İklim değişikliği denildiğinde Türkiye’de akla ilk olarak kuraklık ve su krizi geliyor. Ancak bilimsel çalışmalar, tarım zararlılarının artışının en az bu sorunlar kadar kritik bir tehdit haline geldiğini gösteriyor. Nature Reviews Earth & Environment dergisinde yayımlanan yeni bir değerlendirmeye göre, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimleri, zararlı böceklerin hem yayılım alanını genişletiyor hem de tarım ürünlerine verdikleri zararı artırıyor. Haber Global Web Özel'e bilgi veren Zirai Mücadele İlaçları Üreticileri Derneği Başkanı Gökhan Baştuğ tehlikenin boyutlarını anlattı.

Raporda uzmanlar, sorunun yalnızca pestisit kullanımıyla çözülemeyeceği konusunda hemfikir.
Tarım ekosistemleri üzerine çalışan uzmanlara göre, Türkiye’de son yıllarda sıkça görülen ılık kışlar, zararlıların doğal döngüsünü değiştiriyor. Uzmanlara göre eskiden kış ayları birçok zararlı için doğal bir denge unsuruydu. Artık bu denge ortadan kalkıyor. Zararlılar daha erken ortaya çıkıyor ve daha uzun süre aktif kalıyor. Bu durum, özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu’da tahıl zararlılarını, Ege ve Akdeniz’de ise zeytin sineği ve sebze zararlılarını öne çıkarıyor.

YÜKSEK BAŞLANGIÇ
"Sıcaklık artışı, birçok böcek zararlının döl süresini kısaltmakta ve yıl içindeki üreme kapasitesini ve döl sayısını artırmaktadır" diyen Baştuğ şu bilgileri verdi: "Bu durum, daha kısa sürede daha yüksek popülasyon yoğunluklarına ulaşılmasına neden olmakta, özellikle ılıman kuşakta daha önce ikincil zararlı konumunda olan türlerin birincil zararlı haline gelmesine yol açabilmektedir. Ayrıca kış sıcaklıklarının yükselmesi, kışlama dönemindeki doğal popülasyon kayıplarını azaltmakta ve ilkbahar başlangıcında daha yüksek başlangıç popülasyonları ortaya çıkarmaktadır."

KALİTE KAYBI
Baştuğ bu durumun yol açtığı zararlar içinse şunları söyledi: "İklim değişikliğinin bir diğer önemli etkisi, zararlıların coğrafi yayılış alanlarının genişlemesidir. Daha önce belirli iklim kuşaklarıyla sınırlı olan bazı türler, artan sıcaklıklar sayesinde daha kuzey enlemlere veya daha yüksek rakımlara taşınabilmektedir. Bu yayılım, yeni bölgelerde yeterli bilgi ve deneyim bulunmaması nedeniyle erken dönemde ciddi verim ve kalite kayıplarına yol açabilmektedir."

TÜRKİYE ETKİLENİYOR
Küresel ticaret ve iklim değişimi, Türkiye için yeni bir tehdidi de beraberinde getiriyor: ülkeye dışarıdan gelen zararlı türler. Akdeniz havzasının giderek daha sıcak ve elverişli hale gelmesi, tropikal kökenli zararlıların kalıcı olma riskini artırıyor.

ÇÖZÜM TARTIŞILIYOR
Raporda uzmanlar, sorunun yalnızca pestisit kullanımıyla çözülemeyeceği konusunda hemfikir. Öne çıkan öneriler şunlar: Erken uyarı ve izleme sistemlerinin güçlendirilmesi. Biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması. Monokültür yerine ürün çeşitliliğinin teşvik edilmesi. Tarım politikalarının ekosistem temelli yeniden ele alınması. Aksi halde, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerinin gıda fiyatları ve üretim maliyetleri üzerinden topluma yansıması kaçınılmaz görünüyor.

ETKİLENECEK ÜRÜNLER
Uzmanlar, bu durumun özellikle buğday, mısır, pamuk ve zeytin gibi stratejik ürünlerde verim kayıplarını artırabileceği uyarısında bulunuyor. Arazi kullanımındaki değişimler ve monokültür tarımın yaygınlaşması da zararlı baskısını güçlendiriyor. Araştırmacılara göre, kimyasal ilaçlara dayalı mücadele yerine erken uyarı sistemleri, biyolojik mücadele ve ürün çeşitliliğini artıran politikalar hayata geçirilmezse, iklim değişikliği gıda fiyatları üzerinde de kalıcı bir baskı yaratabilir.

Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu’da tahıl zararlıları verimi düşürüyor.
EGE VE AKDENİZ
Derginin araştırmasına ek olarak Türkiye’de son yıllarda ılık geçen kışların, birçok zararlı türün doğal olarak ölmesi gereken dönemleri atlatmasına imkân tanıdığı biliniyor. Bu durumun özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu’da tahıl zararlılarının, Akdeniz ve Ege’de zeytin sineği, pamuk zararlıları ve sebze zararlılarının, daha erken ve daha yoğun şekilde ortaya çıkmasına yol açtığı kaydediliyor.