Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, DÜNYA Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Zorunlu deprem sigortası (ZDS) kapsamının genişletilerek Zorunlu Afet Sigortası’na (ZAS) dönüştürülmesi öngörülüyor.

Düzenleme hayata geçerse afetlere karşı kapsam genişleyecek. Koç, ZAS ile birlikte tüm konutların, tüm afet risklerine karşı güvence verilmeye başlanacağını bildirdi. Vatandaşlar tek bir poliçe ile tüm afet risklerine karşı konutlarını sigortalamış olacak. Depremin yanı sıra sel, taşkın, heyelan, dolu, orman yangını da dahil olmak üzere geniş bir alan kapsanacak. Köy ve mezraların da kapsanacağı ifade ediliyor.

Mevcut taslaktaki gibi bir düzenleme çıkması durumunda “acil ihtiyaç teminatı” uygulaması devreye girecek. Bu ödemelerin, deprem dışındaki diğer doğal afetler için planlandığı belirtiliyor. Böylece afetzedelerin, afet sonrası acil giderlerini karşılayacak bir ödemeden yararlanacağı vurgulandı. ZAS poliçe bedellerinde ZDS’ye kıyasla çok yüksek bir fiyat farkı olmayacak, mevcut deprem sigortasının yıllık bedeli dikkate alındığında, aylık 150 TL, yani bir kahve ücretine denk geliyor.

Dünyada reasürans sektörünün birkaç yıldır kârlı seyrettiğini belirten Koç, en çok olumsuz etkileyenin kasırgalar olduğunu kaydetti. Bu yıl ABD Kaliforniya’daki yangınlar 45 milyar dolar sigortalı hasar büyüklüğü ortaya çıkardı. Kaliforniya yangınları bu yılın en yüksek katastrofik hasarı olarak kayıtlara geçti. 2023 depremleri ile şartlarda katılaşma sürecine girildiği, özellikle ticari ve endüstriyel yangın branşlarında ciddi fiyat artışları gerçekleştiği ifade edildi.

Sigortalılık oranının ekonomik ve sosyal etkiyle de alakalı olduğu ifade edildi. DASK ve TARSİM’de penetrasyonun yüzde 50’ler mertebesine ulaştığı, trafik sigortasında ise oran yüzde 80. Ancak, bireysel tarafta tüketicinin sigortalanabilmesi için hem gelirinin hem de sigorta­lanabilir varlığının olması gerektiği belirtildi.

Türk Reasürans’ın bu yılın üçüncü çeyreği itibarıyla iki iştiraki ile birlikte yaklaşık 31 milyar liralık aktif büyüklüğe ulaştığı, brüt prim üretiminin de 17-18 milyar liraya çıktığı bildirildi. Yurt içi reasürans piyasasının yüzde 60’ını kapsadıkları, 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla 47,6 milyar liralık bir primin yurt içinde kalmasını sağladıkları ifade edildi.

Marmara’da sigorta penetrasyonunun artırılması gerektiği ve burada risk yoğunluğunun düşürülmesi gerektiği vurgulandı. Ekonomik büyüklüğün yüzde 60’ının burada olduğu, sanayinin taşraya taşınmasının önemine dikkat çekildi. Reasüransın temel prensibinin riski yaymak olduğu belirtildi.