Bilimde sonuçlara nasıl ulaşıldığı oldukça önemlidir. Çünkü bir iddianın bilimsel olup olmadığını belirlemede iddianın hangi yöntemle üretildiği, hangi verilerle desteklendiği ve hangi koşullarda yanlışlanabileceği kritik rol oynar. Bu nedenle bilimsel düşünce, çoğu zaman gündelik sezgilerimizle çatışır ve bizi rahatsız edici belirsizliklerle yüzleştirir. Popüler bilim anlatıları ise doğası gereği bu belirsizlikleri sadeleştirir hatta kimi zaman geri plana iter. Gerçekleştirilen sadeleştirme doğru yapıldığında bilime erişimi arttırma konusunda son derece önemli bir yere sahiptir. Ancak sınır çizilmediğinde popüler anlatı ile bilimsel yöntem arasındaki fark giderek silikleşebilir. Bilimsel gibi görünen fakat bilim dışı olan açıklamalar, UFO gözlemlerinde olduğu gibi daha hızlı yayılma potansiyeline sahiptir. Bu yazımızda UFO gözlemlerindeki sahte bilimin etkisini inceleyip genel olarak tanımlanamayan uçan cisimlerin uzaylı kanıtı sayılıp sayılamayacağını değerlendireceğiz.
UFO Gözlemlerinde Sahte Bilimlerin Etkisi Nedir?
Doğru deneyler yapabilmek, sağlıklı teorik çıkarımlarda bulunabilmek adına birçok bilimsel yöntem izlemek zorunda olduğumuzdan dolayı, hatalı gördüğümüz her çıkarımı da eleştirme meyilindeyiz. Narsist olmadığımızı varsayarsak bu eleştirilerin amacının son derece yapıcı ve faydacı olduğu açıktır. Çünkü bilim topluma hizmet amacı güder; bilim karşıtlığının da zararı, yine topluma dokunur. Böyle bir duruma gözleri kapatmak bir vicdan meselesi olduğundan eleştirip, hatalı yanları ortaya koymaktan çekinmemek gerekir.
Sık sık uyarılarda bulunduğumuz sahte bilim konularına neden karşı çıktığımızı, aslında gerçekte ne demeye çalıştığımızı tüm detaylarıyla, samimi bir şekilde açıklamaya çalışacağız. UFO konusunu ele alalım. Üzerine çok tartışmalar dönüyor sadece bizim ülkemizde değil, ABD'de de oldukça popüler. Her ne kadar ABD, bilimdeki başarıyla bilinse de ne yazık ki bilimin bir ülkede çok ilerlemiş olması, o ülke insanlarının genelinin bilimsel düşüncesine keskin bir katkı sağlayamıyor. Bu da ne yazık ki bilimin ve eğitimin bir problemi ve biz de bilim iletişimcileri olarak aradaki bu köprüyü kurmaya çalışıyoruz. Aradaki bu farkı, sizlere bilimsel düşünce yöntemlerini anlatarak kapatmayı umuyoruz. Unutmayın, amacımız bilimsel düşünmek, bir fikre karşı çıkmak değil. Ta ki fikir, bilimle çelişene kadar.
UFO Kavramının Karmaşası
UFO kelimesi, İngilizce'de "Unidentified Flying Object" kelimelerinin kısaltılmış halidir. Türkçede, "Tanımlanamayan Uçan Cisim" kelimelerine karşılık gelir. Önümüzdeki ilk karanlık çukur bu kelimelerin doğru anlaşılmamasında yatıyor. Ne zaman UFO dense, akla uzaylı geliyor. Fakat UFO demek, uzaylı demek değildir. Bir uçan cisim görmüşsünüzdür ve onun ne olduğunu tanımlayamamışsınızdır. Buna uzaylı diyebilmeniz için ise uzaylı olduğunu tanımlayabilmiş olmanız gerekir.
UFOcuları besleyen fikirlerden biri de bu kavram hatasıdır. Çünkü böyle bir durumda, tanımlayamadığınız fakat gördüğünüz uçan herhangi bir cisim bir anda uzaylı oluverir ve bu da UFOcuların istediği bir şeydir. Çünkü amaç uzaylı görmektir. Harka! Elinizde bir uzaylı gözlemi daha oldu. O cismin uçak olmasını asla istemezsiniz. Fakat eğer bir cismi tanımlayamıyorsanız o sadece tanımlanamayan bir cisimdir. Onun herhangi bir şey olduğunu söyleyebilmeniz için öncelikle elinizde somut bir kanıt olması gerekir. Elbette istediğinizi söyleme hakkınız bulunuyor, uzaylı olduğunu da iddia edebilirsiniz. Fakat iddianız bilimsel bir temele oturmamış olacaktır.
