Michael Crichton 1990 yılında Jurassic Park romanını yayımladığında, kitapta parkın göletlerinden birinde geçen korkutucu bir kovalamacaya da yer verdi. Romanda Lex ve Tim adlı çocuklara bakan kurgusal paleontolog Alan Grant, uyuklayan bir Tyrannosaurus rex'in yanından gizlice geçip gölün karşısına geçmeye çalışır. T. rex, onları adeta dünyanın en büyük timsahıymış gibi takip eder. Sahne o kadar dikkat çekiciydi ki, serinin yeni filmi Jurassic World: Rebirth filmi için yeniden uyarlandı. Peki tiranozorlar filmlerde ve kitaplarda yüzebiliyorken, gerçek hayatta yüzebilirler miydi?
Etçil dinozorlar genellikle iyi yüzücüler olarak düşünülmez. Aslında, 20. yüzyılın büyük bir bölümünde paleontologlar, otobur dinozorların T. rex, Allosaurus ve diğer yırtıcılardan kaçmak için nehirlere ve göllere yöneldiklerini yanlış bir şekilde varsaymışlardır. Bu tür etoburların yüzebildiğine dair doğrudan bir kanıt bulunmamaktaydı. Ancak, dünyanın çeşitli yerlerindeki fosil alanlarında bulunan dinozor yüzme izleri, T. rex, kuşlar ve bunların akrabalarını içeren teropod dinozorların, tahmin edilenden daha suya yatkın olduklarını ve hatta kendilerine has bir ''köpek stili'' yüzme tekniğine sahip olabileceklerini göstermiştir.
Güney Utah'ta bulunan 200 milyon yıllık bir fosil alanında, paleontologlar küçük etçil dinozorların Jura dönemine ait bir gölde yüzerken bıraktığı 2.500'den fazla çizik ve iz tespit etti. 120 milyon yıl önce, daha büyük bir teropod dinozor, bugün İspanya'nın La Rioja bölgesinde bulunan sığ sularda yüzdü. La Rioja'da bulunan başka bir fosil sahası, paleontologların teropodların suda bıraktığı farklı yüzme izlerini ayırt etmeye başlamasına olanak tanıdı. Bu da, tüylü, keskin dişli dinozorlar için yüzmenin olağandışı bir şey olmadığını gösteriyor.
Bugüne kadar bir tiranozorun yüzdüğüne dair herhangi bir iz bulunamadı. Paleontologlar nadir de olsa bazı tiranozor ayak izleri keşfetti, ancak tiranozorların yüzdüğüne dair doğrudan bir kanıt henüz yok. Yine de, University College London’dan paleontolog Cassius Morrison’a göre, günümüzde “çoğu hayvan, suya özel bir uyum yeteneği olmadan da yüzebilir” ve diğer yüzebilen teropodlara ait fosil kanıtları, büyük tiranozorların da yüzebilmiş olabileceğini düşündürüyor. Asıl soru, bunu nasıl yaptıkları.
Tiranozorlar nasıl yüzerdi? Olgun bir T. rex oldukça büyük bir hayvandı. En büyükleri 12 metreden uzun ve 9 tonun üzerindeydi. Bu kadar ağır olmasına rağmen, dokuz ton bu büyüklükte bir hayvan için nispeten hafifti. Bunun sırrı, birçok dinozor gibi tiranozorların da, günümüz kuşlarında olduğu gibi, solunum sisteminden dallanarak dinozorun kemiklerine sızan karmaşık bir hava kesesi sistemine sahip olmalarıdır. Hava keseleri, T. rex'in gücünden ödün vermeden daha hafif olmasını sağladı, daha verimli nefes almasına yardımcı oldu ve suda daha kolay yüzmesine imkân tanıdı. Dinozorların hava keselerinin yüzme yeteneği üzerindeki etkisi, bir başka dev etçilin, timsah benzeri burnu ve yelken sırtıyla tanınan, Jurassic Park’tan da tanınan Spinosaurus’un kemikleriyle daha da vurgulanmıştır. Araştırmacılar, bu kürek kuyruklu dinozorun suda ne kadar zaman geçirdiğini hala tartışıyor olsa da, fosil kanıtları kemiklerinin olağanüstü derecede yoğun olduğunu gösteriyor. Bu ağır kemikler, dinozorun su yüzeyinde fazla kalmasını engelleyerek onun suyun içinde daha kolay hareket etmesini sağladı ve böylece bizim gibi, akciğerlerimiz hava doluyken suyun altında kalmaya çalışmak yerine, kas gücünü suda doğrudan ilerlemek için kullanabiliyordu.
