TBMM'de, 2 Mayıs 2012'de, "Ülkemizde Demokrasiye Müdahale Eden Tüm Darbe ve Muhtıralar ile Demokrasiyi İşlevsiz Kılan Diğer Bütün Girişim ve Süreçlerin Tüm Boyutları ile Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu" kuruldu. Kısa adı, "Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu" şeklinde belirlenen komisyonun başkanlığına, İstanbul Milletvekili Nimet Baş seçildi. Komisyon bünyesinde, "27 Mayıs 1960 Alt Komisyonu", "12 Eylül 1980 Alt Komisyonu" ve "28 Şubat 1997 Alt Komisyonu" kuruldu.

Yaklaşık 7 ay boyunca çalışmalarına ve dinlemelerine devam eden Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, 28 Kasım 2012'de çalışmasını tamamlayarak raporunu TBMM Başkanlığına sundu. Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, 28 Şubat sürecinde görev yapan, başbakan, bakanlar, siyasetçiler, askerler, medya kuruluşu temsilcileri ve mağdurlardan oluşan 105 kişiyi dinledi. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i dinlemek için komisyon üyelerinden oluşan 10 kişilik heyet evinde ziyaret etti. Komisyona davet edilen isimlere, Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen o süreçte yaşananlar ve Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) 28 Şubat 1997'de aldığı kararlar soruldu.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel: "'Git Hocaya söyle, istifa etsin' Ben bu lafı hiç söylemedim, kimseye söylemedim, aksine, Necmettin Hoca beni 18 Haziran'da ziyarete geldiği zaman dedi ki, 'Ben istifa edeceğim' 18 Haziran, 28 Şubat'tan 3 ay 18 gün sonra. 'Niye istifa edeceksin? Sana 'istifa et' diyen var mı?', 'Yok' dedi. 'Niye istifa edeceksin?' ben soruyorum, 'istifa et' demiyorum da 'Niye istifa edeceksin?' diyorum. 'Gerginlik var, ben istifa edeyim de bu gerginlik kalksın orta yerden' dedi. Ben de dedim ki, 'sen bilirsin, senin bileceğin iş. Parti başkanısın, ben sana 'istifa et' demiyorum yalnız.' Zaten, Necmettin Hoca, rahmetli, 'beni kimse sıkıştırdı' demedi hiç, bir tane beyanların içerisinde yoktur yani o tamamen afaki bir şey."

28 Şubat Milli Güvenlik Kurulundaki kararlar, 18 madde. Bunun içerisinde dindar insanları rencide eden hiçbir şey yok, aksine, bunun içerisinde dini koruyan birçok şey var, anlayış meseleleri var. 'Kanunları uygulayın. Okulları sekiz seneye çıkarın.' diyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Recai Kutan: "Erbakan Hoca, askerlerle olan ilişkilerinde fevkalade dikkatliydi ve bizi rahatsız edecek kadar orduya bir tek söz söyletmezdi ve derdi ki, 'Bu işleri yapan ordu içindeki cuntadır. Ordu bizim ordumuz' ve orduya hiçbir laf söyletmezdi."

Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı: "Bu tankların yürüyüşünden benim haberim yoktu."

Dönemin siyasetçisi Hasan Celal Güzel: "28 Şubat, Türkiye'nin 50 senelik darbe döneminde karşılaştığı en kalleş darbedir."

Kültür Bakanı İsmail Kahraman: "28 Şubat, netice alabilmiş olan darbelerden birisi oldu, hedefi ne idiyse o hedefe ulaştı, ne sipariş verilmişse o siparişi yerine getirdi."

Adalet Bakanı Şevket Kazan: "Perdenin arkasında Amerika Birleşik Devletleri'nin olduğunu hiçbir zaman unutmayalım. İşaretler oradan gelmektedir, talimatlar oradan gelmektedir."

İçişleri Bakanı Mehmet Ağar: "(28 Şubat) Yani bizim gördüğümüz klasik darbeler gibi bir darbe değil. Sonuç itibarıyla bir darbe sonucunu doğurdu."

Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller: "28 Şubat bir darbedir. Bu belki ezber bozan bir darbedir ama bir darbedir."

Milletvekili Hayati Yazıcı: "Hukuk önemli burada, bireylerin hak ve özgürlükleri son derece önemli."

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.