Tanımlanamayan Bir Cisim Görünce Ne Düşünmeniz Gerekiyor?
Peki tanımlanayama bir cisim gördüğünüzde ne yapmanız gerekiyor? Elinizde bir gözlem var, belki çeşitli bilgiler de kaydetmişsiniz. Cisim şöyle ışıklara sahipti, şu yönde şöyle gitti, şu kadar uzaktaydı, şu kadar hızlıydı... Fakat ne olduğuna anlam veremediniz çünkü uçağın ışıklarına benzemiyordu. Helikopter gibi de ses çıkarmıyordu. Eh dünya kaynaklı bütün olayları elediğimize göre dünya dışı bir şeyler olmalı! Hayır. Bunu diyebilmeniz için dünya dışı kaynağın ne olduğunu bilmeniz gerekir.
Tüm bunların yanında, dünya kaynaklı tüm olayları bilmiyor olmanız pek doğal bir durumdur. Bilinse dahi yeni bir gözlem/keşif yapılması da söz konusu olabilir. Örneğin yeni bir teknoloji olarak hayatımıza giren multikopterler ilk çıktıklarında, ki hâlâ, sıklıkla uzaylı olarak yorumlanıyordu. Fakat bir çocuğun kumanda ettiği oyuncaktan başka bir şey değildi.
Sizin multikopteri tanımıyor olmanız, gördüğünüz fakat tanımlamakta zorlandığınız bir cismi uzaylı yapmaz. Hatta gözleminiz, henüz hiç kimsenin bilmediği bir doğa fenomeni de olabilirdi. Bu durumda ne olduğunu hiç anlayamayabilirdiniz. Fakat bildiğiniz tüm seçenekleri elediğinizde, geriye kalan seçenek uzaylı veya bir başka şey değildir. O, tanımlanamayan olarak kalır, ta ki ne olduğunu somut, bilimsel verilerle ortaya koyana kadar.
Sonuç
Şimdi UFO görme konusuna geri dönelim. Elinizde ne olduğunu bilmediğiniz, uçan bir cisim gözlemi var. Bunun uzaylı olduğunu söylemek sizce bilimsel midir? Birebir aynı mantıkla, onun uzaylı değil ejderha olduğunu ya da süpürgeli bir cadı olduğunu söyleyebilirsiniz. İlginç bir şekilde "artık" cadı fikri pek tutmamaktadır fakat eski zamanlara gitseydiniz bu fikrin de pek moda olduğuna şahit olabilirdiniz. İnsanlara, onun bir cadı olması fikrinin daha gülünç olduğunu düşündüren en temel şey, cadıların var olmadığını artık benimsemiş olmamızdır. İnsanlar bunu benimsemiş olmakla birlikte elimizde uzaylılara dair bir kanıt olmamasına rağmen, bu durum hâlâ benimsenemediğinden, onun uzaylı olma fikri daha ciddi bir seçenek gibi gelmektedir. Fakat ikisi de çıkarımsal olarak aynı denkliktedir. Burada kritik bir noktaya değinmekte fayda var. Peki onun uzaylı olmadığını söyleyebilir miyiz? Uzaylıya olan inançtan beslenen UFOculara, bilimsel metodolojiye uygun olmayan çıkarımlarda bulundukları için karşı çıkıyoruz. Çünkü ne olduğunu bilmediğiniz bir cismi, öyle tak diye uzaylı yapamazsınız. Bu çıkışımızı birçok kişi yanlış anlamaktadır. Gözleminizin uzaylı olmadığını iddia etmiyoruz, onun uzaylı olduğu çıkarımını yapmanıza yetecek bilimsel veriniz olmadığını, dolayısıyla onun herhangi bir şey olmasının mümkün olduğunu söylüyoruz. Ne yazık ki bu türden bir argüman sıkça karşımıza çıkar. Örneğin evrende hayat olmadığı söylemine karşı söylenen şu cümlede olduğu gibi: "Nereden biliyorsunuz, evrendeki tüm yıldız sistemlerine, gezegenlere gidip tek tek baktınız mı?" Hayır elbette bakmadık fakat bu durum, varlığının kanıtı değil ne yazık ki. Yalnızca belirsizliğini işaret ediyor olabilir.