Spinosaurus, hava keselerinin kaldırma kuvvetine uyum sağlayan bir iskelete sahipti, ancak bu kadar yoğun kemiklere sahip olmayan diğer dinozorlar, daha dengesiz bir köpek stili yüzme tekniği kullanabiliyordu. Örneğin, dev uzun boyunlu dinozorlar suda oldukça dengesiz olduklarından, dipten iterek yukarı çıkabilseler de bir timsah gibi yüzemezlerdi; bu yüzden bazı araştırmacılar onları ''tipsy punters'' (Tür. "sarhoş bahisçiler'') olarak tanımlamıştır.
Aynı nedenden dolayı, T. rex muhtemelen filmlerdeki gibi bir gölün yüzeyinin altında tamamen kaybolup ağzını açarak ortaya çıkamazdı. Ayrıca dinozorun kolları çok küçük olduğu ve yüzme hareketi yapacak açıklıkta bir hareket kabiliyetine sahip olmadığı için yüzmeye uygun değildi, ancak aynı durum yüzme izleri bırakan diğer birçok etobur dinozor için de geçerliydi. Ortaya çıkan tablo, T. rex'in muhtemelen güçlü, ancak dengesiz bir yüzücü olduğu yönündedir. Mevcut kanıtlar, yüzen bir T. rex'in su yüzeyine yakın bir yerde yüzdüğünü ve güçlü bacaklarını kullanarak karşıya geçtiğini göstermektedir.
T. rex'in yüzme yetenekleri, avlanma stratejisini kaçınılmaz olarak şekillendirmiş olmalıdır. 2023 yılında, Uruguay Cumhuriyeti Üniversitesi paleontoloğu R. Ernesto Blanco, T. rex'in suda ne kadar hızlı hareket edebileceğini modellemiştir. Blanco, zorba kertenkelenin, ördek gagalı Edmontosaurus ve devekuşu benzeri Struthiomimus gibi avları kuru zeminde yakalamak için çok yavaş olacağını, ancak sığ suda yürürken veya yüzerken daha hızlı hareket edebileceğini öne sürmüştür. "Su derinliğine bağlı olarak, T. rex farklı itici hareketlerle sahip olabilirdi," diyor Blanco. Yeterince derin sularda T. rex, vücudunun büyük kısmı suyun altında kalacak şekilde yüzebilirdi ancak büyük olasılıkla çoğu zaman suda yürümeyi ya da diğer teropodların yüzme izlerinde görüldüğü gibi, ''dipten iterek'' ilerlemeyi tercih ediyordu. Blanco, T. rex'in, suda kaçmaya çalışan otoburların hızlarının yavaşlayacağı ve daha savunmasız hale geleceği kıyı şeridinde avlanmayı tercih ettiğini öne sürüyor. Diğer uzmanlar ise T. rex'in kıyı şeridinde avlanmayı ve beslenmeyi tercih ettiğine henüz ikna olmuş değil. Şimdiye kadar elde edilen kanıtların büyük kısmı, bu dev sürüngenin avlarını karada pusuya düşürdüğünü ve bulabildikleri tüm leşleri etkileyici çene güçleriyle parçalara ayırdıklarını gösteriyor. Yüzme izlerinin, suda yaşayan hayvan kalıntılarını içeren tiranozor dışkısının ya da benzeri fosil kanıtlarının bulunması, bu görüşün daha da test edilmesine yardımcı olabilir. Yine de suda sıçramak, T. rex'in Kretase döneminde yapabileceği şeyler arasında yer alıyor gibi görünüyor. Yüzmek, beceriksizce olsa bile, günümüz Meksika Körfezi kıyısındaki sulak alanlara ve bataklıklara benzeyen eski alçak arazilerde yararlı bir beceriydi. Bu tür su yolları ve ıslak habitatları geçebilmek, büyük tiranozorlar için avantajlı olurdu ve muhtemelen dinozorlar zaman zaman bunu yapıyordu. Morrison, "Elimizdeki mevcut kanıtlara göre, yüzmenin Tyrannosaurus'un çevresinde dolaşmasının bir yolu olabileceğini düşünüyorum" diyor. Diğer bir deyişle, T. rex'in gölü neden geçtiğinin cevabı, öğle yemeğinin diğer tarafta olması olabilir.





