor.
Anlaşma kapsamında Stellantis’in AV-Ready Platforms adlı otonom sürüşe hazır araç altyapıları, Bolt’un yolculuk çağırma ağına entegre edilecek. Böylece Bolt’un hâlihazırda faaliyet gösterdiği 50’den fazla ülkede, sürücüsüz araçların sisteme dahil edilmesinin önü açılacak.
Şirket, iş birliğinin özellikle Avrupa şehirlerinin ihtiyaçları, ulaşım alışkanlıkları ve yasal çerçevesi dikkate alınarak tasarlandığını vurguluyor. Bolt, ABD ve Çin merkezli otonom mobilite modellerinden farklı olarak “Avrupa öncelikli” bir yaklaşım benimsediklerini ifade ediyor.
Saha testleri 2026’da
Gerçek trafik koşullarında ilk testlerin 2026 yılında Avrupa yollarında başlaması planlanıyor. Taraflar, endüstriyel ölçekte üretime geçiş için 2029’u hedefliyor. Ancak hangi şehirlerde başlanacağı henüz netleşmiş değil; kararların yerel regülasyonlar ve test sonuçlarına göre alınacağı belirtiliyor.
Güvenlik ve siber koruma ön planda
Bolt, programın merkezinde güvenlik, sistem dayanıklılığı ve siber güvenliğin yer aldığını açıkladı. Şirketler, Avrupa Birliği kurumları ve ulusal otoritelerle yakın temas halinde çalışarak, test ve sertifikasyon süreçlerinin AB standartlarına tam uyumlu olacağını vurguluyor.
Villig: Avrupa’ya özgü en iyi çözümü oluşturmayı hedefliyoruz
Bolt’un kurucusu ve CEO’su Markus Villig, ortaklığın Avrupa pazarını iyi tanıyan iki şirketi bir araya getirdiğini söyledi. Villig, “Stellantis’in otonom platformları ile bizim operasyonel deneyimimizi birleştirerek, milyonlarca Avrupalının kullanabileceği, Avrupa standartlarına uygun en iyi sürücüsüz araç çözümünü oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.
Sürücülü ve sürücüsüz araçlar bir arada
Uzmanlara göre Bolt’un planı, Avrupa’da yakın gelecekte karma filoların (sürücülü ve sürücüsüz araçların birlikte çalıştığı sistemlerin) yaygınlaşacağını gösteriyor. Şirket, 2035 hedefinin kademeli olarak, regülasyonlar ve pazarın hazır oluşuna paralel biçimde gerçekleştirileceğini vurguluyor.





